Sardes. Manisa’nın Salihli ilçesine bağlı Sart kasabası yakınlarında bulunan ve Lidya devletine başkentlik yapmış antik kent.
Artemis Tapınağı
Lydia Krallığı’nın başkenti olan Sardes kenti, M.Ö. 6.yüzyılda Perslerin Lydia Krallığı’na son vermelerinden sonra bir Pers satraplık merkezi haline gelmiştir. Hellenistik ve Roma Döneminde de önemini koruyan, Bizans Döneminde önemli bir piskoposluk merkezi haline gelen kent, Salihli yakınındaki Sart kasabası ile adını günümüzde de yaşatmaktadır.
Birinci Dünya Savaşı öncesinde başlatılan Sardes kazıları, 1958 yılından bu yana Harvard ve Cornell üniversiteleri ile Amerikan Doğu Bilimleri Araştırma Enstitüsü’nün ortak kalıtımları ile aralıksız devam etmektedir. Söz konusu kazılarda, kentin değişik dönemlerine ait önemli bilgiler veren buluntular ele geçirilmiştir.
Lydia Krallığı’nın zenginliğinin kaynaklarından biri olarak gösterilen altın madeninin, Sart Çayı (Paktolos) kumlarından çıkarılıp arıtılarak işlendiği “Lydia Dönemi altın arıtma ve işleme atölyeleri”, 1968 yılında Kuzey Paktolos bölgesinde ortaya çıkarılmıştır.
Lydia kral mezarlarının bulunduğu “Bintepe” bölgesi, büyüklü küçüklü onlarca tümülüsün bulunduğu alanlardır. Herodotos’un Mısır piramitleri ile mukayese ettiği bu tümülüsler, antik dönemde de ünlüydü.
Kentin akropolü, yüksek ve dik yamaçlı bir tepe görünümündedir. Burada M.Ö. 6.yüzyıla tarihlenen ve Lydia taş işçiliğinin özelliklerini yansıtan sur duvarlarının yanı sıra, Bizans Dönemine ait bir kale kalıntısına da rastlanmıştır. Bu buluntular, akropolün savunma amacıyla uzun süre kullanılmış olduğunu göstermektedir.
Artemis Tapınağı Hakkında
Sardes’teki günümüze kadar iyi durumda korunmuş yapılardan biridir. Tapınağın kalıntıları Bozdağ sırtlarıyla akropol arasındadır.
Artemis Sunağı
Sardes’teki orjinal Artemis tapınağı MÖ 300 lerde inşa edilmiştir. 21*11m boyutlarındaki pembe kumtaşı sunak, tapınağa batıdan bağlıdır.
Sunak Midas şehrindeki ve Alacahöyük yakınındaki Kalehisar’daki Kybele’ ye adanmış sunaklara benzemektedir. Zaten bu sunağın da Kybele’ ye ait olduğu düşünülmüş ancak kazılarda çıkarılan çok sayıda Yunan ve Lidce yazıtın, tapınağın Artemis’ e ait olduğunu kanıtlaması şaşkınlık yaratmıştır. (Herodotos’a göre; MÖ 499 yılında Perslere karşı düzenlenen Ionia Ayaklanması sırasında Sardes yıkılıp yağmalanır ve yöresel tanrıça Kubaba (Kybele) ‘ya ait tapınak da ortadan kaldırılır).
Artemis tapınağı üç aşamadan geçmiştir. Birinci devirde Batı’ya bakan 23.00*67.52 m boyutlarında uzatılmış arkaik bir cella, kare bir pronaos ve dar bir opisthodomostan oluşmaktaydı. Dipteros şeklinde yapılmak istendiği düşünülmüştür. Naos’un batısında 21×11 m boyutlarındaki Artemis Sunağı bulunmaktadır.
İkinci devirde (MÖ 2.yy’ın ikinci yarısı) Tapınak pseudo dipteral amphiprostylos şekline çevrilmeye çalıışılmış ancak tamamlanamamıştır. Peristesis bu dönemde yapılmıştır. 13 sütun doğu tarafına dizilmiştir. Böyle devam edilseydi 8*20 sütunlu bir pseudo dipteros olması gerekirdi ancak ophisthodomostaki 2 sütun daha öne alınmış ve 4 tane sütun daha inşa edilmiştir. Böylece 6 sütunluk bir prostyle yaratılmıştır.
Üçüncü devirde ise daha önceki devride yarım bırakılmış kısımlar tamamlanmıştır. Tapınak ikiye ayrılmış, doğu kısmı, Antoninus Pius’un karısı Faustina I’e adanmış bir ibadet yeri olmuştur.
MS 4.yy’dan sonra tapınak bir kiliseye çevrilmiştir.
Gymnasium – Hamam Külliyesi ve Mermer Avlu
Yirmiüçbin metrekaredenfazla bir alan kaplayan bu anıtsal külliye, antik kentin en işlek ve merkezi kesiminde yerlemiştir. Binanın güney cephesi bir sıra dükkanla beraber mermer sütunlu geniş bir caddeye açılıyordu.
Roma hamamının tonozlu mekanları Hellenistik devrin sütunlu gimnaz ve palestrası birleşerek “hamam-gimnaz” diyebileceğimiz yeni bir mimari türü ortaya çıkarmıştır ki Sardes külliyesi bu türün en gelişmiş örneklerinden biridir. Sardes Hamam-Gimnazı’nın doğu yarısını kaplayan sütunlarla çevrili palestra gimnaz faaliyetleri içindir; batı yarının tonozlu salonları ise hamam kısmıdır. Külliye’nin ana girişi palestranın doğusunda ve binanın ana ekseni üstünde üçlü bir kapıdandır; bu eksenin batı ucundaki iki katlı, sütunlu, çok zengin bir cephe düzeni oluşturan dikdörtgen mekanı Mermer Avlu olarak adlandırıyoruz.
Mermer Avlu’nun külliye içerisindeki yeri, sütunlu mimarinin sembolik anlamı bakımından çok önemlidir. Roma hamam ve gimnazlarında bu tür salonlar genellikle İmparator kültü ile ilişkilidir. Bu mimari aynı zamanda Roma tiyatrosunun sahne dekorundan esinlenilmiştir. Belki Mermer Avlu dekorasyonunda -özellikle doğu sütunları başlıklarında- yaygın olarak işlenen Dionysos teması bu ilişkiyi anımsatmak içindir.
İlişkili Yazılar:
- Alabanda Antik Kenti Alabanda Aydın İli’nin Çine İlçesi’ne 7 km. uzaklıktaki Araphisar Köyü…
- Alacahöyük Antik Kenti Alacahöyük Alacahöyük, Çorum’un 45 km. güneyinde, Alaca İlçesi’nin 17 km….
- Alinda Antik Kenti Alinda Aydin Ili’ne bagli, Karpuzlu ilçesi üzerinde yer alan Alinda,…
- Aspendos Antik Kenti ASPENDOS Köprüçay (Eurymedon) nehrinin yanında kurulmuş olan Aspendos, muhteşem antik…
- Adada (Isparta) Antik Kenti >>> Adada Antik Kenti – Isparta – Sütçüler / Sağrak: Sütçüler…
- Attaleia – Antalya Antik Kenti ATTALEİA (ANTALYA) M.Ö. 188’de Syria Kralı III Antiochos, Pergamum ittifakı…
- Apollonia (Kılınçlar) Antik Kenti Apollonia (Kılınçlar) Apollonian harabeleri Kekova yolu üzerinde, Kaş’a 22 km…
- Belkıs / Zeugma Antik Kenti Belkıs / Zeugma Antik Kenti Gaziantep İli, Nizip İlçesi’nin 10…
- Troya (Truva) Antik Kenti, Çanakkale >>> Troya Homeros tarafından yazıldığı sanılan iki manzum destandan biri olan…
- Aperlai (Sıçak İskelesi) Antik Kenti Aperlai (Sıçak İskelesi) Sıçak Yarımadası’nda olup, Sıçak İskelesi’ndedir. Buraya Kaş’tan…