<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>MerakliGezgin.com &#187; Samsun</title>
	<atom:link href="http://merakligezgin.com/category/sehirler/samsun-sehirler/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://merakligezgin.com</link>
	<description>SIZDE YAZIN, HERKES OKUSUN</description>
	<lastBuildDate>Sun, 20 Jun 2010 10:12:20 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Amazonların yaşadığı yer Terme &#8211; Samsun</title>
		<link>http://merakligezgin.com/amazonlarin-yasadigi-yer-terme-samsun/ </link>
		<comments>http://merakligezgin.com/amazonlarin-yasadigi-yer-terme-samsun/ #comments</comments>
		<pubDate>Fri, 02 Jan 2009 06:40:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Merakli Gezgin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Samsun]]></category>
		<category><![CDATA[amazon]]></category>
		<category><![CDATA[amazon festivali]]></category>
		<category><![CDATA[gaska]]></category>
		<category><![CDATA[karadeniz]]></category>
		<category><![CDATA[pide]]></category>
		<category><![CDATA[samsun]]></category>
		<category><![CDATA[terme]]></category>
		<category><![CDATA[terme pidesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://merakligezgin.com/?p=2208</guid>
		<description><![CDATA[

TARİHİ
Termenin tarihi M.Ö. 1000  yılına kadar inmektedir. Hatta eski tarihçiler M.Ö.1200 yıllarında şimdiki Terme  çayı kıyısında efsanevi kadın savaşçılar Amazonların yaşamış oldukları ileri  sürmüşlerdir.Terme adının da kıyısında  Amazonların Themiskyra adlı kentin kurdukları Thermodon (bugünkü terme çayı)dan  geldiği söyleniyor.
İlçenin en eski halkının  Gaskalar olduğu sanılmaktadır. Gaskalar Karadeniz kıyısında yaşan yarı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!--:tr-->
<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-2215 aligncenter" title="terme_samsun" src="http://merakligezgin.com/wp-content/uploads/terme_samsun.jpg" alt="terme_samsun" width="512" height="384" /></p>
<p><strong>TARİHİ</strong></p>
<p>Termenin tarihi M.Ö. 1000  yılına kadar inmektedir. Hatta eski tarihçiler M.Ö.1200 yıllarında şimdiki Terme  çayı kıyısında efsanevi kadın savaşçılar Amazonların yaşamış oldukları ileri  sürmüşlerdir.Terme adının da kıyısında  Amazonların Themiskyra adlı kentin kurdukları Thermodon (bugünkü terme çayı)dan  geldiği söyleniyor.</p>
<p>İlçenin en eski halkının  Gaskalar olduğu sanılmaktadır. Gaskalar Karadeniz kıyısında yaşan yarı göçebe ve  saldırgan bir topluluktur. Hititler Samsun’a kadar yayılınca Gaskaları da  yönetimleri altına almışlardır.</p>
<p>Türklerin Anadolu’ya hakim  olmaya başladıkları 11.yy’a kadar Terme’ye Hitiler, Frigler, Medler, Persler ve  Romalılar hakim olmuşlardır. 395 yılından itibaren Terme Doğu Roma (Bizans)  hakimiyetine  girmiştir.</p>
<p>1204 tarihinde Bizans  Latinlerin istilasına uğrayınca İstanbul’dan kaçanlar Trabzon’da Kommenler  Devletini kurdular. Bu devlet zaman zaman Samsun’a kadar hakim oldu.</p>
<p>Türklerin Anadolu ya  girişleri 1071 Malazgirt zaferinden sonra olmuştur. Önce Doğu Anadolu Bizans  Hakimiyetinden kurtarılmış daha sonra Çoruh vadisinden Karadeniz kıyılarına  doğru yayılmaya başlamıştır.</p>
<p>I.Alaattin Keykubat  zamanında (1219-1236) Terme dahil bütün Karadeniz sahili Anadolu Selçuklularının  yönetimine girmiştir. Moğol istilaları nedeniyle dağılan Selçuklu  imparatorluğunun topraklarında Türk beylikleri kurulmaya başlamıştır. Bu dönemde  Amasya-Samsun-Tokat-Sivas-Kayseri bölgelerinde Eratna Beyliği kurulmuştur. 1381  de kadı Burhan ettin Eratna Beyliğini ele geçirince Terme’nin bölgesine  bağlanmıştır. Bu arada,yörede Canik Beyliğinde kurulmuştur. 1398’de Yıldırım  Beyazıt Amasya ve Karadeniz kıyılardaki bütün beylikleri Osmanlı topraklarına  katmıştır.</p>
<p>Cumhuriyete kadar Terme  Canik Mutasarrıflığının idaresinde yönetilmiştir.</p>
<p>I.Dünya savaşı sırasında  Terme 1916’da Ruslar tarafından bombalanmıştır. Milli mücadele döneminde ise Rum  ve Ermeni çeteleri tarafından yakılıp yıkılmak istenmiştir. Fakat Terme halkı  bunlarla mücadelesini başarılı şekilde yapmıştır.</p>
<p>Terme’ de belediye  teşkilatı ise Cumhuriyetten önce kurulmuştur.</p>
<p><strong>COĞRAFİ  KONUMU</strong></p>
<p>Terme Karadeniz bölgesinin  orta Karadeniz bölümünde denizden 3-5 km. içeride kurulmuş Samsun iline bağlı  bir ilçedir. Samsun’a uzaklığı 58 km.dir.</p>
<p>İlçenin kuzeyinde  Karadeniz, doğusunda Ünye ve ikizce, güneyinde Ak kuş, batısında Salı pazarı ve  Çarşamba ilçeleri yer almaktadır. Kuzeyinde kıyı ovası uzanmakta, güneyinde  Canik dağları. En yüksek noktası 450 m. Kara ormandan doğan Terme çayı ilçeyi  tam ortasından ikiye bölerek Karadeniz’e dökülür.Terme’de bir de deli dere  vardır. Çarşamba dağlarından doğan bu akarsuyun yatağının bazı kısımlarında  göller oluşmuştur. Deli derede Karadeniz dökülür. İlçede simenit gölüne dökülen  karaboğaz ve abdal dereleri vardır.</p>
<p>Karadeniz ile Terme ilçesi  arasında denize yakın bölgede birbirlerine doğal kanallarla bağlı olan akgöl ve  simenit(simenlik) gölleri yer alır. Simenit gölü,Terme çayının yatağının  değişmesi sonucu oluşmuştur. Akgöl de aynı şekilde oluşmuştur. İki gölün de  balık varlığı açısından zengin oluşlarının sebebi deniz basmasıdır. Göllerin  çevresi sazlık ve bataklıktır.</p>
<p><strong>İKLİMİ</strong></p>
<p>Terme’de Karadeniz iklimi  hakimdir.Mevsimler arası sıcaklık farkları azdır. Her mevsim bol yağış alır. Nem  oranı oldukça yüksektir. Kışın yıldız ve poyraz,yazın lodos ve kıble rüzgarları  eser. Yüksek kısımlarına çıkıldıkça sıcaklık azalır.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>SOSYO- EKONOMİK  YAPISI</strong></p>
<p>Terme ekonomisi hemen hemen  tamamı tarıma dayalıdır. Bu verimli ovada ünlü terme pirinçi ve fındık  yetiştirilmektedir.</p>
<p>İlçede kültür  kavakcılığı’da oldukça yaygındır. Örneğin; Dünyanın ikinci büyük  kavak ormanı  Termededir.</p>
<p>Bunların yanında, Sahil  kasabası olması nedeniyle balıkçılık ve diğer deniz ürünleri avcılığı da geçim  kaynakları arasında sayılabilir.</p>
<p>İlçede besicilik ve  arıcılık gibi ekonomik faaliyetler de önemli yer tutmaktadır.</p>
<p>Terme&#8217;nin önemli sanayi  kuruluşları, İlçede yetiştirilen çeltik ve fındığı işleyen fabrikalardır. Fındık  fabrikalarında üreticiden alınan fındık haline getirilerek ihraç edilmekte veya  iç piyasaya sürülmektedir. Çeltikte aynı şekilde fabrikalarda işlem görerek  pirinç halinde ihraç edilir veya iç piyasaya verilir.</p>
<p><strong>ULAŞIM</strong></p>
<p>Samsun’a 58 km.  uzaklıktadır ve Samsun’dan Termeye her gün her saat araç bulmak mümkündür. Çevre  il ve ilçelerle ulaşım problemi yoktur.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong><img class="alignleft size-full wp-image-2212" title="amazon_04_okcu" src="http://merakligezgin.com/wp-content/uploads/amazon_04_okcu.jpg" alt="amazon_04_okcu" width="313" height="400" />TARİHİ VE KÜLTÜREL  DEĞERLER</strong></p>
<p>Tarihi M.Ö. 1000 yıllarına  kadar uzanan ilçede efsanevi kadın savaşçılar “Amazon”ların yaşadığı birçok eski  tarihçi ve coğrafyacı tarafından ileri sürülmektedir.</p>
<p>Amazonların;yerleşmiş  olduğu alanlar kaynaklarda karadeniz  kıyıları olarak tanımlanmaktadır.  Özellikle Thermodon (Terme çayı) kıyısında Themmiskyra kentini kurmuş oldukları  bilinmektedir. Themiskyra kentinin Terme ile Ordu arasında olduğu sanılmaktadır.  Bir çok efsanede adları geçen Amazonlar sadece kadınlardan oluşan bir  topluluktu. Savaşmayı çok seven ve savaşça olarak ün yapmışlardır. Amazonların  yaşam felsefeleri çeşitli kaynaklarda çarpıcı olarak tekrarlanmıştır. Günlük  yaşamda erkekleri yanlarında işçi ve uşak olarak bulundurdukları, nesillerini  devam ettirebilmek için savaşlarda esir aldıkları erkeklerle beraber oldukları  ve sonradan da bunları öldürdükleri rivayet edilmektedir. Törelerinde bir  erkekle beraber olabilmek için en az üç erkeği öldürmeleri kuralı vardır. Bu  ilişkilerden doğan erkek çocuklar ya sakatladıkları yada öldürdükleri, kız  çocuklarını ise at sütü ile ve kudret helvası ile besledikleri, onların güçlü  yetiştirdikleri söylenmektedir.</p>
<p>Tarihin ilginç ve çekici  savaşçı kadınları Amazonlar,güzel sanatlara da konu olmuşlardır.</p>
<p>M.Ö.5 yy.’da yapılan Amazon  kadını heykelleri günümüze kadar ulaşmıştır. Berlin ve Roma Caputoline  Müzelerindeki “Yaralı Amazon Heykeli”ve Vatikan’daki “Amasone Mattei Heykelleri”  bunların en ünlüleridir. Rubenb’in ünlü “Amazon Savaşçısı” isimli tablosu da.  Amazonların konu alan sanat eserlerindendir.</p>
<p>Saraköy’de hamam  kalıntıları ve su kemerleri vardır. Amazonların burada yaşadığı ileri  sürülmektedir.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Pazar Camii: </strong>1840’lı  yıllarda yapıldığı tahmin edilen cami Osmanlı mimarisinin özelliklerini  taşımaktadır. Caminin bitişiğinde bir  de türbe vardır. Türbenin dış  duvarlarında güneye bakan kısmına bir kitabe oyulmuştur. Yapı bahçe  içerisinde  tek katlı olup tamamen ahşaptan yapılmıştır. Çatısı kiremit örtülüdür. Geniş  çaplı bir onarım gören caminin minaresi 1939’da yıkılmış; şimdiki minare ise  1961 yılında yapılan minaredir.</p>
<p><strong>Cüneyd-i Bağdadi Türbesi: </strong>Terme ilçe  merkezinin 10 km güneyinde dibekli köyündedir. Halk arasında, Bağdat’ta yaşamış  olan Cüneyd-i Bağdadi’nine türbesi olduğu inancı yaygındır. Fakat bir başka  görüşe göre de türbe de Kubatoğullarından Cüneyt Bey adlı bir komutan  yatmaktadır.Bu komutan Moğol istilaları sırasında Canik (Samsun) Beyliğini Timur  ordularına karşı savunmuş bir kahraman ve şehittir.</p>
<p><strong>Yukarı Söğütlü(Karacalı)  cami: </strong>Yukarı söğütlü köyünde,  büyük bir mezarlığın içinde ahşap bir camidir.Caminin duvarına kazınmış bir  yazıda 1716 yıllarında yapıldığı tahmin edilmektedir.</p>
<p><strong>Aşağı Söğütlü Camii: </strong>19 yy..da  yapıldığı tahmin edilen cami iki katlı ve ahşaptandır.</p>
<p><strong>GEZİ VE MESİRE  YERLERİ</strong></p>
<p>Cüneyd-i Bağdadi  Türbesi,denilen yer ziyaret gah ve çevresi özellikle Cumartesi günleri çevre il  ve ilçelerden oraya adak kesmek ya da piknik yapmak amacıyla gelen insanlarla  dolup taşar.</p>
<p>Termenin yalı mahallesinden  Akçaya kadar uzanan Miliç Çamlığı hem mesire yeri; hem de temiz denizi ve  kumsalıyla doğal bir plajdır. Burada mavi deniz,çamların yeşiliyle adeta  kucaklaşır.</p>
<p>Akçay ve miliç gibi Çoban  yatağı ve kumcağız sahilleri de Termenin doğal plajlarının  oluşturmaktadır.</p>
<p>Karadeniz ile Terme  arasındaki bölgede yer alan, doğal kanallarla birbirine bağlı Akgöl,Simenit ve  silindir gölleri ile civarı yüzlerce kuşu bünyesinde barındıran sulak  alanlarımızdan bir tanesidir.Milli Parklar Genel müdürlüğünce “Yaban Hayatı  koruma Sahası” olarak belirlenen göller derin değildir.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>BELİRLİ  GÜNLER</strong></p>
<p>Terme ilçe merkezinde  herhangi bir şenlik yapılmıyorsa da bağlı köy ve kasabalarında geleneksel hale  gelmiş şenlikler düzenlenmektedir. Kocamanda “Pirinç Festivali”,Köy bucağında  “Altın Fındık Festivali” ve Sakarlıdaki “At yarışları” gelenekselleşmiş  şenliklerdendir. Terme, Gölyazı Beldesinde ise Temmuz ayı içerisinde “Uluslar  arası Amazon Festivali” düzenlenmektedir.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>FOLKLORİK  DEĞERLER</strong></p>
<p>İlçede çeşitli nedenlerle  düzenlenen eğlencelerde ve düğünlerde davul zurna eşliğinde Kasap havası,  Çiftetelli oynanır, halay çekilir, Keşkek kazanları kaynar, Lepsiler açılır,  pilav yapılır.</p>
<p>Yöredeki düğünlerde  hazırlıklar bir hafta önceden başlar. Önce baklavalar, Börekler açılır. O gün  damat pişirilen yufkalardan ikisini duvara çakar.</p>
<p>O yufkalar gelin doğum  yapıncaya kadar yenmez. Gelin doğum yapınca kocası bu yufkaları duvardan alır,  kaynana bunlardan yufka çorbası yapar, geline içirir, İnanışa göre bu, bebeğin  sağlıklı olması ve karnını ağrımaması içindir.</p>
<p>Cumartesi  akşamdan  ıslanan dövmelik,düğün sabahı hareni (kazan) lara konarak yavaş yavaş pişirilir.  Keşkek kıvamına gelince ateşten alınır ve hareninin başına iki delikanlı geçerek  dövmeye başlar. Bu esnada hareninin  içine azar azar horoz eti atılır. Özellikle  horoz eti kullanılmasının nedeni, horozun erkekliği, mertliği simgelediği  içindir. Askere gidenleri ziyarete horoz kesip götürmekte bu nedenledir.</p>
<p>Keşkek kıvamına gelince  üzerine tereyağı eritilerek dökülür, kazanların ağzı kapatılarak köz üzerine  oturtulur.Camide okunan düğün mevlüdü bitip hoca ile birlikte camidekiler  gelince yemek yemeye başlanır. Düğün günü gelin ve damada keşkek  yedirilmez,çocuklarının başı kel olur diye. Düğünde keşkekten başka etli pilav  ve et yahnisi de yapılır. Tatlılar yenmeden önce damada yapılacak bağışlar,  verilecek hediyeler bir bir sayılır. Damat el öper ve tatlılar yenmeye başlanır.  Tatlıyı yiyen herkes durumuna göre sofraya para atar. Bu para yemekleri yapan  aşçıya verilir. Daha sonra kadınların damadın boynuna havlu, basma, simli  peşkir, uçkur vb. şeyleri astıkları “Askı asma Töreni” yapılır. Damat bunları  silkinerek omuzdan atar böylece düğün yorgunluğu atılmış olur. Ondan sonra gelin  almaya gidilir.</p>
<p><strong>YEMEKLER</strong></p>
<p>Yörede en ünlü yemek  keşkektir. Tirit, mısır çorbası, Lepsi, hamsili Pilav vb. gibi yemeklerde  sıklıkla yapılır.</p>
<p><strong>KONAKLAMA VE YEME –  İÇME:</strong></p>
<p>İlçede  çok konaklama tesisi bulunmamaktadır. İlçe merkezinde yeni açılan Garaj oteli  konaklama ihtiyacına cevap vermektedir. Terme pidesi ve pidecileriyle de  ünlüdür. İlçede nitelikli yeme, içme mekanları mevcuttur.</p>
<p><strong>TERME PİDESİ</strong></p>
<p>Terme Pidesi ilk olarak 1960 yılında Sabri Usta&#8217;nın elinden çıktı.Sabri Usta pideleri, meydanda bugün Terme Eczanesi olan yerdeki ekmek fırınında yapıyordu.Normal ekmek hamurundan farklı bir formatta pide yapma fikri ona aittir.Daha sonraki on yıl içerisinde bölge insanın da katkılarıyla Terme Pidesi kendi kimliğine kavuşmuştur.<!--:--><!--:en-->
<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-2215 aligncenter" title="terme_samsun" src="http://merakligezgin.com/wp-content/uploads/terme_samsun.jpg" alt="terme_samsun" width="512" height="384" /></p>
<p><strong>TARİHİ</strong></p>
<p>Termenin tarihi M.Ö. 1000  yılına kadar inmektedir. Hatta eski tarihçiler M.Ö.1200 yıllarında şimdiki Terme  çayı kıyısında efsanevi kadın savaşçılar Amazonların yaşamış oldukları ileri  sürmüşlerdir.Terme adının da kıyısında  Amazonların Themiskyra adlı kentin kurdukları Thermodon (bugünkü terme çayı)dan  geldiği söyleniyor.</p>
<p>İlçenin en eski halkının  Gaskalar olduğu sanılmaktadır. Gaskalar Karadeniz kıyısında yaşan yarı göçebe ve  saldırgan bir topluluktur. Hititler Samsun’a kadar yayılınca Gaskaları da  yönetimleri altına almışlardır.</p>
<p>Türklerin Anadolu’ya hakim  olmaya başladıkları 11.yy’a kadar Terme’ye Hitiler, Frigler, Medler, Persler ve  Romalılar hakim olmuşlardır. 395 yılından itibaren Terme Doğu Roma (Bizans)  hakimiyetine  girmiştir.</p>
<p>1204 tarihinde Bizans  Latinlerin istilasına uğrayınca İstanbul’dan kaçanlar Trabzon’da Kommenler  Devletini kurdular. Bu devlet zaman zaman Samsun’a kadar hakim oldu.</p>
<p>Türklerin Anadolu ya  girişleri 1071 Malazgirt zaferinden sonra olmuştur. Önce Doğu Anadolu Bizans  Hakimiyetinden kurtarılmış daha sonra Çoruh vadisinden Karadeniz kıyılarına  doğru yayılmaya başlamıştır.</p>
<p>I.Alaattin Keykubat  zamanında (1219-1236) Terme dahil bütün Karadeniz sahili Anadolu Selçuklularının  yönetimine girmiştir. Moğol istilaları nedeniyle dağılan Selçuklu  imparatorluğunun topraklarında Türk beylikleri kurulmaya başlamıştır. Bu dönemde  Amasya-Samsun-Tokat-Sivas-Kayseri bölgelerinde Eratna Beyliği kurulmuştur. 1381  de kadı Burhan ettin Eratna Beyliğini ele geçirince Terme’nin bölgesine  bağlanmıştır. Bu arada,yörede Canik Beyliğinde kurulmuştur. 1398’de Yıldırım  Beyazıt Amasya ve Karadeniz kıyılardaki bütün beylikleri Osmanlı topraklarına  katmıştır.</p>
<p>Cumhuriyete kadar Terme  Canik Mutasarrıflığının idaresinde yönetilmiştir.</p>
<p>I.Dünya savaşı sırasında  Terme 1916’da Ruslar tarafından bombalanmıştır. Milli mücadele döneminde ise Rum  ve Ermeni çeteleri tarafından yakılıp yıkılmak istenmiştir. Fakat Terme halkı  bunlarla mücadelesini başarılı şekilde yapmıştır.</p>
<p>Terme’ de belediye  teşkilatı ise Cumhuriyetten önce kurulmuştur.</p>
<p><strong>COĞRAFİ  KONUMU</strong></p>
<p>Terme Karadeniz bölgesinin  orta Karadeniz bölümünde denizden 3-5 km. içeride kurulmuş Samsun iline bağlı  bir ilçedir. Samsun’a uzaklığı 58 km.dir.</p>
<p>İlçenin kuzeyinde  Karadeniz, doğusunda Ünye ve ikizce, güneyinde Ak kuş, batısında Salı pazarı ve  Çarşamba ilçeleri yer almaktadır. Kuzeyinde kıyı ovası uzanmakta, güneyinde  Canik dağları. En yüksek noktası 450 m. Kara ormandan doğan Terme çayı ilçeyi  tam ortasından ikiye bölerek Karadeniz’e dökülür.Terme’de bir de deli dere  vardır. Çarşamba dağlarından doğan bu akarsuyun yatağının bazı kısımlarında  göller oluşmuştur. Deli derede Karadeniz dökülür. İlçede simenit gölüne dökülen  karaboğaz ve abdal dereleri vardır.</p>
<p>Karadeniz ile Terme ilçesi  arasında denize yakın bölgede birbirlerine doğal kanallarla bağlı olan akgöl ve  simenit(simenlik) gölleri yer alır. Simenit gölü,Terme çayının yatağının  değişmesi sonucu oluşmuştur. Akgöl de aynı şekilde oluşmuştur. İki gölün de  balık varlığı açısından zengin oluşlarının sebebi deniz basmasıdır. Göllerin  çevresi sazlık ve bataklıktır.</p>
<p><strong>İKLİMİ</strong></p>
<p>Terme’de Karadeniz iklimi  hakimdir.Mevsimler arası sıcaklık farkları azdır. Her mevsim bol yağış alır. Nem  oranı oldukça yüksektir. Kışın yıldız ve poyraz,yazın lodos ve kıble rüzgarları  eser. Yüksek kısımlarına çıkıldıkça sıcaklık azalır.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>SOSYO- EKONOMİK  YAPISI</strong></p>
<p>Terme ekonomisi hemen hemen  tamamı tarıma dayalıdır. Bu verimli ovada ünlü terme pirinçi ve fındık  yetiştirilmektedir.</p>
<p>İlçede kültür  kavakcılığı’da oldukça yaygındır. Örneğin; Dünyanın ikinci büyük  kavak ormanı  Termededir.</p>
<p>Bunların yanında, Sahil  kasabası olması nedeniyle balıkçılık ve diğer deniz ürünleri avcılığı da geçim  kaynakları arasında sayılabilir.</p>
<p>İlçede besicilik ve  arıcılık gibi ekonomik faaliyetler de önemli yer tutmaktadır.</p>
<p>Terme&#8217;nin önemli sanayi  kuruluşları, İlçede yetiştirilen çeltik ve fındığı işleyen fabrikalardır. Fındık  fabrikalarında üreticiden alınan fındık haline getirilerek ihraç edilmekte veya  iç piyasaya sürülmektedir. Çeltikte aynı şekilde fabrikalarda işlem görerek  pirinç halinde ihraç edilir veya iç piyasaya verilir.</p>
<p><strong>ULAŞIM</strong></p>
<p>Samsun’a 58 km.  uzaklıktadır ve Samsun’dan Termeye her gün her saat araç bulmak mümkündür. Çevre  il ve ilçelerle ulaşım problemi yoktur.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong><img class="alignleft size-full wp-image-2212" title="amazon_04_okcu" src="http://merakligezgin.com/wp-content/uploads/amazon_04_okcu.jpg" alt="amazon_04_okcu" width="313" height="400" />TARİHİ VE KÜLTÜREL  DEĞERLER</strong></p>
<p>Tarihi M.Ö. 1000 yıllarına  kadar uzanan ilçede efsanevi kadın savaşçılar “Amazon”ların yaşadığı birçok eski  tarihçi ve coğrafyacı tarafından ileri sürülmektedir.</p>
<p>Amazonların;yerleşmiş  olduğu alanlar kaynaklarda karadeniz  kıyıları olarak tanımlanmaktadır.  Özellikle Thermodon (Terme çayı) kıyısında Themmiskyra kentini kurmuş oldukları  bilinmektedir. Themiskyra kentinin Terme ile Ordu arasında olduğu sanılmaktadır.  Bir çok efsanede adları geçen Amazonlar sadece kadınlardan oluşan bir  topluluktu. Savaşmayı çok seven ve savaşça olarak ün yapmışlardır. Amazonların  yaşam felsefeleri çeşitli kaynaklarda çarpıcı olarak tekrarlanmıştır. Günlük  yaşamda erkekleri yanlarında işçi ve uşak olarak bulundurdukları, nesillerini  devam ettirebilmek için savaşlarda esir aldıkları erkeklerle beraber oldukları  ve sonradan da bunları öldürdükleri rivayet edilmektedir. Törelerinde bir  erkekle beraber olabilmek için en az üç erkeği öldürmeleri kuralı vardır. Bu  ilişkilerden doğan erkek çocuklar ya sakatladıkları yada öldürdükleri, kız  çocuklarını ise at sütü ile ve kudret helvası ile besledikleri, onların güçlü  yetiştirdikleri söylenmektedir.</p>
<p>Tarihin ilginç ve çekici  savaşçı kadınları Amazonlar,güzel sanatlara da konu olmuşlardır.</p>
<p>M.Ö.5 yy.’da yapılan Amazon  kadını heykelleri günümüze kadar ulaşmıştır. Berlin ve Roma Caputoline  Müzelerindeki “Yaralı Amazon Heykeli”ve Vatikan’daki “Amasone Mattei Heykelleri”  bunların en ünlüleridir. Rubenb’in ünlü “Amazon Savaşçısı” isimli tablosu da.  Amazonların konu alan sanat eserlerindendir.</p>
<p>Saraköy’de hamam  kalıntıları ve su kemerleri vardır. Amazonların burada yaşadığı ileri  sürülmektedir.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Pazar Camii: </strong>1840’lı  yıllarda yapıldığı tahmin edilen cami Osmanlı mimarisinin özelliklerini  taşımaktadır. Caminin bitişiğinde bir  de türbe vardır. Türbenin dış  duvarlarında güneye bakan kısmına bir kitabe oyulmuştur. Yapı bahçe  içerisinde  tek katlı olup tamamen ahşaptan yapılmıştır. Çatısı kiremit örtülüdür. Geniş  çaplı bir onarım gören caminin minaresi 1939’da yıkılmış; şimdiki minare ise  1961 yılında yapılan minaredir.</p>
<p><strong>Cüneyd-i Bağdadi Türbesi: </strong>Terme ilçe  merkezinin 10 km güneyinde dibekli köyündedir. Halk arasında, Bağdat’ta yaşamış  olan Cüneyd-i Bağdadi’nine türbesi olduğu inancı yaygındır. Fakat bir başka  görüşe göre de türbe de Kubatoğullarından Cüneyt Bey adlı bir komutan  yatmaktadır.Bu komutan Moğol istilaları sırasında Canik (Samsun) Beyliğini Timur  ordularına karşı savunmuş bir kahraman ve şehittir.</p>
<p><strong>Yukarı Söğütlü(Karacalı)  cami: </strong>Yukarı söğütlü köyünde,  büyük bir mezarlığın içinde ahşap bir camidir.Caminin duvarına kazınmış bir  yazıda 1716 yıllarında yapıldığı tahmin edilmektedir.</p>
<p><strong>Aşağı Söğütlü Camii: </strong>19 yy..da  yapıldığı tahmin edilen cami iki katlı ve ahşaptandır.</p>
<p><strong>GEZİ VE MESİRE  YERLERİ</strong></p>
<p>Cüneyd-i Bağdadi  Türbesi,denilen yer ziyaret gah ve çevresi özellikle Cumartesi günleri çevre il  ve ilçelerden oraya adak kesmek ya da piknik yapmak amacıyla gelen insanlarla  dolup taşar.</p>
<p>Termenin yalı mahallesinden  Akçaya kadar uzanan Miliç Çamlığı hem mesire yeri; hem de temiz denizi ve  kumsalıyla doğal bir plajdır. Burada mavi deniz,çamların yeşiliyle adeta  kucaklaşır.</p>
<p>Akçay ve miliç gibi Çoban  yatağı ve kumcağız sahilleri de Termenin doğal plajlarının  oluşturmaktadır.</p>
<p>Karadeniz ile Terme  arasındaki bölgede yer alan, doğal kanallarla birbirine bağlı Akgöl,Simenit ve  silindir gölleri ile civarı yüzlerce kuşu bünyesinde barındıran sulak  alanlarımızdan bir tanesidir.Milli Parklar Genel müdürlüğünce “Yaban Hayatı  koruma Sahası” olarak belirlenen göller derin değildir.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>BELİRLİ  GÜNLER</strong></p>
<p>Terme ilçe merkezinde  herhangi bir şenlik yapılmıyorsa da bağlı köy ve kasabalarında geleneksel hale  gelmiş şenlikler düzenlenmektedir. Kocamanda “Pirinç Festivali”,Köy bucağında  “Altın Fındık Festivali” ve Sakarlıdaki “At yarışları” gelenekselleşmiş  şenliklerdendir. Terme, Gölyazı Beldesinde ise Temmuz ayı içerisinde “Uluslar  arası Amazon Festivali” düzenlenmektedir.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>FOLKLORİK  DEĞERLER</strong></p>
<p>İlçede çeşitli nedenlerle  düzenlenen eğlencelerde ve düğünlerde davul zurna eşliğinde Kasap havası,  Çiftetelli oynanır, halay çekilir, Keşkek kazanları kaynar, Lepsiler açılır,  pilav yapılır.</p>
<p>Yöredeki düğünlerde  hazırlıklar bir hafta önceden başlar. Önce baklavalar, Börekler açılır. O gün  damat pişirilen yufkalardan ikisini duvara çakar.</p>
<p>O yufkalar gelin doğum  yapıncaya kadar yenmez. Gelin doğum yapınca kocası bu yufkaları duvardan alır,  kaynana bunlardan yufka çorbası yapar, geline içirir, İnanışa göre bu, bebeğin  sağlıklı olması ve karnını ağrımaması içindir.</p>
<p>Cumartesi  akşamdan  ıslanan dövmelik,düğün sabahı hareni (kazan) lara konarak yavaş yavaş pişirilir.  Keşkek kıvamına gelince ateşten alınır ve hareninin başına iki delikanlı geçerek  dövmeye başlar. Bu esnada hareninin  içine azar azar horoz eti atılır. Özellikle  horoz eti kullanılmasının nedeni, horozun erkekliği, mertliği simgelediği  içindir. Askere gidenleri ziyarete horoz kesip götürmekte bu nedenledir.</p>
<p>Keşkek kıvamına gelince  üzerine tereyağı eritilerek dökülür, kazanların ağzı kapatılarak köz üzerine  oturtulur.Camide okunan düğün mevlüdü bitip hoca ile birlikte camidekiler  gelince yemek yemeye başlanır. Düğün günü gelin ve damada keşkek  yedirilmez,çocuklarının başı kel olur diye. Düğünde keşkekten başka etli pilav  ve et yahnisi de yapılır. Tatlılar yenmeden önce damada yapılacak bağışlar,  verilecek hediyeler bir bir sayılır. Damat el öper ve tatlılar yenmeye başlanır.  Tatlıyı yiyen herkes durumuna göre sofraya para atar. Bu para yemekleri yapan  aşçıya verilir. Daha sonra kadınların damadın boynuna havlu, basma, simli  peşkir, uçkur vb. şeyleri astıkları “Askı asma Töreni” yapılır. Damat bunları  silkinerek omuzdan atar böylece düğün yorgunluğu atılmış olur. Ondan sonra gelin  almaya gidilir.</p>
<p><strong>YEMEKLER</strong></p>
<p>Yörede en ünlü yemek  keşkektir. Tirit, mısır çorbası, Lepsi, hamsili Pilav vb. gibi yemeklerde  sıklıkla yapılır.</p>
<p><strong>KONAKLAMA VE YEME –  İÇME:</strong></p>
<p align="justify">İlçede  çok konaklama tesisi bulunmamaktadır. İlçe merkezinde yeni açılan Garaj oteli  konaklama ihtiyacına cevap vermektedir. Terme pidesi ve pidecileriyle de  ünlüdür. İlçede nitelikli yeme, içme mekanları mevcuttur.</p>
<p align="justify"><strong>TERME PİDESİ</strong></p>
<p>Terme Pidesi ilk olarak 1960 yılında Sabri Usta&#8217;nın elinden çıktı.Sabri Usta pideleri, meydanda bugün Terme Eczanesi olan yerdeki ekmek fırınında yapıyordu.Normal ekmek hamurundan farklı bir formatta pide yapma fikri ona aittir.Daha sonraki on yıl içerisinde bölge insanın da katkılarıyla Terme Pidesi kendi kimliğine kavuşmuştur.</p>
<p><!--:--></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://merakligezgin.com/amazonlarin-yasadigi-yer-terme-samsun/ /feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Oy amazonum Amazonum seller bastı kurtuldum!!!</title>
		<link>http://merakligezgin.com/oy-amazonum-amazonum-seller-basti-kurtuldum/ </link>
		<comments>http://merakligezgin.com/oy-amazonum-amazonum-seller-basti-kurtuldum/ #comments</comments>
		<pubDate>Fri, 02 Jan 2009 06:32:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Merakli Gezgin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Samsun]]></category>
		<category><![CDATA[amazon]]></category>
		<category><![CDATA[karadeniz]]></category>
		<category><![CDATA[simenit]]></category>
		<category><![CDATA[terme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://merakligezgin.com/?p=2205</guid>
		<description><![CDATA[Karadeniz’i bilen bilir hem hırçın dalgaları, hem de  kadınları pek güçlüdür. Herhangi bir köye uğradığınızda sırtında onlarca  kilolarla kadınlar canhıraş bir çaba içerisindedirler. Ailedeki manevi güçleri  ise tartışılmaz. Karadeniz kadınlarının tarihlerindeki zenginlik onların bu  güçlerini açıklamaya yeter de artar bile. Uzun yıllar mitolojik bir öykü unsuru  olarak kabul edilen Amazonların [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!--:tr--><span><img class="size-full wp-image-2210 alignleft" title="amazon_05" src="http://merakligezgin.com/wp-content/uploads/amazon_05.jpg" alt="amazon_05" width="326" height="222" />Karadeniz’i bilen bilir hem hırçın dalgaları, hem de  kadınları pek güçlüdür. Herhangi bir köye uğradığınızda sırtında onlarca  kilolarla kadınlar canhıraş bir çaba içerisindedirler. Ailedeki manevi güçleri  ise tartışılmaz. Karadeniz kadınlarının tarihlerindeki zenginlik onların bu  güçlerini açıklamaya yeter de artar bile. Uzun yıllar mitolojik bir öykü unsuru  olarak kabul edilen Amazonların artık var oldukları bilimsel olarak da kabul  ediliyor.</span></p>
<p>Öncelikle Karadeniz’in bu muhteşem kadınlarından biraz söz  etmek gerek. Amazonlar savaş tanrısı Ares ile Zeus’un kızlarından biri olan  Harmonia’nın çocukları olarak kabul edilirler. Eh babaları Ares olunca  kızlarının da evde oturup dantel yapmaları beklenemez, doğa kanunu olarak ortaya  savaşçı kadınlar çıkar. Attıkları her ok yerini bulur, iki ağızlı labrys denilen  balta ile vurduklarında karşılarındakilerin yaşama şansı pek kalmaz. Yayı  göğüslerine daha iyi dayayabilmek için tek göğüslerini keserler, adlarının  kökeni de böylece ortaya çıkar</p>
<p>Amazon, yani memesiz. Erkekleri ise köle  olarak ya da seks alışverişlerinde kullanırlar. Doğan çocuk kız olursa yaşadı  demektir ancak erkek olursa hayatını bir sakat olarak devam ettirmek zorunda  kalır.</p>
<p>Sakatlanmaya dahi değer bulunmayan erkek çocukların ise yaşam  çizgileri çabucak son bulur.</p>
<p>Amazonlar  Themiskyra kentini kurmuş ve orada yaşamışlardı. Kentin bugünkü Çarşamba ve Ünye  arasında Thermedon (Terme) Çayı kenarında bulunduğu biliniyor fakat bir türlü  kanıtlanamıyordu.</p>
<p>Ancak geçen Ağustos ayında Çarşamba’yı o ünlü sel  alınca ortaya çok önemli buluntular çıktı. MÖ 1200 tarihinde Amazonların  yaşadığı kayıp kentin kalıntıları Simenit Gölü’nden çıktı. Sel, Gölyazı’da 450  bin dönüm tarlayı sular altında bırakınca, kanallar açmaya çalışan belediyenin  iş makinelerinin kepçelerine, üzerinde ok atan kadın figürlerinin bulunduğu  tepsiler, çanaklar ve küpler takıldı. Böylece, dünyanın yedi harikasından biri  olan Artemis Tapınağı’nı yapan ve kadın egemenliği ile Batı kültüründe önemli  bir yer tutan kayıp Amazon kentinin yeri belirlenmiş oldu. Amazonlardan günümüze  kalan başka bir iz ise Sinop kentinin Amazonların ünlü kraliçesi Sinope  tarafından kurulmuş olması.</p>
<p>Bu kez tarih tersine işledi, yapılan bir  barajın sularının altında Anadolu’nun geçmişinin bir parçası gömülüp gitmedi,  sel felaketi karanlık bir noktayı ortaya çıkardı. Ancak bu noktanın şekillenip,  bölge tarihinin tamamıyla ortaya çıkarılabilmesi için arkeologların ayrıntılı  kazı çalışmaları yapması gerekiyor. Ama her nedense iş Karadeniz bölgesine  geldiğinde bir türlü ödenek bulunup da bu çalışmalara başlanamıyor. Eğer bölge  halkı Themiskyra’nın yakınına bir baraj yapılması için tüm gücüyle dua ederse  zor da olsa bu alın yazısı değişebilir. Sonrası zaten malum&#8230; (Nuray MESTCİ /  kuzeydetutun.net)<!--:--><!--:en-->
<p><span><img class="size-full wp-image-2210 alignleft" title="amazon_05" src="http://merakligezgin.com/wp-content/uploads/amazon_05.jpg" alt="amazon_05" width="326" height="222" />Karadeniz’i bilen bilir hem hırçın dalgaları, hem de  kadınları pek güçlüdür. Herhangi bir köye uğradığınızda sırtında onlarca  kilolarla kadınlar canhıraş bir çaba içerisindedirler. Ailedeki manevi güçleri  ise tartışılmaz. Karadeniz kadınlarının tarihlerindeki zenginlik onların bu  güçlerini açıklamaya yeter de artar bile. Uzun yıllar mitolojik bir öykü unsuru  olarak kabul edilen Amazonların artık var oldukları bilimsel olarak da kabul  ediliyor.</span></p>
<p>Öncelikle Karadeniz’in bu muhteşem kadınlarından biraz söz  etmek gerek. Amazonlar savaş tanrısı Ares ile Zeus’un kızlarından biri olan  Harmonia’nın çocukları olarak kabul edilirler. Eh babaları Ares olunca  kızlarının da evde oturup dantel yapmaları beklenemez, doğa kanunu olarak ortaya  savaşçı kadınlar çıkar. Attıkları her ok yerini bulur, iki ağızlı labrys denilen  balta ile vurduklarında karşılarındakilerin yaşama şansı pek kalmaz. Yayı  göğüslerine daha iyi dayayabilmek için tek göğüslerini keserler, adlarının  kökeni de böylece ortaya çıkar</p>
<p>Amazon, yani memesiz. Erkekleri ise köle  olarak ya da seks alışverişlerinde kullanırlar. Doğan çocuk kız olursa yaşadı  demektir ancak erkek olursa hayatını bir sakat olarak devam ettirmek zorunda  kalır.</p>
<p>Sakatlanmaya dahi değer bulunmayan erkek çocukların ise yaşam  çizgileri çabucak son bulur.</p>
<p>Amazonlar  Themiskyra kentini kurmuş ve orada yaşamışlardı. Kentin bugünkü Çarşamba ve Ünye  arasında Thermedon (Terme) Çayı kenarında bulunduğu biliniyor fakat bir türlü  kanıtlanamıyordu.</p>
<p>Ancak geçen Ağustos ayında Çarşamba’yı o ünlü sel  alınca ortaya çok önemli buluntular çıktı. MÖ 1200 tarihinde Amazonların  yaşadığı kayıp kentin kalıntıları Simenit Gölü’nden çıktı. Sel, Gölyazı’da 450  bin dönüm tarlayı sular altında bırakınca, kanallar açmaya çalışan belediyenin  iş makinelerinin kepçelerine, üzerinde ok atan kadın figürlerinin bulunduğu  tepsiler, çanaklar ve küpler takıldı. Böylece, dünyanın yedi harikasından biri  olan Artemis Tapınağı’nı yapan ve kadın egemenliği ile Batı kültüründe önemli  bir yer tutan kayıp Amazon kentinin yeri belirlenmiş oldu. Amazonlardan günümüze  kalan başka bir iz ise Sinop kentinin Amazonların ünlü kraliçesi Sinope  tarafından kurulmuş olması.</p>
<p>Bu kez tarih tersine işledi, yapılan bir  barajın sularının altında Anadolu’nun geçmişinin bir parçası gömülüp gitmedi,  sel felaketi karanlık bir noktayı ortaya çıkardı. Ancak bu noktanın şekillenip,  bölge tarihinin tamamıyla ortaya çıkarılabilmesi için arkeologların ayrıntılı  kazı çalışmaları yapması gerekiyor. Ama her nedense iş Karadeniz bölgesine  geldiğinde bir türlü ödenek bulunup da bu çalışmalara başlanamıyor. Eğer bölge  halkı Themiskyra’nın yakınına bir baraj yapılması için tüm gücüyle dua ederse  zor da olsa bu alın yazısı değişebilir. Sonrası zaten malum&#8230; (Nuray MESTCİ /  kuzeydetutun.net)</p>
<p><!--:--></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://merakligezgin.com/oy-amazonum-amazonum-seller-basti-kurtuldum/ /feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Amazonlar Nerede Yaşadı</title>
		<link>http://merakligezgin.com/amazonlar-nerede-yasadi/ </link>
		<comments>http://merakligezgin.com/amazonlar-nerede-yasadi/ #comments</comments>
		<pubDate>Fri, 02 Jan 2009 06:23:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Merakli Gezgin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Samsun]]></category>
		<category><![CDATA[amazon]]></category>
		<category><![CDATA[ares]]></category>
		<category><![CDATA[samsun]]></category>
		<category><![CDATA[terme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://merakligezgin.com/?p=2200</guid>
		<description><![CDATA[Efsaneye göre Amazonlar, Savaş Tanrısı Ares ile Harmonia ya da Aphrodite’nin  kızları sayılır. Bu kadınlar ok ve yaydan başka çift yüzlü balta -labrys- da  kullanırlar. Bu baltaya hem Girit’te hem de Hitit kabartmalarında rastlanır.  Zeus çoğu kez elinde bu baltayla betimlenmiştir. Amazonlar aralarından bir  kadını kraliçe olarak seçerler; erkekleri ise yalnızca [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!--:tr--><img class="alignleft size-full wp-image-2203" title="amazon_02" src="http://merakligezgin.com/wp-content/uploads/amazon_02.jpg" alt="amazon_02" width="200" height="514" />Efsaneye göre Amazonlar, Savaş Tanrısı Ares ile Harmonia ya da Aphrodite’nin  kızları sayılır. Bu kadınlar ok ve yaydan başka çift yüzlü balta -labrys- da  kullanırlar. Bu baltaya hem Girit’te hem de Hitit kabartmalarında rastlanır.  Zeus çoğu kez elinde bu baltayla betimlenmiştir. Amazonlar aralarından bir  kadını kraliçe olarak seçerler; erkekleri ise yalnızca köle niyetine ya da  üremek için kullanırlardı.Thermedon Çayı (Samsun’un Terme İlçesi) yakınlarında  kurdukları Themiskyra kentinde yaşadıkları belirtilen Amazonların isminin  kökenini araştıracak olursak, yazarlarla desteklenen cevap şudur ki; A-mazon,  yani memesiz demektir. Bunun nedeni ise, bu savaşçı kadınların daha iyi ok  atabilmek için tek göğüslerini kesip çıkarmış olmalarıdır. Böylelikle yay  germeleri kolaylaşmıştır. Amazon yontularına bakacak olursak da hep bir  göğüslerinin açık olarak betimlendiğini görürüz. Amazonlar zaman içinde tiyatro  eserlerine, şiirlere, hikâyelere konu olmuştur. Bu eserlerde Amazonların  yaşadığı coğrafya sürekli değişir.</p>
<p><span style="font-weight: bold;">Amazonların Kayıp Kenti Aranıyor</span><br />
Samsun  Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün katkıları ve Gölyazı Belediyesi’nin girişimleri  neticesinde Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi dalgıçları, Gölyazı Beldesi’ne  gelerek Amazonların kayıp şehrinin bulunması amacıyla başlatılacak çalışmalar  kapsamında bir ön dalış yaptı. Akgöl ve Kızlar Adası yöresinde yapılan  dalışlarda Amazonlar döneminden kaldığı ileri sürülen ve göl dibinde var olduğu  sanılan bir duvarın izi araştırıldı. Ancak göl dibinin aşırı çamurlu olması  nedeniyle herhangi bir tarihi buluntuya rastlanamadı.</p>
<p>Çalışmalara  katılan Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi Müdürü Yaşar Yıldız, zeminin çamurlu  olmasının, gerçekleştirdikleri dalışlarda istenilen sonucu vermediğini söyledi.  Uzun yıllardan bu yana zeminin çamurla kaplandığını belirten Yıldız, dalış ekibi  olarak başarılı çalışma yürütülmesi için özel cihaz ve malzemeye ihtiyaç  olduğunu kaydetti. Yıldız, “Zemin, yoğun bir çamur tabakası ile kaplı. Var  olduğu söylenen bir duvar araştırıldı. Ancak çamur tabakası olduğu için bu duvar  çamur altında kalmış olabilir” dedi.<!--:--><!--:en-->
<p><img class="alignleft size-full wp-image-2203" title="amazon_02" src="http://merakligezgin.com/wp-content/uploads/amazon_02.jpg" alt="amazon_02" width="200" height="514" />Efsaneye göre Amazonlar, Savaş Tanrısı Ares ile Harmonia ya da Aphrodite’nin  kızları sayılır. Bu kadınlar ok ve yaydan başka çift yüzlü balta -labrys- da  kullanırlar. Bu baltaya hem Girit’te hem de Hitit kabartmalarında rastlanır.  Zeus çoğu kez elinde bu baltayla betimlenmiştir. Amazonlar aralarından bir  kadını kraliçe olarak seçerler; erkekleri ise yalnızca köle niyetine ya da  üremek için kullanırlardı.Thermedon Çayı (Samsun’un Terme İlçesi) yakınlarında  kurdukları Themiskyra kentinde yaşadıkları belirtilen Amazonların isminin  kökenini araştıracak olursak, yazarlarla desteklenen cevap şudur ki; A-mazon,  yani memesiz demektir. Bunun nedeni ise, bu savaşçı kadınların daha iyi ok  atabilmek için tek göğüslerini kesip çıkarmış olmalarıdır. Böylelikle yay  germeleri kolaylaşmıştır. Amazon yontularına bakacak olursak da hep bir  göğüslerinin açık olarak betimlendiğini görürüz. Amazonlar zaman içinde tiyatro  eserlerine, şiirlere, hikâyelere konu olmuştur. Bu eserlerde Amazonların  yaşadığı coğrafya sürekli değişir.</p>
<p><span style="font-weight: bold;">Amazonların Kayıp Kenti Aranıyor</span><br />
Samsun  Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün katkıları ve Gölyazı Belediyesi’nin girişimleri  neticesinde Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi dalgıçları, Gölyazı Beldesi’ne  gelerek Amazonların kayıp şehrinin bulunması amacıyla başlatılacak çalışmalar  kapsamında bir ön dalış yaptı. Akgöl ve Kızlar Adası yöresinde yapılan  dalışlarda Amazonlar döneminden kaldığı ileri sürülen ve göl dibinde var olduğu  sanılan bir duvarın izi araştırıldı. Ancak göl dibinin aşırı çamurlu olması  nedeniyle herhangi bir tarihi buluntuya rastlanamadı.</p>
<p>Çalışmalara  katılan Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi Müdürü Yaşar Yıldız, zeminin çamurlu  olmasının, gerçekleştirdikleri dalışlarda istenilen sonucu vermediğini söyledi.  Uzun yıllardan bu yana zeminin çamurla kaplandığını belirten Yıldız, dalış ekibi  olarak başarılı çalışma yürütülmesi için özel cihaz ve malzemeye ihtiyaç  olduğunu kaydetti. Yıldız, “Zemin, yoğun bir çamur tabakası ile kaplı. Var  olduğu söylenen bir duvar araştırıldı. Ancak çamur tabakası olduğu için bu duvar  çamur altında kalmış olabilir” dedi.</p>
<p><!--:--></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://merakligezgin.com/amazonlar-nerede-yasadi/ /feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
