<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>MerakliGezgin.com &#187; Aydın</title>
	<atom:link href="http://merakligezgin.com/category/sehirler/aydin/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://merakligezgin.com</link>
	<description>SIZDE YAZIN, HERKES OKUSUN</description>
	<lastBuildDate>Sun, 20 Jun 2010 10:12:20 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Priene Antik Kenti</title>
		<link>http://merakligezgin.com/priene-antik-kenti/ </link>
		<comments>http://merakligezgin.com/priene-antik-kenti/ #comments</comments>
		<pubDate>Sun, 23 Aug 2009 17:01:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Merakli Gezgin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Antik Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Aydın]]></category>
		<category><![CDATA[antik kenti]]></category>
		<category><![CDATA[athena]]></category>
		<category><![CDATA[priene]]></category>
		<category><![CDATA[söke]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://merakligezgin.com/?p=1782</guid>
		<description><![CDATA[Priene (Güllübahçe &#8211; Söke) 
Priene:  Aydın ili Güllübahçe beldesi yakınındadır. Priene’de Alman Arkeoloji Enstitüsü  tarafından kazı ve araştırma çalışmaları yürütülmektedir. Varlığı M.Ö. 2. bin  yılına kadar uzanan şehrin ilk kuruluşu hakkındaki bilgilerimiz hâlen  varsayımlara dayanmaktadır. Helenistik dönem boyunca şehir Ptolemaic ve Seleucid  Krallıklarının ve Pergamum Krallığı’nın yönetimi altına girdi. M.Ö. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!--:tr--><strong>Priene (Güllübahçe &#8211; Söke) </strong></p>
<p>Priene:  Aydın ili Güllübahçe beldesi yakınındadır. Priene’de Alman Arkeoloji Enstitüsü  tarafından kazı ve araştırma çalışmaları yürütülmektedir. Varlığı M.Ö. 2. bin  yılına kadar uzanan şehrin ilk kuruluşu hakkındaki bilgilerimiz hâlen  varsayımlara dayanmaktadır. Helenistik dönem boyunca şehir Ptolemaic ve Seleucid  Krallıklarının ve Pergamum Krallığı’nın yönetimi altına girdi. M.Ö. 133’de  Pergamum Kralı II. Attalus’un ölümünden sonra toprakları kendi isteğiyle Roma’ya  eklendi ve böylelikle Priene Roma egemenliğine altına girdi. Bizans döneminde  şehir piskoposluktu. Bulgular İmparatorluğun çöküşüne kadar yerleşimin devam  ettiğini kanıtlamaktadır. Bu dönemin sonunda ise, Priene tamamen terk  edilmiştir.</p>
<p>Priene  eski şehir plânlamacılığının en güzel örneğidir. Şehir, Miletli mimar Hippodamus  tarafından geliştirilen “grid sistemi” ile inşa edilmiştir. Genellikle 3,5 metre  genişlikte olan şehrin yan sokakları arazinin eğimli olması sebebiyle  merdivenlidir. Resmi ve halka açık diğer binalar çoğunlukla bir bloğun tamamını  kapsamaktadır ve şehir merkezinde yer alır. Bunlar arasında oldukça korunmuş  olarak günümüze kadar gelen Athena Tapınağı (M.Ö. 4. yüzyıl), Tiyatro, Agora,  Zeus Olympos Tapınağı, Bouleuterion (M.Ö. 150), 2 Gymnasion ve Demeter kutsal  alanı bulunmaktadır. Şehrin, biri batıda diğer ikisi doğuda olmak üzere üç  kapısı vardır. Priene’nin ana giriş kapısı olan “Doğu Kapısı”, taşlı kaldırımdan  yapılmış uzun bir yokuş yoldan sonra ulaşılabilen Tiyatro sokağının kuzey  doğusunda yer alır.</p>
<p><!-- #EndEditable --><!-- İçerik #--><!--:--><!--:en-->
<p><strong>Priene (Güllübahçe &#8211; Söke) </strong></p>
<p>Priene:  Aydın ili Güllübahçe beldesi yakınındadır. Priene’de Alman Arkeoloji Enstitüsü  tarafından kazı ve araştırma çalışmaları yürütülmektedir. Varlığı M.Ö. 2. bin  yılına kadar uzanan şehrin ilk kuruluşu hakkındaki bilgilerimiz hâlen  varsayımlara dayanmaktadır. Helenistik dönem boyunca şehir Ptolemaic ve Seleucid  Krallıklarının ve Pergamum Krallığı’nın yönetimi altına girdi. M.Ö. 133’de  Pergamum Kralı II. Attalus’un ölümünden sonra toprakları kendi isteğiyle Roma’ya  eklendi ve böylelikle Priene Roma egemenliğine altına girdi. Bizans döneminde  şehir piskoposluktu. Bulgular İmparatorluğun çöküşüne kadar yerleşimin devam  ettiğini kanıtlamaktadır. Bu dönemin sonunda ise, Priene tamamen terk  edilmiştir.</p>
<p>Priene  eski şehir plânlamacılığının en güzel örneğidir. Şehir, Miletli mimar Hippodamus  tarafından geliştirilen “grid sistemi” ile inşa edilmiştir. Genellikle 3,5 metre  genişlikte olan şehrin yan sokakları arazinin eğimli olması sebebiyle  merdivenlidir. Resmi ve halka açık diğer binalar çoğunlukla bir bloğun tamamını  kapsamaktadır ve şehir merkezinde yer alır. Bunlar arasında oldukça korunmuş  olarak günümüze kadar gelen Athena Tapınağı (M.Ö. 4. yüzyıl), Tiyatro, Agora,  Zeus Olympos Tapınağı, Bouleuterion (M.Ö. 150), 2 Gymnasion ve Demeter kutsal  alanı bulunmaktadır. Şehrin, biri batıda diğer ikisi doğuda olmak üzere üç  kapısı vardır. Priene’nin ana giriş kapısı olan “Doğu Kapısı”, taşlı kaldırımdan  yapılmış uzun bir yokuş yoldan sonra ulaşılabilen Tiyatro sokağının kuzey  doğusunda yer alır.</p>
<p><!-- #EndEditable --><!-- İçerik #--></p>
<p><!--:--></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://merakligezgin.com/priene-antik-kenti/ /feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Piginda Antik Kenti</title>
		<link>http://merakligezgin.com/piginda-antik-kenti/ </link>
		<comments>http://merakligezgin.com/piginda-antik-kenti/ #comments</comments>
		<pubDate>Sun, 23 Aug 2009 16:57:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Merakli Gezgin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Antik Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Aydın]]></category>
		<category><![CDATA[antik kent]]></category>
		<category><![CDATA[bozdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[karia]]></category>
		<category><![CDATA[piginda]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://merakligezgin.com/?p=1778</guid>
		<description><![CDATA[Piginda 
Aydın İli&#8217;ne bağlı Bozdoğan İlçesi, Çamlıdere Köyü&#8217;nün yaklaşık 7 km. kuzeyinde    yer alan kent Byzantion&#8217;lu Stephanos&#8217;un bildirdiğine göre, Karia&#8217;da yer alan    küçük bir yerleşmedir. Kentle ilgili bilgilerimiz hiç araştırma yapılmamış bir    yerleşim olması nedeniyle sınırlıdır. Üç akropolden oluşan kent üzerinde Hellenistik    Döneme [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!--:tr--><strong>Piginda </strong></p>
<p>Aydın İli&#8217;ne bağlı Bozdoğan İlçesi, Çamlıdere Köyü&#8217;nün yaklaşık 7 km. kuzeyinde    yer alan kent Byzantion&#8217;lu Stephanos&#8217;un bildirdiğine göre, Karia&#8217;da yer alan    küçük bir yerleşmedir. Kentle ilgili bilgilerimiz hiç araştırma yapılmamış bir    yerleşim olması nedeniyle sınırlıdır. Üç akropolden oluşan kent üzerinde Hellenistik    Döneme ait surlar bugün rahatlıkla görülebilmektedir. Tiyatro ve olasılıkla    Heraion olarak adlandırabileceğimiz kutsal yapı önemlidir. Kare planlı yapıda    ele geçen yazıtdan öğrendiğimize göre kent üzerinde Zeus Pigindenos (Pigindalı    Zeus) kültü ve bu külte bağlı Zeus Tapınağı yer almaktadır. Bu tapınağın yeri    henüz saptanmış değildir. <span style="font-family: Arial,helvetica;"><span style="font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: x-small;">Ancak bunun Piginda da olduğu sanılmaktadır. </span></span><!--:--><!--:en-->
<p><strong>Piginda </strong></p>
<p>Aydın İli&#8217;ne bağlı Bozdoğan İlçesi, Çamlıdere Köyü&#8217;nün yaklaşık 7 km. kuzeyinde    yer alan kent Byzantion&#8217;lu Stephanos&#8217;un bildirdiğine göre, Karia&#8217;da yer alan    küçük bir yerleşmedir. Kentle ilgili bilgilerimiz hiç araştırma yapılmamış bir    yerleşim olması nedeniyle sınırlıdır. Üç akropolden oluşan kent üzerinde Hellenistik    Döneme ait surlar bugün rahatlıkla görülebilmektedir. Tiyatro ve olasılıkla    Heraion olarak adlandırabileceğimiz kutsal yapı önemlidir. Kare planlı yapıda    ele geçen yazıtdan öğrendiğimize göre kent üzerinde Zeus Pigindenos (Pigindalı    Zeus) kültü ve bu külte bağlı Zeus Tapınağı yer almaktadır. Bu tapınağın yeri    henüz saptanmış değildir. <span style="font-family: Arial,helvetica;"><span style="font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: x-small;">Ancak bunun Piginda da olduğu sanılmaktadır. </span></span></p>
<p><!--:--></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://merakligezgin.com/piginda-antik-kenti/ /feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Orthosia Antik Kenti</title>
		<link>http://merakligezgin.com/orthosia-antik-kenti/ </link>
		<comments>http://merakligezgin.com/orthosia-antik-kenti/ #comments</comments>
		<pubDate>Sun, 23 Aug 2009 16:36:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Merakli Gezgin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Antik Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Aydın]]></category>
		<category><![CDATA[antik kent]]></category>
		<category><![CDATA[donduran]]></category>
		<category><![CDATA[nekropol]]></category>
		<category><![CDATA[orthosia]]></category>
		<category><![CDATA[pers]]></category>
		<category><![CDATA[strabon]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://merakligezgin.com/?p=1760</guid>
		<description><![CDATA[Orthosia 
Aydın İli&#8217;ne bağlı Yenipazar İlçesi, Donduran Köyü sınırları içinde yer almaktadır.    Antik Çağ yazarlarından Strabon Orthosia&#8217;dan Karia yerleşmesi olarak söz etmektedir.    İ.Ö. 7. yüzyılda Kimmerlerin saldırısına uğrayan kent, Lydia Kralı Alyattes&#8217;in    Kimmerleri yenmesi sonucu bu egemenlikten kurtulup Lydialıların eline geçen    İ.Ö. 6. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!--:tr--><strong>Orthosia </strong></p>
<p>Aydın İli&#8217;ne bağlı Yenipazar İlçesi, Donduran Köyü sınırları içinde yer almaktadır.    Antik Çağ yazarlarından Strabon Orthosia&#8217;dan Karia yerleşmesi olarak söz etmektedir.    İ.Ö. 7. yüzyılda Kimmerlerin saldırısına uğrayan kent, Lydia Kralı Alyattes&#8217;in    Kimmerleri yenmesi sonucu bu egemenlikten kurtulup Lydialıların eline geçen    İ.Ö. 6. yüzyılda ise İonia birliğine katılır ve birçok Anadolu kenti gibi Perslerin    egemenliğine girer. Kentteki önemli yapılar arasında yer alan tiyatro ve Bizans    yapısı bugün de ayaktadır. Nekropol üzerinde ise iyi korunmuş durumda lahitler    ve oda mezarlar kaliteli işçilik göstermektedir.<!--:--><!--:en-->
<p><strong>Orthosia </strong></p>
<p>Aydın İli&#8217;ne bağlı Yenipazar İlçesi, Donduran Köyü sınırları içinde yer almaktadır.    Antik Çağ yazarlarından Strabon Orthosia&#8217;dan Karia yerleşmesi olarak söz etmektedir.    İ.Ö. 7. yüzyılda Kimmerlerin saldırısına uğrayan kent, Lydia Kralı Alyattes&#8217;in    Kimmerleri yenmesi sonucu bu egemenlikten kurtulup Lydialıların eline geçen    İ.Ö. 6. yüzyılda ise İonia birliğine katılır ve birçok Anadolu kenti gibi Perslerin    egemenliğine girer. Kentteki önemli yapılar arasında yer alan tiyatro ve Bizans    yapısı bugün de ayaktadır. Nekropol üzerinde ise iyi korunmuş durumda lahitler    ve oda mezarlar kaliteli işçilik göstermektedir.</p>
<p><!--:--></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://merakligezgin.com/orthosia-antik-kenti/ /feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nysa Antik Kenti</title>
		<link>http://merakligezgin.com/nysa-antik-kenti/ </link>
		<comments>http://merakligezgin.com/nysa-antik-kenti/ #comments</comments>
		<pubDate>Sun, 23 Aug 2009 16:32:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Merakli Gezgin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Antik Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Aydın]]></category>
		<category><![CDATA[antik kent]]></category>
		<category><![CDATA[nysa]]></category>
		<category><![CDATA[strabon]]></category>
		<category><![CDATA[sultanhisar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://merakligezgin.com/?p=1755</guid>
		<description><![CDATA[Nysa Aydın İli&#8217;ne bağlı Sultanhisar İlçesi sınırları içindeki Karia kentlerindendir.    Kent ile ilgili en önemli bilgileri yaşamının büyük bölümünü Nysa&#8217;da geçiren    Strabon&#8217;dan almaktayız. Strabon kentin iki bölümden oluştuğunu anlatmaktadır.    Şehri ikiye bölen sel yatağının batısında gymnasion yer almaktadır. Kuzeyde    Bizans yapı kalıntısı ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!--:tr-->Nysa Aydın İli&#8217;ne bağlı Sultanhisar İlçesi sınırları içindeki Karia kentlerindendir.    Kent ile ilgili en önemli bilgileri yaşamının büyük bölümünü Nysa&#8217;da geçiren    Strabon&#8217;dan almaktayız. Strabon kentin iki bölümden oluştuğunu anlatmaktadır.    Şehri ikiye bölen sel yatağının batısında gymnasion yer almaktadır. Kuzeyde    Bizans yapı kalıntısı ve kütüphane yer almaktadır. Kütüphanenin kuzeyinde ise    sahne binasında görülen kabartmalarıyla ayrı bir öneme sahip olan tiyatro bulunmaktadır.    Sel yatağının doğusunda ise odeon ve bouleuterion yer alıyor. Şehrin nekropolü    batıda ufak bir yerleşme yeri olan Akharaka yolu üzerinde bulunmaktadır.<!--:--><!--:en-->
<p>Nysa Aydın İli&#8217;ne bağlı Sultanhisar İlçesi sınırları içindeki Karia kentlerindendir.    Kent ile ilgili en önemli bilgileri yaşamının büyük bölümünü Nysa&#8217;da geçiren    Strabon&#8217;dan almaktayız. Strabon kentin iki bölümden oluştuğunu anlatmaktadır.    Şehri ikiye bölen sel yatağının batısında gymnasion yer almaktadır. Kuzeyde    Bizans yapı kalıntısı ve kütüphane yer almaktadır. Kütüphanenin kuzeyinde ise    sahne binasında görülen kabartmalarıyla ayrı bir öneme sahip olan tiyatro bulunmaktadır.    Sel yatağının doğusunda ise odeon ve bouleuterion yer alıyor. Şehrin nekropolü    batıda ufak bir yerleşme yeri olan Akharaka yolu üzerinde bulunmaktadır.</p>
<p><!--:--></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://merakligezgin.com/nysa-antik-kenti/ /feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Myus Antik Kenti</title>
		<link>http://merakligezgin.com/myus-antik-kenti/ </link>
		<comments>http://merakligezgin.com/myus-antik-kenti/ #comments</comments>
		<pubDate>Sun, 23 Aug 2009 16:29:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Merakli Gezgin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Antik Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Aydın]]></category>
		<category><![CDATA[antik kent]]></category>
		<category><![CDATA[arkaik]]></category>
		<category><![CDATA[bafa]]></category>
		<category><![CDATA[dionysos]]></category>
		<category><![CDATA[myus]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://merakligezgin.com/?p=1752</guid>
		<description><![CDATA[Myus
Bafa Gölü kıyısında,    Miletos&#8217;un 15 km. doğusunda, Avşar Köyü yakınlarında bulunmaktadır. Strabon    Myus&#8217;un Atina kralı Kodros&#8217;un oğlu Kydrelos tarafından kurulduğunu bildirilmektedir.    Yine Strabon&#8217;un anlattığına göre Panionion birliğine dahil kentlerden birisidir.    Herodotos, İ.Ö. 499&#8242;da Pers donanmasının Myus kenti açıklarına demirlediğini    bildirmektedir. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Myus</strong></p>
<p>Bafa Gölü kıyısında,    Miletos&#8217;un 15 km. doğusunda, Avşar Köyü yakınlarında bulunmaktadır. Strabon    Myus&#8217;un Atina kralı Kodros&#8217;un oğlu Kydrelos tarafından kurulduğunu bildirilmektedir.    Yine Strabon&#8217;un anlattığına göre Panionion birliğine dahil kentlerden birisidir.    Herodotos, İ.Ö. 499&#8242;da Pers donanmasının Myus kenti açıklarına demirlediğini    bildirmektedir. Ancak Herodotos Myus&#8217;un İ.Ö. 494&#8242;teki Lade Deniz Savaşına sadece    üç gemi ile katıldığını bildirmektedir. Yapılan kazılarda antik kaynaklarda    adı geçen ve beyaz mermerden yapıldığı bilinen Dionysos tapınağı ortaya çıkarılmıştır.    Kent üzerinde bugün Dionysos tapınağına ait parçalar, Arkaik Döneme ait sur    duvarları ve Bizans kalesi kalıntıları görülmektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://merakligezgin.com/myus-antik-kenti/ /feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Miletus Antik Kenti</title>
		<link>http://merakligezgin.com/miletus-antik-kenti/ </link>
		<comments>http://merakligezgin.com/miletus-antik-kenti/ #comments</comments>
		<pubDate>Sun, 23 Aug 2009 15:15:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Merakli Gezgin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Antik Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Aydın]]></category>
		<category><![CDATA[agora]]></category>
		<category><![CDATA[antik kent]]></category>
		<category><![CDATA[Faustina]]></category>
		<category><![CDATA[hamam]]></category>
		<category><![CDATA[iyon]]></category>
		<category><![CDATA[miletus]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://merakligezgin.com/?p=1748</guid>
		<description><![CDATA[MİLETUS
Miletus (Milet): Milet, Aydın ili, Söke ilçesi sınırları içerisinde Söke’ye  30 km. uzaklıkta ve Akköy yakınlarındadır.
Milet’te ilk kazılar 1899’da Th. Wiegand tarafından başlatılmış ve 1938’e  kadar devam etmiştir. İkinci Dünya Savaşından sonra tekrar başlatılan çalışmalar  hâlen kazı ve onarımlarlarla Alman uzmanlar tarafından sürdürülmektedir.
M.Ö. 38’de şehir, Roma imparatorlarının özel ilgisiyle özerkliğini elde etti. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!--:tr--><strong><span style="font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: x-small;">MİLETUS</span></strong></p>
<p>Miletus (Milet): Milet, Aydın ili, Söke ilçesi sınırları içerisinde Söke’ye  30 km. uzaklıkta ve Akköy yakınlarındadır.</p>
<p>Milet’te ilk kazılar 1899’da Th. Wiegand tarafından başlatılmış ve 1938’e  kadar devam etmiştir. İkinci Dünya Savaşından sonra tekrar başlatılan çalışmalar  hâlen kazı ve onarımlarlarla Alman uzmanlar tarafından sürdürülmektedir.</p>
<p>M.Ö. 38’de şehir, Roma imparatorlarının özel ilgisiyle özerkliğini elde etti.  Böylece Milet İyon şehirleri arasında metropol düzeyine ulaştı. M.S. 3.  yüzyıldan başlayarak, bu parlak dönem yavaş yavaş kötüye gitmeye başladı. Şehir,  limanlar alüvyonla doldukça, etrafı bataklığa döndükçe ve sıtma tehlikeli  boyutlara ulaştıkça terk edilmeye başlandı. Bizans döneminde, şehrin sınırları  oldukça daralmıştı ve binalar tiyatronun çevresinde toplanmıştı. Duvarlar  yeniden inşa edildi ve bazı binalar restore edildi. M.S. 6. yüzyılda ilerlemek  için yapılan çabalar ise uzun sürmedi.</p>
<p>Milet kuruluşunda bir liman kenti olmakla beraber, Büyük Menderes nehrinin  getirdiği alüvyonlarla liman doldurulduğu için bugün denizden içeride  bulunmaktadır. Kentte ızgara plân uygulanmış ve yapılar bu plânın öngördüğü  biçimde konumlanmışlardır. Kentte bulunan yapılar arasında 15.000 kişilik  kapasitesi olan ve son yıllarda onarılmaya başlanan Roma çağı yapısı Tiyatro,  M.S. 1. yüzyılda inşa edilmiş Roma Hamamları, ana dini merkez olan Delphinion,  Kuzey Agora, M.S. 1. yüzyıla ait Ionik Stoa, Capito hamamları, Gymnasium, 2.  yüzyılda inşa edilen Bouleterion, 164&#215;196 m. boyutlarındaki Güney Agora, M.S. 2.  yüzyılda yapılan Faustina Hamamı önem kazanır.<!--:--><!--:en-->
<p><strong><span style="font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: x-small;">MİLETUS</span></strong></p>
<p>Miletus (Milet): Milet, Aydın ili, Söke ilçesi sınırları içerisinde Söke’ye  30 km. uzaklıkta ve Akköy yakınlarındadır.</p>
<p>Milet’te ilk kazılar 1899’da Th. Wiegand tarafından başlatılmış ve 1938’e  kadar devam etmiştir. İkinci Dünya Savaşından sonra tekrar başlatılan çalışmalar  hâlen kazı ve onarımlarlarla Alman uzmanlar tarafından sürdürülmektedir.</p>
<p>M.Ö. 38’de şehir, Roma imparatorlarının özel ilgisiyle özerkliğini elde etti.  Böylece Milet İyon şehirleri arasında metropol düzeyine ulaştı. M.S. 3.  yüzyıldan başlayarak, bu parlak dönem yavaş yavaş kötüye gitmeye başladı. Şehir,  limanlar alüvyonla doldukça, etrafı bataklığa döndükçe ve sıtma tehlikeli  boyutlara ulaştıkça terk edilmeye başlandı. Bizans döneminde, şehrin sınırları  oldukça daralmıştı ve binalar tiyatronun çevresinde toplanmıştı. Duvarlar  yeniden inşa edildi ve bazı binalar restore edildi. M.S. 6. yüzyılda ilerlemek  için yapılan çabalar ise uzun sürmedi.</p>
<p>Milet kuruluşunda bir liman kenti olmakla beraber, Büyük Menderes nehrinin  getirdiği alüvyonlarla liman doldurulduğu için bugün denizden içeride  bulunmaktadır. Kentte ızgara plân uygulanmış ve yapılar bu plânın öngördüğü  biçimde konumlanmışlardır. Kentte bulunan yapılar arasında 15.000 kişilik  kapasitesi olan ve son yıllarda onarılmaya başlanan Roma çağı yapısı Tiyatro,  M.S. 1. yüzyılda inşa edilmiş Roma Hamamları, ana dini merkez olan Delphinion,  Kuzey Agora, M.S. 1. yüzyıla ait Ionik Stoa, Capito hamamları, Gymnasium, 2.  yüzyılda inşa edilen Bouleterion, 164&#215;196 m. boyutlarındaki Güney Agora, M.S. 2.  yüzyılda yapılan Faustina Hamamı önem kazanır.</p>
<p><!--:--></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://merakligezgin.com/miletus-antik-kenti/ /feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Magnesia Antik Kenti</title>
		<link>http://merakligezgin.com/magnesia-antik-kenti/ </link>
		<comments>http://merakligezgin.com/magnesia-antik-kenti/ #comments</comments>
		<pubDate>Sun, 23 Aug 2009 15:12:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Merakli Gezgin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Antik Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Aydın]]></category>
		<category><![CDATA[antik kent]]></category>
		<category><![CDATA[arkaik]]></category>
		<category><![CDATA[bafa]]></category>
		<category><![CDATA[magnesia]]></category>
		<category><![CDATA[milletos]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://merakligezgin.com/?p=1745</guid>
		<description><![CDATA[Magnesia
Magnesia ad Meandrum, Aydın İli, Germencik İlçesi Ortaklar Bucağına bağlı Tekin    Köy sınırları içinde Ortaklar-Söke karayolu üzerinde yer almaktadır. Kent, kuruluşunun    anlatıldığı efsaneye ve antik kaynaklara göre Thessalia&#8217;dan gelen ve Magnetler    olarak isimlendirilen bir kavim tarafından kurulmuştur. Apollon&#8217;un kehaneti    ve lider Leukippos&#8217;un öncülüğünde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!--:tr--><strong>Magnesia</strong></p>
<p>Magnesia ad Meandrum, Aydın İli, Germencik İlçesi Ortaklar Bucağına bağlı Tekin    Köy sınırları içinde Ortaklar-Söke karayolu üzerinde yer almaktadır. Kent, kuruluşunun    anlatıldığı efsaneye ve antik kaynaklara göre Thessalia&#8217;dan gelen ve Magnetler    olarak isimlendirilen bir kavim tarafından kurulmuştur. Apollon&#8217;un kehaneti    ve lider Leukippos&#8217;un öncülüğünde o dönemde bir koy olan bugünkü Bafa Gölü kıyısında    karaya çıkan Magnetlerin kurdukları ilk Magnesia&#8217;nın yeri kesin olarak bilinmemekle    birlikte, Menderes Nehri kenarında olduğunu antik kaynaklardan öğrenmekteyiz.    Menderes&#8217;in sürekli yatak değiştirip taşması sonucu oluşan salgın hastalıklar    ve Perslere karşı daha emin bir kent kurma zorunda kalmaları nedeniyle Magnetler,    İ.Ö. 400 yıllarında kenti bugünkü yerinde, Gümüşçay&#8217;ın yanında yeniden kurmuşlardır.    Hellenistik Dönemde önce Seleukos, ardından Bergama Krallığı&#8217;nın hakimiyetine    giren Magnesia, Roma Döneminde önemini korumuş, Bizans Döneminde piskoposluk    merkezi olmuştur. Magnesia, bir kent suru ile çevrili, yaklaşık 1.5 km. çapında    bir alanı kapsayan, ızgara planlı cadde ve sokak sistemine sahip bir kentti    ve Priene, Ephesos, Tralleis üçgeni arasında ticari ve stratejik açıdan önemli    bir konuma gelmişti. Magnesia antik kenti fazla yıkım ve tahribata uğramamıştır.    Bunda nehir taşmalarının ve Gümüş Dağı&#8217;ndan inen yağmur sularının getirdiği    mil tabakasının kenti örtmesinin de payı yüksektir. Magnesia&#8217;da ilk kazılar    kısa süreli bazı araştırmalardan sonra 1891 yılında Berlin Müzesi adına Carl    Humann tarafından yapılmıştır. 21 ay süren bu kazılarda tiyatro, Artemis tapınağı    ve sunağı, agora, Zeus tapınağı ve prytaneion kısmen ya da tamamen ortaya çıkarılmıştır.</p>
<p>Magnesia&#8217;da    bulunan eserler Paris, Berlin ve İstanbul müzelerinde sergilenmektedir. 1893    yılında sona eren kazılardan yaklaşık 100 yıl sonra, yavaş yavaş ortadan kaybolmakta    olan Magnesia&#8217;da kazılara 1984 yılında Kültür Bakanlığı ve Ankara Üniversitesi    adına yeniden başlanmıştır. Magnesia&#8217;nın zamanımızdaki ünü antik dönem mimarı    Hermogenes&#8217;ten kaynaklanmaktadır. Antik Dönem yazarı mimar Vitruvius&#8217;a göre    Hermogenes oktagonal pseudodipteros tapınak planını uygulayan ilk mimardır.    Vitruvius, Hermogenes&#8217;in baş yapıtının Magnesia&#8217;daki Artemis Leukophryene tapınağı    olduğunu söyler. Hermogenes&#8217;in tapınağı, Arkaik Döneme (İ.Ö. 6 yy.) ait olan    Artemis tapınağının kalıntıları üzerine Hellenistik Dönemde (İ.Ö. 3/2 yy.) inşa    edilmiştir. Tapınak, İon düzeninde 8 x 15 sütunlu olup 67.50 x 40 metreyi bulan    boyutlarıyla Anadolu&#8217;nun 4. büyük tapınağıdır. Tapınağın önünde &#8220;U&#8221; formlu planıyla    Bergama Zeus sunağına öncülük eden bir sunak bulunmaktaydı. Sunak, yüksekliği    iki insan boyuna ulaşan kabartma ve heykellerle bezenmişti. Magnesia&#8217;daki diğer    önemli bir yapı ise bugün toprak altında kalmış olan tiyatrodur. Magnesia tiyatrosu    (İ.Ö. 2 yy. sonu), Vitruvius&#8217;un verdiği genel tiyatro planına en fazla uyan    ender örneklerden biridir. 100 yıl önceki kazılardan sonra yeniden toprakla    örtülen diğer yapıların başında yine Hermogenes&#8217;in yaptığı varsayılan agora    ve Zeus tapınağı gelmektedir. 26.000 m² lik boyutu ile döneminin en büyük    çarşıları arasında yer alan agoradaki Zeus tapınağının cephesi bugün Berlin    Bergama Müzesi&#8217;nde sergilenmektedir. Magnesia&#8217;da bugün görülebilen diğer yapılar    Roma İmparatorluk dönemi ve daha sonralarına aittir. Spor ağırlıklı bir eğitim    merkezi olan gymnasion, Milet&#8217;teki Faustina hamamının küçük bir kopyası olan    hamam, tiyatro ile Artemision arasında yer alan odeion, 25.000 kişilik stadion,    su yolu theatron olarak adlandırılan, tiyatro planlı bitmemiş bir yapı, çarşı    bazilikası, niteliği henüz bilinmeyen bir Bizans yapısı ve Artemision&#8217;u da çevreleyen    Bizans suru Magnesia&#8217;da bilinen diğer yapılardır. 15. yüzyıla ait enine planlı    Çerkez Musa Camii ise örenyerinin tek İslâmî yapısıdır. Yabancı    ekiplerin büyük olanaklarla çalıştıkları Ephesos, Milletos, Aphrodisias ve Hierapolis    gibi ünlü antik kentlerimiz arasında, onlardan hiç de aşağı kalmayan ün ve öneme    sahip bu ören yerimizi gezin, görün, tanıyın, tanıtın.<!--:--><!--:en-->
<p><strong>Magnesia</strong></p>
<p>Magnesia ad Meandrum, Aydın İli, Germencik İlçesi Ortaklar Bucağına bağlı Tekin    Köy sınırları içinde Ortaklar-Söke karayolu üzerinde yer almaktadır. Kent, kuruluşunun    anlatıldığı efsaneye ve antik kaynaklara göre Thessalia&#8217;dan gelen ve Magnetler    olarak isimlendirilen bir kavim tarafından kurulmuştur. Apollon&#8217;un kehaneti    ve lider Leukippos&#8217;un öncülüğünde o dönemde bir koy olan bugünkü Bafa Gölü kıyısında    karaya çıkan Magnetlerin kurdukları ilk Magnesia&#8217;nın yeri kesin olarak bilinmemekle    birlikte, Menderes Nehri kenarında olduğunu antik kaynaklardan öğrenmekteyiz.    Menderes&#8217;in sürekli yatak değiştirip taşması sonucu oluşan salgın hastalıklar    ve Perslere karşı daha emin bir kent kurma zorunda kalmaları nedeniyle Magnetler,    İ.Ö. 400 yıllarında kenti bugünkü yerinde, Gümüşçay&#8217;ın yanında yeniden kurmuşlardır.    Hellenistik Dönemde önce Seleukos, ardından Bergama Krallığı&#8217;nın hakimiyetine    giren Magnesia, Roma Döneminde önemini korumuş, Bizans Döneminde piskoposluk    merkezi olmuştur. Magnesia, bir kent suru ile çevrili, yaklaşık 1.5 km. çapında    bir alanı kapsayan, ızgara planlı cadde ve sokak sistemine sahip bir kentti    ve Priene, Ephesos, Tralleis üçgeni arasında ticari ve stratejik açıdan önemli    bir konuma gelmişti. Magnesia antik kenti fazla yıkım ve tahribata uğramamıştır.    Bunda nehir taşmalarının ve Gümüş Dağı&#8217;ndan inen yağmur sularının getirdiği    mil tabakasının kenti örtmesinin de payı yüksektir. Magnesia&#8217;da ilk kazılar    kısa süreli bazı araştırmalardan sonra 1891 yılında Berlin Müzesi adına Carl    Humann tarafından yapılmıştır. 21 ay süren bu kazılarda tiyatro, Artemis tapınağı    ve sunağı, agora, Zeus tapınağı ve prytaneion kısmen ya da tamamen ortaya çıkarılmıştır.</p>
<p>Magnesia&#8217;da    bulunan eserler Paris, Berlin ve İstanbul müzelerinde sergilenmektedir. 1893    yılında sona eren kazılardan yaklaşık 100 yıl sonra, yavaş yavaş ortadan kaybolmakta    olan Magnesia&#8217;da kazılara 1984 yılında Kültür Bakanlığı ve Ankara Üniversitesi    adına yeniden başlanmıştır. Magnesia&#8217;nın zamanımızdaki ünü antik dönem mimarı    Hermogenes&#8217;ten kaynaklanmaktadır. Antik Dönem yazarı mimar Vitruvius&#8217;a göre    Hermogenes oktagonal pseudodipteros tapınak planını uygulayan ilk mimardır.    Vitruvius, Hermogenes&#8217;in baş yapıtının Magnesia&#8217;daki Artemis Leukophryene tapınağı    olduğunu söyler. Hermogenes&#8217;in tapınağı, Arkaik Döneme (İ.Ö. 6 yy.) ait olan    Artemis tapınağının kalıntıları üzerine Hellenistik Dönemde (İ.Ö. 3/2 yy.) inşa    edilmiştir. Tapınak, İon düzeninde 8 x 15 sütunlu olup 67.50 x 40 metreyi bulan    boyutlarıyla Anadolu&#8217;nun 4. büyük tapınağıdır. Tapınağın önünde &#8220;U&#8221; formlu planıyla    Bergama Zeus sunağına öncülük eden bir sunak bulunmaktaydı. Sunak, yüksekliği    iki insan boyuna ulaşan kabartma ve heykellerle bezenmişti. Magnesia&#8217;daki diğer    önemli bir yapı ise bugün toprak altında kalmış olan tiyatrodur. Magnesia tiyatrosu    (İ.Ö. 2 yy. sonu), Vitruvius&#8217;un verdiği genel tiyatro planına en fazla uyan    ender örneklerden biridir. 100 yıl önceki kazılardan sonra yeniden toprakla    örtülen diğer yapıların başında yine Hermogenes&#8217;in yaptığı varsayılan agora    ve Zeus tapınağı gelmektedir. 26.000 m² lik boyutu ile döneminin en büyük    çarşıları arasında yer alan agoradaki Zeus tapınağının cephesi bugün Berlin    Bergama Müzesi&#8217;nde sergilenmektedir. Magnesia&#8217;da bugün görülebilen diğer yapılar    Roma İmparatorluk dönemi ve daha sonralarına aittir. Spor ağırlıklı bir eğitim    merkezi olan gymnasion, Milet&#8217;teki Faustina hamamının küçük bir kopyası olan    hamam, tiyatro ile Artemision arasında yer alan odeion, 25.000 kişilik stadion,    su yolu theatron olarak adlandırılan, tiyatro planlı bitmemiş bir yapı, çarşı    bazilikası, niteliği henüz bilinmeyen bir Bizans yapısı ve Artemision&#8217;u da çevreleyen    Bizans suru Magnesia&#8217;da bilinen diğer yapılardır. 15. yüzyıla ait enine planlı    Çerkez Musa Camii ise örenyerinin tek İslâmî yapısıdır. Yabancı    ekiplerin büyük olanaklarla çalıştıkları Ephesos, Milletos, Aphrodisias ve Hierapolis    gibi ünlü antik kentlerimiz arasında, onlardan hiç de aşağı kalmayan ün ve öneme    sahip bu ören yerimizi gezin, görün, tanıyın, tanıtın.</p>
<p><!--:--></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://merakligezgin.com/magnesia-antik-kenti/ /feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kolophon ve Notion Antik Kentleri</title>
		<link>http://merakligezgin.com/kolophon-ve-notion-antik-kentleri/ </link>
		<comments>http://merakligezgin.com/kolophon-ve-notion-antik-kentleri/ #comments</comments>
		<pubDate>Sun, 23 Aug 2009 05:47:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Merakli Gezgin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Antik Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Aydın]]></category>
		<category><![CDATA[antik kent]]></category>
		<category><![CDATA[Didim]]></category>
		<category><![CDATA[klaros]]></category>
		<category><![CDATA[lidya]]></category>
		<category><![CDATA[pers]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://merakligezgin.com/?p=1730</guid>
		<description><![CDATA[Kolophon ve Notion (Değirmendere ve Ahmetbeyli)
Kolophon 12 İyon şehrinden biridir. Güçlü bir donanmaya ve süvari birliğine sahip olmasına rağmen, bir çok savaştan zarar görmüş ve deniz korsanları zamanında bile Lidya, Pers ve Makedonya kuvvetleri tarafından yönetilmiştir. Kolophon MÖ 302&#8242;de Lysimakhos tarafından yıkılınca, onun komşu şehri olan Notion önem kazanmıştır. Homer vatandaşlığını talep eden şehir Klaros [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!--:tr--><strong>Kolophon ve Notion (Değirmendere ve Ahmetbeyli)</strong></p>
<p>Kolophon 12 İyon şehrinden biridir. Güçlü bir donanmaya ve süvari birliğine sahip olmasına rağmen, bir çok savaştan zarar görmüş ve deniz korsanları zamanında bile Lidya, Pers ve Makedonya kuvvetleri tarafından yönetilmiştir. Kolophon MÖ 302&#8242;de Lysimakhos tarafından yıkılınca, onun komşu şehri olan Notion önem kazanmıştır. Homer vatandaşlığını talep eden şehir Klaros Tapınağı&#8217;yla ve nasihat merkezi olmasıyla da ünlüdür.<!--:--><!--:en-->
<p><strong>Kolophon ve Notion (Değirmendere ve Ahmetbeyli)</strong></p>
<p>Kolophon 12 İyon şehrinden biridir. Güçlü bir donanmaya ve süvari birliğine sahip olmasına rağmen, bir çok savaştan zarar görmüş ve deniz korsanları zamanında bile Lidya, Pers ve Makedonya kuvvetleri tarafından yönetilmiştir. Kolophon MÖ 302&#8242;de Lysimakhos tarafından yıkılınca, onun komşu şehri olan Notion önem kazanmıştır. Homer vatandaşlığını talep eden şehir Klaros Tapınağı&#8217;yla ve nasihat merkezi olmasıyla da ünlüdür.</p>
<p><!--:--></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://merakligezgin.com/kolophon-ve-notion-antik-kentleri/ /feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Klaros Antik Kenti</title>
		<link>http://merakligezgin.com/klaros-antik-kenti/ </link>
		<comments>http://merakligezgin.com/klaros-antik-kenti/ #comments</comments>
		<pubDate>Sun, 23 Aug 2009 05:38:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Merakli Gezgin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Antik Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Aydın]]></category>
		<category><![CDATA[antik kent]]></category>
		<category><![CDATA[denizpınarı]]></category>
		<category><![CDATA[ion]]></category>
		<category><![CDATA[kehanet]]></category>
		<category><![CDATA[klaros]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://merakligezgin.com/?p=1722</guid>
		<description><![CDATA[Klaros (Denizpınarı)

Klaros oniki İon kentinden biri olan Kolophon&#8217;a ait bir kehanet merkezidir.    İki kent arasında kurulmuş olan Klaros, Kolophon&#8217;un 13 km. güneyinde, Notion&#8217;un    (deniz üzerindeki Kolophon) 2 km. kuzeyinde yer alır. Buradaki Apollon Tapınağı,    Delphi ve Didim&#8217;deki gibi kehanet merkezi olarak uzun zaman büyük önem taşımıştır. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!--:tr--><strong>Klaros (Denizpınarı)<br />
</strong></p>
<p>Klaros oniki İon kentinden biri olan Kolophon&#8217;a ait bir kehanet merkezidir.    İki kent arasında kurulmuş olan Klaros, Kolophon&#8217;un 13 km. güneyinde, Notion&#8217;un    (deniz üzerindeki Kolophon) 2 km. kuzeyinde yer alır. Buradaki Apollon Tapınağı,    Delphi ve Didim&#8217;deki gibi kehanet merkezi olarak uzun zaman büyük önem taşımıştır.    Kutsal alan ile ilgili en eski bilgiler Homerik hymnoslarda (ezgiler) İ.Ö. 7.    ve 6. yüzyıla değin gitmektedir. Hellenistik ve Roma Dönemi boyunca da önem    taşıyan Klaros Apollon Tapınağı&#8217;nın yakınında bir kutsal mağaranın bulunması,    burada daha önceki dönemlerde bir Kybele kültünün varlığına işaret eder.</p>
<p>Klaros Apollon    kutsal alanı ilk olarak C. Schuchardt tarafından saptanmıştır. Daha sonra 1907    yılında Theodore Macridy kutsal yolun başlangıcında yer alan propylon&#8217;un (anıtsal    giriş binası) sütununu bularak, 1913 yılında Charles Picard ile birlikte propylonu    gün ışığına çıkarmış, aynı zamanda büyük eksedrayı bulmuştur. I. Dünya Savaşı    nedeniyle ara verilen çalışmalar 1950 yılında Louis Robert tarafından başlatılmış    ve 1961 yılına değin sürdürülmüştür. 27 yıllık bir aradan sonra 1988&#8242;de başlayan    kazılar, Prof. Dr. Juliette de La Geniere başkanlığındaki bir ekip tarafından    gerçekleştirilmektedir. 1988-1989 yıllarında yapılan sistematik temizlik çalışmaları    sayesinde, alüvyonlar altında kalmış olan yapılar açığa çıkarılmıştır.</p>
<p>Kutsal alanın    başlangıcında yer alan ve deniz yoluyla gelenler için giriş konumunda olan propylon,    İ.Ö. 2. yüzyılın ikinci yarısında inşa edilmiştir. Dor düzenindeki yapı kare    planlı olup 3 krepis üzerinde yükselmekte ve kuzey bölümünde iki sütun bulunmaktadır.    Orthostatlar, duvarlar, anteler ve sütunlarda Apollon kâhinine danışmak üzere,    kentler adına gelmiş olan delegelerin ve tanrı Apollon&#8217;a ilahiler söyleyen çocukların    isimlerini içeren yazıtlar yer alır.</p>
<p>Propylon ile tapınak    arasında uzanan ve tapınağın doğu cephesinde sona eren kutsal yolun iki kanadında,    üzerinde Roma Dönemi ileri gelenleri, Asya eyaleti valileri ve antik kentler    ile ilgili onur anıtları bulunmaktadır. Bunların üzerinde, anıt sahiplerine    ait olabilecek bronz heykellerin izleri görülür.</p>
<p>Apollon tapınağı,    26 x 46 m. boyutlarında olup Dor düzeninde inşa edilmiştir. Peripteros planındaki    (6 x 11 sütunlu) tapınak 5 krepis üzerinde yükselmekteydi. Tapınağın cellasında    (kült heykelinin bulunduğu oda) büyük boyutlu Apollon heykeliyle birlikte Artemis    ve Leto heykellerinin de ele geçirilmesi, burada Apollon&#8217;un yanı sıra kızkardeşi    Artemis ve anneleri Leto için de bir kültün varlığına işaret eder. Bulunan parçalara    göre 7-8 m. yüksekliğinde olabileceği düşünülen Apollon heykeli oturur durumda,    Artemis ve Leto heykelleri ise ayakta betimlenmiş olmalıdır. Bu anıtsal heykellerin    mulajları, tapınağın batısında yeniden düzenlenmiştir. Stilistik açıdan İ.Ö.    3. yüzyılda yapımına başlandığı anlaşılan tapınağın peristyloslu İmparator Hadrianus    (İ.S. 2. yüzyıl) tarafından tamamlanmıştır. Kazılardan elde edilen verilere    göre, söz konusu tapınağın altında Arkaik Dönemde de Apollon&#8217;a ait küçük bir    tapınağın ve sunağın bulunduğu anlaşılmaktadır.</p>
<p>Tapınağın cellasının    altında bugün taş kemerleri görülen kutsal bölümde kehanet, antik kaynaklara    göre Delphi&#8217;de olduğu gibi Pythia adı verilen kadın aracılığıyla değil, bir    erkek kâhin aracılığıyla gerçekleştirilmiştir. Klaros&#8217;ta bulunmuş olan yazıtların    kehanet üzerine hiçbir bilgi vermemekle birlikte, Bergama, Sivas, Amasya, Kayseri    ve Konya gibi kentlerde Klaros Apollonunun öğütlerini içeren yazıtlar bulunmuştur.    Bunun yanı sıra, Psidia kentlerinden Sagalassos&#8217;ta Klaros Apollon&#8217;u için bir    tapınak yapıldığı bilinmektedir. Klaros&#8217;taki    Apollon tapınağının kehanet alanındaki işlevini ortaya koyan en eski bilgi Büyük    İskender Dönemine gitmektedir. Pausanias&#8217;a göre; Büyük İskender&#8217;e rüyasında    Pagos Dağı&#8217;nın eteklerinde (Kadifekale) yeni, büyük bir kent kuracağı söylenmiş,    bunun üzerine kral rüyanın yorumu için Klaros&#8217;taki Apollon kâhinine danışarak    olumlu yanıt aldıktan sonra yeni Smyrna&#8217;yı kurmuştur. Tapınağın pronaosunda    (giriş bölümü) kuzey ve güney yönünde iki merdiven bulunmakta, bunlar mavi mermerden    yapılmış bir koridorda birleşmektedir. Doğu-batı yönündeki koridor, 0.70 m.    genişlikte, 2.10 m. yükseklikte olup, daha sonra ikiye ayrılarak yeraltı salonlarına    ulaşmaktadır. Yeraltındaki kemerli iki salondan oluşan, kâhinliğin yapıldığı    adyton (kutsal oda) kült heykelinin bulunduğu cellanın altında yer almaktadır.    Doğudaki kemerli salonda taş oturma bantlarının yanı sıra, Apollon&#8217;un kutsal    taşı olan mavi mermerden yapılmış omphalos bulunmaktadır. Bunun bir benzeri    de Delphi&#8217;de ele geçirilmiştir. Kâhin ve yazman, bekleme odası niteliğindeki    bu salonda durmaktaydı. Batıdaki ikinci salonda, doğudaki ile arasında yer alan    kapıdan başka bir giriş bulunmamakta, yalnızca kâhinin karanlıkta girebildiği    bu salonda, içinde kutsal suyun korunduğu, dikdörtgen bir kuyu yer almaktaydı.    Kâhin bu suyu içtikten sonra kehanetlerini şarkı şeklinde dile getirmekteydi.</p>
<p>Apollon tapınağının    27 m. doğusunda 9 x 18.45 m. ölçülerinde bir sunak yer almakta, tapınak ile    sunak arasında kuzey-güney yönünde yerleştirilmiş 4 sıra halinde 100 adet hayvan    bağlama bloğu bulunmaktadır. Üzerlerinde birer demir halkanın yer aldığı dikdörtgen    formlu taş bloklar şimdiye dek bulunmuş olan tek örnektir ve kurban törenleri    için yapılan düzenlemelerle ilgili bilgi vermesi açısından büyük önem taşımaktadır.    Törenlerin yapıldığı alanın kuzey kenarı boyunca yer alan bir sıra stel, kutsal    alanın bu bölümünü sınırlar görünümdedir. Klaros&#8217;ta ele geçirilmiş olan bir    decretum&#8217;dan, Apollon&#8217;a adanmış bayramların her beş yılda bir kutlandığı anlaşılmaktadır.    Apollon tapınağının kuzeyinde, ona paralel olarak inşa edilmiş İon düzeninde    küçük bir tapınak ve sunak yer almaktadır. Bu sunakta Arkaik Döneme ait Artemis    heykelinin ele geçirilmesi, söz konusu tapınağın Artemis&#8217;e adandığını göstermektedir.</p>
<p><!-- İçerik #--><!--:--><!--:en-->
<p><strong>Klaros (Denizpınarı)<br />
</strong></p>
<p>Klaros oniki İon kentinden biri olan Kolophon&#8217;a ait bir kehanet merkezidir.    İki kent arasında kurulmuş olan Klaros, Kolophon&#8217;un 13 km. güneyinde, Notion&#8217;un    (deniz üzerindeki Kolophon) 2 km. kuzeyinde yer alır. Buradaki Apollon Tapınağı,    Delphi ve Didim&#8217;deki gibi kehanet merkezi olarak uzun zaman büyük önem taşımıştır.    Kutsal alan ile ilgili en eski bilgiler Homerik hymnoslarda (ezgiler) İ.Ö. 7.    ve 6. yüzyıla değin gitmektedir. Hellenistik ve Roma Dönemi boyunca da önem    taşıyan Klaros Apollon Tapınağı&#8217;nın yakınında bir kutsal mağaranın bulunması,    burada daha önceki dönemlerde bir Kybele kültünün varlığına işaret eder.</p>
<p>Klaros Apollon    kutsal alanı ilk olarak C. Schuchardt tarafından saptanmıştır. Daha sonra 1907    yılında Theodore Macridy kutsal yolun başlangıcında yer alan propylon&#8217;un (anıtsal    giriş binası) sütununu bularak, 1913 yılında Charles Picard ile birlikte propylonu    gün ışığına çıkarmış, aynı zamanda büyük eksedrayı bulmuştur. I. Dünya Savaşı    nedeniyle ara verilen çalışmalar 1950 yılında Louis Robert tarafından başlatılmış    ve 1961 yılına değin sürdürülmüştür. 27 yıllık bir aradan sonra 1988&#8242;de başlayan    kazılar, Prof. Dr. Juliette de La Geniere başkanlığındaki bir ekip tarafından    gerçekleştirilmektedir. 1988-1989 yıllarında yapılan sistematik temizlik çalışmaları    sayesinde, alüvyonlar altında kalmış olan yapılar açığa çıkarılmıştır.</p>
<p>Kutsal alanın    başlangıcında yer alan ve deniz yoluyla gelenler için giriş konumunda olan propylon,    İ.Ö. 2. yüzyılın ikinci yarısında inşa edilmiştir. Dor düzenindeki yapı kare    planlı olup 3 krepis üzerinde yükselmekte ve kuzey bölümünde iki sütun bulunmaktadır.    Orthostatlar, duvarlar, anteler ve sütunlarda Apollon kâhinine danışmak üzere,    kentler adına gelmiş olan delegelerin ve tanrı Apollon&#8217;a ilahiler söyleyen çocukların    isimlerini içeren yazıtlar yer alır.</p>
<p>Propylon ile tapınak    arasında uzanan ve tapınağın doğu cephesinde sona eren kutsal yolun iki kanadında,    üzerinde Roma Dönemi ileri gelenleri, Asya eyaleti valileri ve antik kentler    ile ilgili onur anıtları bulunmaktadır. Bunların üzerinde, anıt sahiplerine    ait olabilecek bronz heykellerin izleri görülür.</p>
<p>Apollon tapınağı,    26 x 46 m. boyutlarında olup Dor düzeninde inşa edilmiştir. Peripteros planındaki    (6 x 11 sütunlu) tapınak 5 krepis üzerinde yükselmekteydi. Tapınağın cellasında    (kült heykelinin bulunduğu oda) büyük boyutlu Apollon heykeliyle birlikte Artemis    ve Leto heykellerinin de ele geçirilmesi, burada Apollon&#8217;un yanı sıra kızkardeşi    Artemis ve anneleri Leto için de bir kültün varlığına işaret eder. Bulunan parçalara    göre 7-8 m. yüksekliğinde olabileceği düşünülen Apollon heykeli oturur durumda,    Artemis ve Leto heykelleri ise ayakta betimlenmiş olmalıdır. Bu anıtsal heykellerin    mulajları, tapınağın batısında yeniden düzenlenmiştir. Stilistik açıdan İ.Ö.    3. yüzyılda yapımına başlandığı anlaşılan tapınağın peristyloslu İmparator Hadrianus    (İ.S. 2. yüzyıl) tarafından tamamlanmıştır. Kazılardan elde edilen verilere    göre, söz konusu tapınağın altında Arkaik Dönemde de Apollon&#8217;a ait küçük bir    tapınağın ve sunağın bulunduğu anlaşılmaktadır.</p>
<p>Tapınağın cellasının    altında bugün taş kemerleri görülen kutsal bölümde kehanet, antik kaynaklara    göre Delphi&#8217;de olduğu gibi Pythia adı verilen kadın aracılığıyla değil, bir    erkek kâhin aracılığıyla gerçekleştirilmiştir. Klaros&#8217;ta bulunmuş olan yazıtların    kehanet üzerine hiçbir bilgi vermemekle birlikte, Bergama, Sivas, Amasya, Kayseri    ve Konya gibi kentlerde Klaros Apollonunun öğütlerini içeren yazıtlar bulunmuştur.    Bunun yanı sıra, Psidia kentlerinden Sagalassos&#8217;ta Klaros Apollon&#8217;u için bir    tapınak yapıldığı bilinmektedir. Klaros&#8217;taki    Apollon tapınağının kehanet alanındaki işlevini ortaya koyan en eski bilgi Büyük    İskender Dönemine gitmektedir. Pausanias&#8217;a göre; Büyük İskender&#8217;e rüyasında    Pagos Dağı&#8217;nın eteklerinde (Kadifekale) yeni, büyük bir kent kuracağı söylenmiş,    bunun üzerine kral rüyanın yorumu için Klaros&#8217;taki Apollon kâhinine danışarak    olumlu yanıt aldıktan sonra yeni Smyrna&#8217;yı kurmuştur. Tapınağın pronaosunda    (giriş bölümü) kuzey ve güney yönünde iki merdiven bulunmakta, bunlar mavi mermerden    yapılmış bir koridorda birleşmektedir. Doğu-batı yönündeki koridor, 0.70 m.    genişlikte, 2.10 m. yükseklikte olup, daha sonra ikiye ayrılarak yeraltı salonlarına    ulaşmaktadır. Yeraltındaki kemerli iki salondan oluşan, kâhinliğin yapıldığı    adyton (kutsal oda) kült heykelinin bulunduğu cellanın altında yer almaktadır.    Doğudaki kemerli salonda taş oturma bantlarının yanı sıra, Apollon&#8217;un kutsal    taşı olan mavi mermerden yapılmış omphalos bulunmaktadır. Bunun bir benzeri    de Delphi&#8217;de ele geçirilmiştir. Kâhin ve yazman, bekleme odası niteliğindeki    bu salonda durmaktaydı. Batıdaki ikinci salonda, doğudaki ile arasında yer alan    kapıdan başka bir giriş bulunmamakta, yalnızca kâhinin karanlıkta girebildiği    bu salonda, içinde kutsal suyun korunduğu, dikdörtgen bir kuyu yer almaktaydı.    Kâhin bu suyu içtikten sonra kehanetlerini şarkı şeklinde dile getirmekteydi.</p>
<p>Apollon tapınağının    27 m. doğusunda 9 x 18.45 m. ölçülerinde bir sunak yer almakta, tapınak ile    sunak arasında kuzey-güney yönünde yerleştirilmiş 4 sıra halinde 100 adet hayvan    bağlama bloğu bulunmaktadır. Üzerlerinde birer demir halkanın yer aldığı dikdörtgen    formlu taş bloklar şimdiye dek bulunmuş olan tek örnektir ve kurban törenleri    için yapılan düzenlemelerle ilgili bilgi vermesi açısından büyük önem taşımaktadır.    Törenlerin yapıldığı alanın kuzey kenarı boyunca yer alan bir sıra stel, kutsal    alanın bu bölümünü sınırlar görünümdedir. Klaros&#8217;ta ele geçirilmiş olan bir    decretum&#8217;dan, Apollon&#8217;a adanmış bayramların her beş yılda bir kutlandığı anlaşılmaktadır.    Apollon tapınağının kuzeyinde, ona paralel olarak inşa edilmiş İon düzeninde    küçük bir tapınak ve sunak yer almaktadır. Bu sunakta Arkaik Döneme ait Artemis    heykelinin ele geçirilmesi, söz konusu tapınağın Artemis&#8217;e adandığını göstermektedir.</p>
<p><!-- İçerik #--></p>
<p><!--:--></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://merakligezgin.com/klaros-antik-kenti/ /feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gerga Antik Kenti &#8211; Çine İlçesi Deliktaş Mevkii</title>
		<link>http://merakligezgin.com/gerga-cine-ilcesi-deliktas-mevkii/ </link>
		<comments>http://merakligezgin.com/gerga-cine-ilcesi-deliktas-mevkii/ #comments</comments>
		<pubDate>Sat, 22 Aug 2009 05:00:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Merakli Gezgin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Antik Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Aydın]]></category>
		<category><![CDATA[antik kent]]></category>
		<category><![CDATA[çine]]></category>
		<category><![CDATA[gerga]]></category>
		<category><![CDATA[karia]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://merakligezgin.com/?p=1692</guid>
		<description><![CDATA[Gerga
Aydın İli&#8217;ne bağlı, Çine İlçesi Deliktaş mevkiinde yer alan kent, Alabanda antik    kentinin 13 km. kuzeybatısında bulunmaktadır. Kentin tarihinin Arkaik Döneme    kadar gittiğini gösteren izler vardır. Halen kent içinde görülen kalıntılar    Arkaik Dönem ve Roma Dönemine aittir. Gerga, Karia kültürünü yansıtan önemli    bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!--:tr-->Gerga</p>
<p>Aydın İli&#8217;ne bağlı, Çine İlçesi Deliktaş mevkiinde yer alan kent, Alabanda antik    kentinin 13 km. kuzeybatısında bulunmaktadır. Kentin tarihinin Arkaik Döneme    kadar gittiğini gösteren izler vardır. Halen kent içinde görülen kalıntılar    Arkaik Dönem ve Roma Dönemine aittir. Gerga, Karia kültürünü yansıtan önemli    bir merkezdir. Dağlar arasında kurulmuş bir kent olması nedeniyle Karia karakterini    korumuş olan kentlerden biri olarak nitelendirilmektedir. Sur duvarları tipik    Karia stilindedir.</p>
<p>Gerga adı kaynaklarda    bir kent olarak belirtildiği gibi yerel bir tanrıya ait olabileceği de belirtilmektedir.    En önemli yapı, halen ayakta olan ve tapınak olarak adlandırılabilecek özelliklere    sahip yapıdır. Büyük kesme taşlardan yapılmış, yapının üçgen alınlığında yazı    vardır. Yapının hemen altında yere düşmüş dev heykelin Kybele&#8217;ye ait olabileceği    düşünülmektedir. Heykelin zamanımızdan 20-30 yıl önce ayakta olduğu kaynaklardan    ve çevre halkından öğrenilmiştir.<!--:--><!--:en-->
<p>Gerga</p>
<p>Aydın İli&#8217;ne bağlı, Çine İlçesi Deliktaş mevkiinde yer alan kent, Alabanda antik    kentinin 13 km. kuzeybatısında bulunmaktadır. Kentin tarihinin Arkaik Döneme    kadar gittiğini gösteren izler vardır. Halen kent içinde görülen kalıntılar    Arkaik Dönem ve Roma Dönemine aittir. Gerga, Karia kültürünü yansıtan önemli    bir merkezdir. Dağlar arasında kurulmuş bir kent olması nedeniyle Karia karakterini    korumuş olan kentlerden biri olarak nitelendirilmektedir. Sur duvarları tipik    Karia stilindedir.</p>
<p>Gerga adı kaynaklarda    bir kent olarak belirtildiği gibi yerel bir tanrıya ait olabileceği de belirtilmektedir.    En önemli yapı, halen ayakta olan ve tapınak olarak adlandırılabilecek özelliklere    sahip yapıdır. Büyük kesme taşlardan yapılmış, yapının üçgen alınlığında yazı    vardır. Yapının hemen altında yere düşmüş dev heykelin Kybele&#8217;ye ait olabileceği    düşünülmektedir. Heykelin zamanımızdan 20-30 yıl önce ayakta olduğu kaynaklardan    ve çevre halkından öğrenilmiştir.</p>
<p><!--:--></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://merakligezgin.com/gerga-cine-ilcesi-deliktas-mevkii/ /feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
