Archive for the ‘Balıkçılık’ Category

Balıklar – Deniz Alası

Perşembe, Ağustos 27th, 2009

deniz_alasi

«Deniz alası», birçok dillerde «Karadeniz alabalığı» diye tanınır. Bu balık som balığı’na benzer, yalnız daha toplu yapılıdır, burnu da daha kısadır. Kuyruk yüzgeci de som balığı’nınkinden daha sığ çatallıdır. Sırtının rengi mavimsi-gridir, yanları ile karnı gümüş parıltılı beyaz ya da sarımsıdır. Bazısında geniş ve düzensiz siyah lekeler vardır bazısında ise yoktur.

Uzunluğu ortalama   50-70 santim, ağırlığı  1-4 kilodur. Bununla beraber 15 kilo ağırlığında olanlarının tutulduğu olmuştur.

Deniz alası, öbür alabalıklardan daha sıcak sularda yasayabilir. Bu yüzden dünya yüzünde çok yaygındır. Avrupa’da İzlanda ve Norveç’le Akdeniz arasındaki sularda, ayrıca Korsika’da, Sardunya’da, hatta doğuda Himalayalardan inen sularda görülür. Birleşik Amerika’nın kuzeyinde, Kanada’da, Arjantin’de, Güney Afrika’da, Seylân’da, Avustralya’da, Tasmanya’da ve Yeni Zelanda’da da tutunmuştur. Eti öbür alabalıklarınki kadar lezzetli değilse de başka türlere elverişli olmayan şartlar altında gelişebilmesi sebebiyle değerli bir balık sayılır.

Deniz alaları da, başka alabalıklar ve som balıkları gibi, yumurtlamak için nehirlere girerler. Bir de bütün hayatlarını tatlı suda geçirenleri vardır. Renkleri biraz farklı olduğu için, bunlar yakın zamana kadar ayrı bir tür  sanılıyordu.

Deniz alası’nın yumurtaları küre biçiminde ve yaklaşık olarak 5 milimetre çapındadır. Öbür alabalıkgillerin yumurtaları gibi sudan biraz ağır ve ilk yuımırtlandıklan zaman az’ çok yapışkandırlar. Dişi, yumurtalarının akıntıyla sürüklenmemesi için, akarsunun çakıllı dibinde 15-20 santim derinliğinde bir çukur kazar ve yumurtalarını bunun içine döker. Yumurtaların dibe yapışmaları da sürüklenmemelerinin sebeplerinden biridir. Dişi bir parti yumurta yumurtladıktan sonra eskisinden biraz yukarıda yeni bir çukur kazmaya girişir, bu arada yerinden oynattığı taşlar ve çakıllar eski çukurun içine yuvarlanarak yumurtaları örter. Yumurtalar böylece 15-20 santimlik bir çakıl örtüsünün altında, yumurta yiyen balıklardan ve başka hayvanlardan korunmuş olurlar. Yavrular çıkana kadar aradan 40-70 gün geçer.

Deniz alaları sonbahar sonlarında yumurta dökerler. Bir deniz alası hayatında yedi kere yumurtlayabilir.

deniz_alasi

«Deniz alası», birçok dillerde «Karadeniz alabalığı» diye tanınır. Bu balık som balığı’na benzer, yalnız daha toplu yapılıdır, burnu da daha kısadır. Kuyruk yüzgeci de som balığı’nınkinden daha sığ çatallıdır. Sırtının rengi mavimsi-gridir, yanları ile karnı gümüş parıltılı beyaz ya da sarımsıdır. Bazısında geniş ve düzensiz siyah lekeler vardır bazısında ise yoktur.

Uzunluğu ortalama   50-70 santim, ağırlığı  1-4 kilodur. Bununla beraber 15 kilo ağırlığında olanlarının tutulduğu olmuştur.

Deniz alası, öbür alabalıklardan daha sıcak sularda yasayabilir. Bu yüzden dünya yüzünde çok yaygındır. Avrupa’da İzlanda ve Norveç’le Akdeniz arasındaki sularda, ayrıca Korsika’da, Sardunya’da, hatta doğuda Himalayalardan inen sularda görülür. Birleşik Amerika’nın kuzeyinde, Kanada’da, Arjantin’de, Güney Afrika’da, Seylân’da, Avustralya’da, Tasmanya’da ve Yeni Zelanda’da da tutunmuştur. Eti öbür alabalıklarınki kadar lezzetli değilse de başka türlere elverişli olmayan şartlar altında gelişebilmesi sebebiyle değerli bir balık sayılır.

Deniz alaları da, başka alabalıklar ve som balıkları gibi, yumurtlamak için nehirlere girerler. Bir de bütün hayatlarını tatlı suda geçirenleri vardır. Renkleri biraz farklı olduğu için, bunlar yakın zamana kadar ayrı bir tür  sanılıyordu.

Deniz alası’nın yumurtaları küre biçiminde ve yaklaşık olarak 5 milimetre çapındadır. Öbür alabalıkgillerin yumurtaları gibi sudan biraz ağır ve ilk yuımırtlandıklan zaman az’ çok yapışkandırlar. Dişi, yumurtalarının akıntıyla sürüklenmemesi için, akarsunun çakıllı dibinde 15-20 santim derinliğinde bir çukur kazar ve yumurtalarını bunun içine döker. Yumurtaların dibe yapışmaları da sürüklenmemelerinin sebeplerinden biridir. Dişi bir parti yumurta yumurtladıktan sonra eskisinden biraz yukarıda yeni bir çukur kazmaya girişir, bu arada yerinden oynattığı taşlar ve çakıllar eski çukurun içine yuvarlanarak yumurtaları örter. Yumurtalar böylece 15-20 santimlik bir çakıl örtüsünün altında, yumurta yiyen balıklardan ve başka hayvanlardan korunmuş olurlar. Yavrular çıkana kadar aradan 40-70 gün geçer.

Deniz alaları sonbahar sonlarında yumurta dökerler. Bir deniz alası hayatında yedi kere yumurtlayabilir.

Taze Balık Nasıl Anlaşılır, Balık Nasıl Temizlenir ?

Perşembe, Ağustos 27th, 2009

fresh fish

Taze balığın görünüşü son derece canlı olur. Taze balık ile bayat balığı aşağıdaki farklılıkları ile anlayabiliriz:

1. Taze balığın gözleri parlak ve dışa bombeli olur. Balık tazeliğini yitirmeye başlayınca gözleri buğulanmaya başlar ve daha sonra içeri çöker.

2. Taze balığın derisi gergin ve parlak olur. Pulsuz balıklarda bayatlamaya başladıkça derisinin parlaklığı azalır ve özellikle karın tarafında buruşmalar meydana gelir. Taze balığa parmakla dokununca meydana gelen çukurluk anında düzelir. Halbuki bayatlamış balıklarda bu iz kalır. Balığın parlaklığıyla yetinmemek gerekir. Çünkü tezgahtaki balıklara devamlı su serpildiği için parlak görünebilirler.

3. Taze balığı başından tutup kaldırınca kuyruğu aynen tepsideki gibi dimdik kalkar. Halbuki bayat balığı bu şekilde kaldırınca kuyruk kısmı aşağı doğru sarkar.

4. Taze balığın solungaçları canlı kırmızı olur. Balık bayatladıkça bu renk değişir. Ancak bazı balıkçıların solungaçları kırmızı mürekkep ile boyadıklarını belirtmek lazım. Solungaçlardan aşağı doğru akan kırmızı sıvıyı çok kişi kan zannetsede aslında bu mürekkeptir. Böyle bir aldatmacaya başvuran tezgahtan kesinlikle balık alınmamalıdır.

5. Taze balık hemen hemen kokusuzdur. Bayatlamaya başlayınca asit kokusu yaymaya başlarlar.

6. Pullu balıkların pulları tazeyken vücuda sıkıca yapışıktır. Elimizi kafadan kuyruğa doğru sürtünce pulların gelmemesi gerekir.

Balık Nasıl Temizlenir?

PULSUZ VE KÜÇÜK BALIKLAR:

Pulsuz ve küçük boydaki balıkları temizlerken bıçağa gerek yoktur. Balığı sol avucunuzun içine alıp sağ elinizin işaret ve baş parmağı vasıtasıyla balığın kafasını kopararak ve sonra baş parmağınızı karnına sokup yararak temizleyebilirsiniz. Ardından bol suyla iyice yıkamanız gerekir.Balıkları kılçıklı bırakabileceğiniz gibi, pişireceğiniz yemeğe veya kendi arzunuza bağlı olarak fileto da çıkarabilkirsiniz. Bu işlem için karnını yardığınız parmağınızı hiç çıkarmadan kuyruğa kadar yürütmek ve sonra kılçığı ileri geri hafifce oynatıp yumuşak hareketlerle yerinden çıkarmak gerekir. Bu balıklar küçük olduğu için filetoları genelde birbirinden ayırmaya gerek yoktur. Filetoları açık veya kapanmış olarak kullanabilirsiniz. Bunun istisnaları ile filetonun ne şekilde kullanılacağı yemek tariflerinde belirtilmiştir.

Sardalya pullu balık olmakla birlikte yine aynı yöntemle ayıklanır. Ancak ayıklamadan önce parmaklarınızla pullarını kazıyabilirsiniz. Bu işlem için bıçak kullanmaya gerek yoktur, çünkü pullar iri ve yumuşak olduğu için parmak temasıyla yerlerinden ayrılırlar.

ORTA BÜYÜKLÜKTE VE PULSUZ BALIKLAR:

Uskumru, kolyos, istavrit, çinekop gibi orta büyüklükte ve pulsuz balıklar ise bıçak yardımıyla temizlenmelidir. Anüs üzerine bıçakla küçük bir kesik atıktan sonra balığın karnı yarılarak iç organları dışarı çıkarılarak karnı temizlenir. Bu arada solungaçlarının da koparılarak çıkarılması gereklidir. Temizlenmiş balığın içi ve başı bol su ile iyice yıkanmalı ve karın çevresindeki siyah zarlar ile kan pıhtıları bıçak ucuyla iyice temizlenmelidir.

Palamut, torik gibi balıkların karnını tamamen yarmak gerekmez. Anüsün üzerine atacağınız derince bir bıçak kesiğiyle bağırsakların vücuttan ayrılması sağlanır. Karın az yarılarak bıçak ucuyla iç organların tamamı dışarı alınır. Palamut ve torik gibi balıkları iki şekilde doğrayabilirsiniz; dilimlemek veya fileto çıkarmak. Eğer tava veya yahni yapacaksanız balığı 1 parmak (2 ila 2.5 santim) kalınlığında dilimler halinde kesebilirsiniz. Fırın balık için fileto çıkarılması daha iyi olur. Fileto çıkarmak için balığın kuyruk kısmından başlayıp kılçık paralelinde balığı ikiye ayırmak gerekir. Palamut ve toriğin baş kısmında fazla bir şey olmadığından kuyruğu ile birlikte kesip atabilirsiniz. Eğer bu balıklardan lakerda yapacaksanız dilimlerin kalınlığı iki misli yani asgari 4 santim olmalıdır. Lakerda için balık temizlenmesi özel itina ve işlem gerektirir.

filleting-fish12

PULLU BALIKLAR:

Pullu balıkların ise önce pullarının kazınması gerekir. Bu işlem için balığı yatırıp kuyruğundan tutarak bıçağı her iki yanına birkaç defa sürtmek gerekir. Balığın derisinin ve etlerinin zedelenmemesi, balığın kesilmemesi için bıçağı dik tutmak gerekir. İç organlarının temizlenmesi aynen palamutta olduğu gibidir. Balık büyüklüğüne ve yapılacak yemeğe göre bütün bırakılır veya fileto çıkarılır. Pilaki yapılması düşünülüyorsa kalın dilimlere bölebilirsiniz. Lüfer büyüklüğüne göre, kofana ise mutlaka fileto yapılmalıdır. Sarı kanat ise lüferin küçüğü olduğundan iki tarafı boyunca bıçakla çizilerek bütün bırakılır. Çinekopu ise çizmeye dahi gerek yoktur. Lüfer, çinekop, sarıkanat, kofana, levrek, çipura ve özellikle çorbaya uygun kırlangıç, öksüz, adabeyi ve iskorpit gibi balıkların kafaları koparılmaz. Özellikle ilk gruptaki balıkların yanak ve beyinleri çok lezzetlidir.

TULUM ÇIKARTMA:

Bazı pullu veya pulsuz balıkların derisi oldukça kalındır. Örneğin sinarit veya dil balığı gibi. Bu balıkların derisini komple çıkarabilirsiniz. Bu işleme tulum çıkartma denir. Bu durumda bıçağınızın ucunu kuyruk kısmından derinin altına sokup biraz ayırmak ve sonra oradan tutup yavaş yavaş yukarı doğru çekmek gerekir. Gerekirse arada bıçağınızla tulum çıkartmaya yardım edebilirsiniz. Bu işlemlerden sonra bolca akan kan temizlenmelidir. Pullu balıkların temizlenmesinde pullar etrafa saçılır ve eğer bu işlemi mutfağınızda yapıyorsanız etrafı batırır. Bu nedenle balıkçıda temizletmeyi tercih etmeniz önerilir

fresh fish

Taze balığın görünüşü son derece canlı olur. Taze balık ile bayat balığı aşağıdaki farklılıkları ile anlayabiliriz:

1. Taze balığın gözleri parlak ve dışa bombeli olur. Balık tazeliğini yitirmeye başlayınca gözleri buğulanmaya başlar ve daha sonra içeri çöker.

2. Taze balığın derisi gergin ve parlak olur. Pulsuz balıklarda bayatlamaya başladıkça derisinin parlaklığı azalır ve özellikle karın tarafında buruşmalar meydana gelir. Taze balığa parmakla dokununca meydana gelen çukurluk anında düzelir. Halbuki bayatlamış balıklarda bu iz kalır. Balığın parlaklığıyla yetinmemek gerekir. Çünkü tezgahtaki balıklara devamlı su serpildiği için parlak görünebilirler.

3. Taze balığı başından tutup kaldırınca kuyruğu aynen tepsideki gibi dimdik kalkar. Halbuki bayat balığı bu şekilde kaldırınca kuyruk kısmı aşağı doğru sarkar.

4. Taze balığın solungaçları canlı kırmızı olur. Balık bayatladıkça bu renk değişir. Ancak bazı balıkçıların solungaçları kırmızı mürekkep ile boyadıklarını belirtmek lazım. Solungaçlardan aşağı doğru akan kırmızı sıvıyı çok kişi kan zannetsede aslında bu mürekkeptir. Böyle bir aldatmacaya başvuran tezgahtan kesinlikle balık alınmamalıdır.

5. Taze balık hemen hemen kokusuzdur. Bayatlamaya başlayınca asit kokusu yaymaya başlarlar.

6. Pullu balıkların pulları tazeyken vücuda sıkıca yapışıktır. Elimizi kafadan kuyruğa doğru sürtünce pulların gelmemesi gerekir.

Balık Nasıl Temizlenir?

PULSUZ VE KÜÇÜK BALIKLAR:

Pulsuz ve küçük boydaki balıkları temizlerken bıçağa gerek yoktur. Balığı sol avucunuzun içine alıp sağ elinizin işaret ve baş parmağı vasıtasıyla balığın kafasını kopararak ve sonra baş parmağınızı karnına sokup yararak temizleyebilirsiniz. Ardından bol suyla iyice yıkamanız gerekir.Balıkları kılçıklı bırakabileceğiniz gibi, pişireceğiniz yemeğe veya kendi arzunuza bağlı olarak fileto da çıkarabilkirsiniz. Bu işlem için karnını yardığınız parmağınızı hiç çıkarmadan kuyruğa kadar yürütmek ve sonra kılçığı ileri geri hafifce oynatıp yumuşak hareketlerle yerinden çıkarmak gerekir. Bu balıklar küçük olduğu için filetoları genelde birbirinden ayırmaya gerek yoktur. Filetoları açık veya kapanmış olarak kullanabilirsiniz. Bunun istisnaları ile filetonun ne şekilde kullanılacağı yemek tariflerinde belirtilmiştir.

Sardalya pullu balık olmakla birlikte yine aynı yöntemle ayıklanır. Ancak ayıklamadan önce parmaklarınızla pullarını kazıyabilirsiniz. Bu işlem için bıçak kullanmaya gerek yoktur, çünkü pullar iri ve yumuşak olduğu için parmak temasıyla yerlerinden ayrılırlar.

ORTA BÜYÜKLÜKTE VE PULSUZ BALIKLAR:

Uskumru, kolyos, istavrit, çinekop gibi orta büyüklükte ve pulsuz balıklar ise bıçak yardımıyla temizlenmelidir. Anüs üzerine bıçakla küçük bir kesik atıktan sonra balığın karnı yarılarak iç organları dışarı çıkarılarak karnı temizlenir. Bu arada solungaçlarının da koparılarak çıkarılması gereklidir. Temizlenmiş balığın içi ve başı bol su ile iyice yıkanmalı ve karın çevresindeki siyah zarlar ile kan pıhtıları bıçak ucuyla iyice temizlenmelidir.

Palamut, torik gibi balıkların karnını tamamen yarmak gerekmez. Anüsün üzerine atacağınız derince bir bıçak kesiğiyle bağırsakların vücuttan ayrılması sağlanır. Karın az yarılarak bıçak ucuyla iç organların tamamı dışarı alınır. Palamut ve torik gibi balıkları iki şekilde doğrayabilirsiniz; dilimlemek veya fileto çıkarmak. Eğer tava veya yahni yapacaksanız balığı 1 parmak (2 ila 2.5 santim) kalınlığında dilimler halinde kesebilirsiniz. Fırın balık için fileto çıkarılması daha iyi olur. Fileto çıkarmak için balığın kuyruk kısmından başlayıp kılçık paralelinde balığı ikiye ayırmak gerekir. Palamut ve toriğin baş kısmında fazla bir şey olmadığından kuyruğu ile birlikte kesip atabilirsiniz. Eğer bu balıklardan lakerda yapacaksanız dilimlerin kalınlığı iki misli yani asgari 4 santim olmalıdır. Lakerda için balık temizlenmesi özel itina ve işlem gerektirir.

filleting-fish12

PULLU BALIKLAR:

Pullu balıkların ise önce pullarının kazınması gerekir. Bu işlem için balığı yatırıp kuyruğundan tutarak bıçağı her iki yanına birkaç defa sürtmek gerekir. Balığın derisinin ve etlerinin zedelenmemesi, balığın kesilmemesi için bıçağı dik tutmak gerekir. İç organlarının temizlenmesi aynen palamutta olduğu gibidir. Balık büyüklüğüne ve yapılacak yemeğe göre bütün bırakılır veya fileto çıkarılır. Pilaki yapılması düşünülüyorsa kalın dilimlere bölebilirsiniz. Lüfer büyüklüğüne göre, kofana ise mutlaka fileto yapılmalıdır. Sarı kanat ise lüferin küçüğü olduğundan iki tarafı boyunca bıçakla çizilerek bütün bırakılır. Çinekopu ise çizmeye dahi gerek yoktur. Lüfer, çinekop, sarıkanat, kofana, levrek, çipura ve özellikle çorbaya uygun kırlangıç, öksüz, adabeyi ve iskorpit gibi balıkların kafaları koparılmaz. Özellikle ilk gruptaki balıkların yanak ve beyinleri çok lezzetlidir.

TULUM ÇIKARTMA:

Bazı pullu veya pulsuz balıkların derisi oldukça kalındır. Örneğin sinarit veya dil balığı gibi. Bu balıkların derisini komple çıkarabilirsiniz. Bu işleme tulum çıkartma denir. Bu durumda bıçağınızın ucunu kuyruk kısmından derinin altına sokup biraz ayırmak ve sonra oradan tutup yavaş yavaş yukarı doğru çekmek gerekir. Gerekirse arada bıçağınızla tulum çıkartmaya yardım edebilirsiniz. Bu işlemlerden sonra bolca akan kan temizlenmelidir. Pullu balıkların temizlenmesinde pullar etrafa saçılır ve eğer bu işlemi mutfağınızda yapıyorsanız etrafı batırır. Bu nedenle balıkçıda temizletmeyi tercih etmeniz önerilir

Balık Temizleme Seti, Anında Fileto Çıkart, Kolayca Pullarını Temizle >>>

Salı, Mayıs 26th, 2009

baliklar_01Balıkları kolay temizlemenin şimdi bir yolu var. Balığı güvenli bir şekilde takabileceğiniz mandallı tahta sayesinde ister balığın derisini bir hamlede sıyırabilir ister fileto çıkartabilirsiniz.

Mandal sayesinde balık elinizden kaymaz bu sayede hem hızlı hem de güvenli çalışabilirsiniz. Setin içinde bulunan dairesel araç ile de balığın pullarını kolayca temizleyebilirsiniz, makas ile de yüzgeçleri ayırabilirsiniz.

Set içinde ayrıca 1 adet fileto ve 2 adet genel kullanım amaçlı bıçak da bulunmaktadır.

balik-fileto-kit