Archive for the ‘Günübirlik’ Category

İzmit’den Değirmendere’ye…

Cumartesi, Mayıs 1st, 2010

Bu hafta sonu olan gezim sabah 08.30 da Bostancıdan kalkan Adapazarı ekspresi ile başladı. Türkiye genelinde yapılan yağış ve sel uyarısına aldırmadan düştüm yollara:) Bir buçuk saat süren bir tren yolculuğunun ardından İzmit istasyonundaydım. Beni üniversiteden arkadaşlarım karşıladılar.

-
İlk önce istasyondan çarşıya küçük bir yürüyüş yaptık. İzmitli olan arkadaşım bizi İzmit çarşısında ki “Hoşgör Pastanesi” ne götürdü. 3 katlı bir mekan birde terası var, biz terasta oturmayı tercih ettik. Kahvaltı tabağı ve menemen istedik. Fiyatlar İstanbul’daki kahvaltı yapılan yerlerle aynı sayılır. Menemeni düz büyükçe bir kare tabak ile getirdiler. Kahvaltı tabakları klasikti. Peynir bal salatalık domates… Ama sunumları müşteriye olan yaklaşımları hoşuma gitti. İzmit Hoşgör Pastanesinden memnun ayrıldık.

Hosgor-Kahvalti

-
Sonra bir minibüse binerek Değirmendere’ye gittik. Arkadaşım burayı bana yıllarca anlata anlata bitiremedi. Gerçekten de anlattığı kadar varmış. Sakin sessiz sahil kenarlarını seviyorsanız, Değirmendere sizin için bir alternatif olabilir. Denizin kenarında yeşil alanlar, mermerden ve ahşaptan yapılmış heykeller var. Hatta denizin içinde de bu heykellerden görebilirsiniz.

Degirmendere

-
Yeşil alanların önünde bir yol geçiyor hemen arkasındaki evlerin altlarında da cafeler sıralanmış. Denize sıfır bir cafe tercih ediyorsanız 20-25 metre ilerde de denize sıfır olarak sıralanmış cafeler başlıyor.

Biz bunlardan “Yavuz” tercih ettik. Uzunca bir süre orada oturduk. Yavuzun tam karşısında da %100 meyveden yapılan dondurmalarıyla Değirmendere bilinen Özserbesler var. Ben karadutlunun reklamını görünce onu tercih ediyorum. Oradan da dondurmalarımızı alıp sahil yürüyüşümüze devam ediyoruz. Biraz daha ilerde kumsala inme şansınızda oluyor.

Ozserbesler
-

Yürürken fındık&lokum makinesi görüyoruz. Bu tarz makinelerde ya sakız ya da oyuncak küçük topların alındığını görmüştüm ilk kez karşılaştım hoşumuza gitti fikir.

Findik-makinasi

1 TL. attık içine, kolu çevirdik. Bir kutu fındığımızı aldık. Bayattır bu kesin diye söylendik ama yanılmışız fındıklar tap tazeydi. Değirmendere hafta sonu için günübirlik keyifli zaman geçirebileceğiniz bir sahil kenarı. Hem İstanbul dışı hem yakın ;)

Bu hafta sonu olan gezim sabah 08.30 da Bostancıdan kalkan Adapazarı ekspresi ile başladı. Türkiye genelinde yapılan yağış ve sel uyarısına aldırmadan düştüm yollara:) Bir buçuk saat süren bir tren yolculuğunun ardından İzmit istasyonundaydım. Beni üniversiteden arkadaşlarım karşıladılar.

-
İlk önce istasyondan çarşıya küçük bir yürüyüş yaptık. İzmitli olan arkadaşım bizi İzmit çarşısında ki “Hoşgör Pastanesi” ne götürdü. 3 katlı bir mekan birde terası var, biz terasta oturmayı tercih ettik. Kahvaltı tabağı ve menemen istedik. Fiyatlar İstanbul’daki kahvaltı yapılan yerlerle aynı sayılır. Menemeni düz büyükçe bir kare tabak ile getirdiler. Kahvaltı tabakları klasikti. Peynir bal salatalık domates… Ama sunumları müşteriye olan yaklaşımları hoşuma gitti. İzmit Hoşgör Pastanesinden memnun ayrıldık.

Hosgor-Kahvalti

-
Sonra bir minibüse binerek Değirmendere’ye gittik. Arkadaşım burayı bana yıllarca anlata anlata bitiremedi. Gerçekten de anlattığı kadar varmış. Sakin sessiz sahil kenarlarını seviyorsanız, Değirmendere sizin için bir alternatif olabilir. Denizin kenarında yeşil alanlar, mermerden ve ahşaptan yapılmış heykeller var. Hatta denizin içinde de bu heykellerden görebilirsiniz.

Degirmendere

-
Yeşil alanların önünde bir yol geçiyor hemen arkasındaki evlerin altlarında da cafeler sıralanmış. Denize sıfır bir cafe tercih ediyorsanız 20-25 metre ilerde de denize sıfır olarak sıralanmış cafeler başlıyor.

Biz bunlardan “Yavuz” tercih ettik. Uzunca bir süre orada oturduk. Yavuzun tam karşısında da %100 meyveden yapılan dondurmalarıyla Değirmendere bilinen Özserbesler var. Ben karadutlunun reklamını görünce onu tercih ediyorum. Oradan da dondurmalarımızı alıp sahil yürüyüşümüze devam ediyoruz. Biraz daha ilerde kumsala inme şansınızda oluyor.

Ozserbesler
-

Yürürken fındık&lokum makinesi görüyoruz. Bu tarz makinelerde ya sakız ya da oyuncak küçük topların alındığını görmüştüm ilk kez karşılaştım hoşumuza gitti fikir.

Findik-makinasi

1 TL. attık içine, kolu çevirdik. Bir kutu fındığımızı aldık. Bayattır bu kesin diye söylendik ama yanılmışız fındıklar tap tazeydi. Değirmendere hafta sonu için günübirlik keyifli zaman geçirebileceğiniz bir sahil kenarı. Hem İstanbul dışı hem yakın ;)

Büyükada Hakkında Herşey

Cumartesi, Mart 27th, 2010

BÜYÜKADA’DA GÖRÜLEBİLECEK YERLER

İSKELE BİNASI
Bu bina, Osmanlı Neo-Klasik akımın Büyükada’daki temsilcisidir. Mimarı kesin olarak bilinmemekle birlikte bu uslubun temsilcilerinden olan ve Bostancı ile Moda iskelelerini de yapan Mimar Vedat Tek olduğu tahmin edilmektedir. Yapım tarihi 1914 ‘tür. Çinileri Kütahyalı Mehmed Emin Efendi tarafından yapılmıştır. 1999-2001 yıllarında restorasyon uygulanmıştır.

KÖŞKLER
19.yy sonu ile 20.yy. başlarında yaptırılan ahşap köşkler geleneksel Türk mimarisi ile Batı’dan gelen mimari uslüpların karışımı olarak ortaya çıkmışlardır. Özellikle bizzat geliştiği Belçika, Almanya, Fransa gibi ülkelerde bile az sayıda örneği bulunan Art Nouveau uslubunda çok sayıda ve önemli derecede örnekleri Büyükada’da bulunmaktadır. Bu köşkleri haritada gösterilen Küçük Tur yolunu izleyerek görebilirsiniz.

YETİMHANE
İsa Tepesinde Hristos Manastırı’nın biraz ilerisinde Büyükada’nın en güzel yerlerinden birinde kuruludur. 1898 yılında bir Fransız şirketi tarafından otel olarak inşa edilmiştir. Yapının mimarı Alexandre Vallaury’dir.İstanbul’da doğmuş ve yaşamış olan Fransız asıllı bir mimardır. Yetimhane binası 26.000 m2′lik bir alan içinde bulunmaktadır. Yapı araziye kuzey-güney istikametinde yerleşmiş bir konumdadır. Boyu 101 m.dir. Yüksekliği araziye göre 22-24 m. arasında değişmektedir. Yapının özelliği geleneksel Türk konut şemasının ve teknolojisinin farklı boyutta ve işlevde bir yapıya uygulanmasıdır. Çıkmalar, çıkma destekleri, pencereler, çatı Türk mimarisinin bütün özelliklerini taşımaktadır. Bu bina ahşap karkas sistemde bu büyüklükte yapılmış Türkiye’deki, belki de dünyadaki tek yapıdır. Bina otel olarak yapılmasına rağmen devletten izin alınamaması yüzünden çalıştırılamamıştır. Daha sonra bir zengin Rum aile tarafından satın alınarak Patrikhaneye bağışlanmıştır. Parikhane tarafından da yetim Rum çocukları için okul olarak kullanılmıştır. 1970’lerin başlarında bina boşaltıldı. Yaklaşık 30 yıldır boş olarak tutulmaktadır.

HAMİDİYE CAMİİ
Ada Camii sokağında, yolun üzerinde kalan bir bahçe içindedir. Mimari açıdan eklektik bir yapıdır. II. Abdülhamid’in emri ile 1895 yılında inşa edilmiştir. Kesme küfeki taştan yapılmış olup iki katlıdır. Alt katı o yıllarda henüz okulu olmayan Türk çoçukları için okul olarak yapılmış, sonra okul başka binaya taşınınca, alt kat mescit olarak değerlendirilmiştir. Cami mekânı kareye yakın dikdörtgen planlıdır. Mihrap ve duvarlar çini taklidi nakışlarla süslüdür. Minaresi kesme küfeki taştan yapılmış olup, tek şerefelidir.

NİZAM CAMİİ
Nizam Cd. No.81 Büyükada adresindedir. 1967 yılında yapılmıştır.

HACI HAVVA ÖZEN CAMİİ
Çarşı içinde Ş.Recep Koç caddesi 26 numaradadır.1986 yılında yapılmıştır.

KUMSAL CAMİİ
Kumsal semtinde Deniz Kulübü Sokağında 22 numaradadır.1985 yılında yapılmıştır.

Aya Yorgi ManastırıPatrikhane kayıtlarına göre inşa tarihi 1751’dir. Bu tarihte yapılmış olan küçük kilise, şapel ve dua yeri eski kilise diye bilinir ve iki katlı, kiremit örtülü küçük bir yapıdır. Tepede çan kulesinin hemen arkasındaki kesme taştan yapılmış olan kilise ise yeni Aya Yorgi Kilisesidir ve 1905 de inşa edilmiş, 1909 yılında açılışı yapılmıştır.

Aya Nikola Manastırı
Manastır Karacabey Koyu’nun kuzeye bakan yamacında kuruludur. Bizans döneminde asıl manastır ve kilise deniz kenarında kurulu idi. Zamanla bu manastır yıkılıp denize göçünce XVI. yüzyılda şimdiki yerinde küçük bir kilise olarak yapıldı. 1894’deki büyük depremde yıkılan Heybeliada Ruhban Mektebini’ni yeniden inşa ettiren banker Stefanovik, artan malzeme ile de Aya Nikola manastırını yaptırmıştır.

HRİSTOS MANASTIRI
Ada’nın ikinci yüksek tepesi olan İsa Tepesi’nde kurulu olan ve aslı belki Bizanslılar dönemine dayanan bu manastır, 1597 yılında Patrik Meletios Pigas tarafından yeniden kurulmuştur. 6 Ağustos yortu günüdür. Bir anlamda bağ bozumunu sembolize etmektedir. O gün gelen ziyaretçilere papaz tarafından (bir zamanlar) üzüm ikram edilirmiş.

AYA DİMİTRİ CEMAAT KİLİSESİ
Ada’nın Kumsal semtinde, Zağnos Paşa caddesi ile Alaçam sokağının kesiştiği yerde büyük bir bahçe içindedir. Büyük dini bayramlarda ayin burada yapılmaktadır.Ortodoks adalıların müşterek gayret ve katkıları ile inşa edilmiştir. Dış cephede girişin üzerindeki kitabede 1856-1857 tarihi okunmaktadır. Dik dörtgen planlı, üç neflidir.

PANAİİYA KİLİSESİ
Bir kapısı çarşı caddesine, diğer kapısı arabacılar meydanına açılır. Panagiya Kiliseleri Meryem Ana adına yapılır ve üç yortuya atfedilir. Meryem Ana’nın doğumu (26 Ekim), Meryem Ananın mabede girmesi (21 Kasım), Meryem Ananın ölümü (15 Agustos). Adadaki büyük kilise de Meryem Ana’nın ölümüne adanmıştır ve bulunduğu yer Ada’nın eski mezarlık alanıdır.

AYA TODORİ ŞAPELİ
Maden semtinde Yılmaz Türk caddesinde evler arasında, yolun hemen altında, küçük bir şapeldir. Yoldan 17 basamakla inilir. Bunun da eski bir mezarlık kilisesi olduğu tahmin edilmektedir.

PROFİTİS İLİAS MEZARLIK KİLİSESİ
Aya Nikola’da Rum Ortodoks mezarlığı içindedir. 1878 yapılmıştır. 4 x 7mt. ölçüsünde dikdörtgen planlı, ahşap basit bir yapıdır.

ERMENİ KATOLİK KİLİSESİ
Anadolu kulübü’nden Çankaya Meydan’nına çıkan Mehmetçik sokakta soldadır. 1868 yılında Avrupalı tüccar Andon Apelyan tarafından Meryem Ana adına yaptırlmıştır. Tek açıklıklı dikdörtgen bir hacimden ibaret olup beşik tonoz örtülü, beşik çatılı kiremit örtülüdür.

SAN PACİFİCO LATİN KATOLİK KİLİSESİ
Bahçesi bir taraftan Lâla Hatun sokağına bir taraftan Yeni sokağa bakar. 1885 yılında yapılmıştır. Dikdörtgen planlı tek açıklıklı beşik tonoz örtülü, ahşap beşik çatılıdır. Ortodoks kiliselerinin aksine İkonastasis yoktur. Basit bir narteksi vardır.

MUSEVİ SİNAGOGU (Heset Le Abraham Sinagogu)
Kumsal semtinde olup dikdörtgen planlıdır. Sivri bir kubbesi vardır. 1921 yılında yapılmıştır.

Neler Yapabilirsiniz …
Saat meydanı civarındaki sokaklarda bulunan bisikletçilerden bisiklet kiralayabilirsiniz.
Yürüyerek, bisikletle yada faytonla Küçük Tur yaparak Ada’nın tabiat güzelliklerini, köşkleri görebilirsiniz.
Büyük Tur’a çıktığınızda bunlara ilaveten Ada’nın yerleşim olmayan kısımlarını da görürsünüz.
Birlik meydanına giderek Lunapark gazinosunda çamlar arasında dinlenebilirsiniz.
Birlik meydanından Yüce Tepeye çıkarak Ada’yı yukarıdan görme imkanına kavuşabilirsiniz.Yemek yiyebilirsiniz. Aya Yorgi Kilisesini ziyaret edebilirsiniz.
Birlik meydanından ormanın içine girerek Yetimhaneye ve Hristos Kilisesine gidebilirsiniz.
İskeleden Yürüyerek kısa sürede Hamidiye Camii ne varabilirsiniz.
Yürüyerek San Pacifico, Ermeni Katolik, Paragia ve Aya Dimitri Kiliselerine ulaşabilirsiniz.
Faytonla veya yürüyerek Aya Todori Şapeli, Aya Nikola Manastırı, Profitis İlias Kiliselerine giderek ziyaret edebilirsiniz.
Kumsal semtindeki Musevi Sinagogunu görebilirsiniz.
Dil burnuna giderek piknik yapabilirsiniz yada daha ilerideki Aşıklar Gazinosunda çamların altında semaverden çay içebilirsiniz.
Plajlara gidip yüzebilirsiniz.
Çankaya caddesindeki Türing Kültür Evi’ne gidebilirsiniz.
İskele civarındaki lokantalarda yemek yiyebilirsiniz.
Akşam (yaz aylarında) sinemaya gidebilirsiniz.
Otellerden birine yerleşip gecenin keyfini çıkarabilirsiniz

BÜYÜKADA’YA ULAŞIM
(Vapur, deniz otobüsü, motor tarifeleri)

VAPUR İLE YOLCULUK SÜRELERİ
Sirkeci – Büyükada : 90 dakika
Bostancı – Büyükada direkt : 30 dakika
Bostancı  – Heybeliada – Büyükada : 45 dakika
Bostancı – Tekmil Adalar – Büyükada : 60 dakika

DENİZ OTOBÜSÜ İLE YOLCULUK SÜRELERİ
Kabataş – Büyükada : 30 dakika
Bostancı – Büyükada : 10 dakika

Büyükada İskele Başmemurluğu
Tel. : (0216) 382 60 06

Büyükada Deniz Otobüsü İskele Memurluğu
Tel. : (0216) 382 44 36

Ada içi ulaşımda ise faytonlar kullanılmaktadır. İtfaiye, Emniyet, Belediye ve sağlık kurumlarının araçları dışında motorlu araç kullanımı yasaktır. Bu sebeple gürültü ve hava kirliliği yoktur

TARİHÇE
Büyükada’da Bizans öncesi yerleşimlere ait çok az bilgi vardır. Muhtemelen Antik dönemde meskun olan Ada’daki en önemli bulgu, 1930 yılında Karacabey mevkiindeki Rum Ortodoks mezarlığı yakınında bulunan ve Büyük İskender’in babası Makedonya kralı II. Filip’e ait altın sikkeleri ihtiva eden Büyükada Definesidir. Hepsi 207 altın sikkeden ibaret olup şu anda İstanbul Arkeoloji Müzesindedir. Büyükada, diğer İstanbul Adaları gibi yaklaşık 7 yüzyıllık Bizans döneminde hapishane ve manastırlarıyla ün kazanmıştır. Bu dönemde Bizans’ta ortaya çıkan taht kavgaları, siyasi ve dini içerikli anlaşmazlıklar neticesinde Büyükada’ya prensesler, prensler, din adamları sürgün olarak gönderilmiş ve bunlara korkunç işkenceler yapılmıştır.

İstanbul’un Türkler tarafından fethinden yaklaşık birbuçuk ay önce Fatih Sultan Mehmed’in kenti kuşatması sırasında Baltaoğlu Süleyman Bey bir donanma ile Kınalıada, Burgazada ve Heybeliada’yı teslim almış, yalnızca Büyükada bir kaleye sahip olduğu için kısa bir süre direnebilmiştir.

Türklerin Adaları alması ile huzur ve sükun gelmiştir. Yerli halk balıkçılık ve tarımla geçinmiştir. Manastır ve kiliselerdeki keşişler el yazması dini eserleri çoğaltarak hayatlarını sürdürmüşlerdir.

Ada’ya Türklerin yerleşmesi 1846′da küçük gemilerin hizmete başlaması ile oluşmuştur. 1875′de daha büyük gemilerin gelmesi ile düzenli seferlere geçilmiştir. Bundan sonra Ada’da nüfus hızla artmıştır. Zengin Türklerin yanısıra yabancılar da Ada’ya rağbet etmiş ve köşkler, konaklar, oteller dönemin mimari usluplarını yansıtan binalar, kiliseler ve cami yapılmıştır. 1861’de Padişah Abdülaziz döneminde İstanbul’da kurulan ilk üç belediye dairesinden biri olarak Yedinci Daire diye anılan Adalar Belediyesi Teşkilatı kuruldu ve merkezi Büyükada oldu.

1894’de meydana gelen depremde ve 1900′lü yılların başlarında çıkan çarşı yangınında önemli hasarlar meydana geldi. 1945 yılından sonra Ada’ya yazlığa gelen Türklerde çoğalma olmuş, iskele çevresinde başlayan yapılaşmalar kıyı boyunca devam ederek tepelere doğru tırmanmıştır. 1984 yılında SİT alanı olarak kabul edilen Büyükada İstanbul’un en seçkin yerlerinden biri olma özelliğini korumaktadır

BÜYÜKADA REHBERİ

GENEL BİLGİLER

Büyükada 9 adet adadan oluşan İstanbul Adaları’nın ilçe merkezidir. 5400 Km2 yüzölçümüne, 2000 yılı itibarı ile 7320 kişilik nufusa sahiptir. Bu nufus yaz aylarında 10 -15 katına kadar çıkmaktadır. Evlerin büyük çoğunluğu yazlık olarak kullanılmaktadır. İki tepeden oluşan Ada’nın kuzeyindeki İsa Tepesi (Hristos) 164 metre, güneyindeki Yüce Tepe (Aya Yorgi) ise 202 metredir.

BİTKİ ÖRTÜSÜ
Büyükada’da yerleşim dışındaki bitki örtüsü, incelendiğinde, iğne yapraklı orman (Pinus brutia Ten.), Maki garik formasyonundan oluştuğu görülmektedir. Ada’da orman kuran tek ağaç türü Kızılçam’dır. Ada’da Kızılçam’ın Türkiye’deki doğal yayılış sahası içerisinde kuzey sınırında yer alması, oldukça sığ topraklar üzerinde yetişmiş olması ve yüzyıllar boyu insan tesirinde kalması, eğri, büğrü, fazla boylanmayan gövdeli ferdlerin oluşmasına sebep olmuştur.
Ada’da Kızılçam ormanı dışında görülen ikinci bitki tipi makidir. Maki Türkiye’nin Akdeniz bölgesindeki bitki toplumları içerisinde en karakteristik doğal vejetasyon tipidir. Ada’da oldukça boylu, sekonder tipte oluşmuş maki elemanları görülür. Yerleşim yerlerinde ise pek çok ekzotik bitki türü Ada’ya uyum sağlamış olarak görülür.

BANKALAR
Büyükada’da 4 adet banka bulunmaktadır. Hepsinde ATM vardır.
1- Akbank : Ş. Recep Koç Cd. No.11/A  (0216) 382 63 19
2- T.İş Bankası : Düz sk. No.4  (0216) 382 64 67
3- Yapı veKredi Bankası : Gülistan Cd. No 10  (0216) 382 22 16
4- T.C. Ziraat Bankası : Ş. Recep Koç Cd. no 13-B  (0216) 382 10 00

EMNİYET
Adalar Emniyet Müdürlüğü Büyükada Karakol Meydanı‘ında bulunmaktadır. Herhangi bir sorununuz olduğunda emniyet müdürlüğüne başvurabileceğiniz gibi iskele binası içindeki polis departmanına da kolaylıkla ulaşabilirsiniz.
Adalar Emniyet Müdürlüğü Telefon: (0216) 382 60 36

SAĞLIK
Büyükada’da Adalar Devlet Hastanesi bulunmaktadır. Bu hastanede küçük çaplı ameliyatlar yapılabilmektedir. Daha büyük müdahaleler için hastalar Kartal Devlet Hastahanesi’ne veya başka bir sağlık kuruluşuna sevk edilmektedirler.
Belediyeye ait ambulans tekne hastaları kısa sürede Kartal’a ulaştırmaktadır.

İlaç ihtiyacı için Ada’da 4 adet eczahane bulunmaktadır.
Büyükada Eczahanesi : Çınar Cd. No: 2 (0216) 382 67 56
Halk Eczahanesi : Çınar Cd. No:17 (0216) 382 60 37
Merkez Eczahanesi : 23 Nisan Cd. No: 12 (0216) 382 63 92
Yeni Eczahanesi : Çınar Cd. No: 11 (0216) 382 38 00
Adalar Devlet Hastanesi : Lâla Hatun cd. No.47 (0216) 382 62 28
Ambulans    (0216) 382 68 03

Bir sağlık probleminiz olduğunda Turist Danışmaya (Information), Belediye Zabıtasına, Adalar Devlet Hastahanesi’ne müracaat edebilirsiniz.

OKULLAR
1- Büyükada Şehid Murat Yüksel İlköğretim Okulu (0216) 382 60 44
2- Büyükada İlköğretim Okulu (0216) 382 64 66
3- Büyükada Rum İlkokulu (0216) 382 64 82

SİNEMALAR
Büyükada’da 2 adet yazlık sinema bulunmaktadır. Bu sinemalar yaz sezonu boyunca açık olup, akşamları saat 22.00 de gösterime başlarlar. Genellikle her gün ayrı bir film gösterilir.
Büyükada Sineması : Lâla Hatun Sk. No 14
Lâle Sineması : Çınar Cd. No.52 (0216) 382 70 69

PASTAHANELER
Bahar Pastanesi : Saat Meydanı  (0216) 382 68 70
Büyükada Pastanesi : Ş. Recep Koç Cad. No: 42  (0216) 382 43 03
Güven Pastanesi : Ş. Recep Koç Cad. No: 14  (0216) 382 64 18

PLAJLAR
1- Nakibey Plajı : Maden semtinde olup, yürüyerek veya fayton ile gidebilirsiniz.
2- Kumsal Plajı : Kumsal semtindedir ve yürüyerek ya da fayton ile gidebilirsiniz
3- Yörükali Plajı : İskele yanından motorlu tekne seferleri vardır.
4- Prenses Plajı : İskele yanından motorlu tekne seferleri vardır, yürüyerek veya fayton ile de gidebilirsiniz.

KÜÇÜK TUR
İskeleden başlar. Çankaya caddesi, Nizam yoluyla Birlik Meydanına ulaşılır. Birlik Meydanından Rum Mezarlığı, Karacabey Koyu, Maden Yılmaz Türk Caddesi Yoluyla Çınar Meydanı ve iskeleye dönüş.

BÜYÜK TUR
Küçük Tur’daki gibi Birlik Meydanına varılır. Buradan Büyük Tur tabelasının gösterdiği yola girilir. Ada’nın arkası dolaşıldıktan sonra Rum mezarlığından sonra Küçük Tur’daki yol takip edilerek iskeleye dönülür.
Her iki tura da yürüyerek, bisikletle ya da fayton ile çıkabilirsiniz. Faytonla çıktığınız taktirde elinizdeki haritaya dikkat ediniz.

DİL BURNU
Büyükada’nın batısında yer alan Dil Burnu 500 metre uzunluğunda 100 metre genişliğindedir. Kuzeyinde kalan kısımda Nizam (Değirmen) Koyu, güneyinde ise plaj ve tesislerin bulunduğu Yörük Ali Koyu bulunmaktadır. Yaz aylarında Ada’ya günübirlik gelenlerin en çok tercih ettikleri yerlerden biridir. Çam ağaçlarının altında piknik masaları vardır.

ÖNEMLİ TELEFONLAR
Kaymakamlık  : (0216) 382 60 17
Belediye Başkanlığı  : (0216) 382 78 09
Belediye Santral  : (0216) 382 78 50
Büyükada Devlet Hastanesi  : (0216) 382 62 28
Merkez Sağlık Müdürlüğü  : (0216) 382 62 10
Ambulans  : (0216) 382 63 03
Belediye Zabıta  : (0216) 382 68 03
Halk Eğitim Merkezi : (0216) 382 56 66
Müftülük : (0216) 382 56 03
Milli Eğitim Müdürlüğü : (0216) 382 65 01
Büyükada İskele : (0216) 382 60 06
Deniz Otobüsü İskelesi : (0216) 382 44 36
Polis : (0216) 382 60 36
İtfaiye : (0216) 382 68 21
Iski : (0216) 382 62 15
PTT : (0216) 382 59 71
Muhtarlık (Nizam Mahallesi) : (0216) 382 59 32
Muhtarlık (Maden Mahallesi) : (0216) 382 45 86

KULÜPLER – DERNEKLER

ANADOLU KULÜBÜ
1906′da Leon Pearce adlı bir İngiliz avukatın önderliği ile Büyükada’da kurulan Prinkipo Yacht Club Company Ltd. 1923′de adını değiştirerek Büyükada Yat Klubü Osmanlı Anonim Şirketi adını, Cumhuriyet’in ilanından sonra ise Büyükada Yat Klubü Türk Anonim Şirketi adını aldı. 1937 de klubün iflası üzerine Atatürk’ün emri ile Yat Klüp, Anadolu Kulübü’nün Büyükada şubesine dönüştü.
Adres: 23 Nisan Cd. No.: 58 Büyükada
Telefon : (0216) 382 68 30 – 382 11 24

SEFEROĞLU KULÜBÜ
1972 yılında Seferoğlu Tenis ve Su Sporları Kulübü adıyla kurulmuştur. Amacı kulüp üyelerinin ve çocuklarının tenis, basketbol, yüzme, voleybol gibi sportif faaliyetlerde bulunabilmesini sağlamaktır. Kulübün yönetim binası olarak kullanılan Art Nouveau ve Ampir elemanlarla zenginleştirilmiş süslemesiyle seçmeci (eklektik) tarzdaki yapı 1999 yılının Ağustos ayında yanmıştır.
Adres: Çankaya cd. No: 68 Büyükada
Telefon : (0216) 382 54 64

BÜYÜKADA SU SPORLARI DERNEĞİ
Büyükada Deniz Kulübü olarak da bilinen dernek 1985 yılında 11 Büyükada’lı tarafından kuruldu. Amacı Adalı çocuklara ve gençlere su sporlarını sevdirmek ve öğretmektir. 1995 yılında başlattığı ve sadece yaz aylarında yapılan yüzme çalışmaları 1999 da kapalı havuzun da devreye girmesi ile 12 aya yayılmıştır. Büyükada da oturan ve okuyan her çocuk, kulübün tesislerinden ücretsiz olarak faydalanabilir. Büyükada Deniz Kulübü’nün yüzücüleri birçok müsabakalara katılmakta ve çok iyi neticeler elde etmektedirler.
Adres: Deniz Kulübü Sk. No: 18 Büyükada
Telefon : (0216) 382 75 76 – 382 76 01 Fax: (0216) 382 32 76

BÜYÜKADA KÜLTÜR DERNEĞİ
1994 de kurulan ve 1995 de faaliyete geçen Büyükada Kültür ve Yardımlaşma Derneği Büyükada ile ilgili yayınlar, kültür ve sanat faaliyetleri, çevre çalışmaları ve yardımlar yapmaktadır.
Adres: Çınar Meydanı No:18 Büyükada
Telefaks: (0216) 382 73 78

ADALAR ROTARY KULÜBÜ DERNEĞİ
Adres: Camii Sk. No: 9 Büyükada
Telefon: (0216) 382 28 55

Bu bilgiler için Panorama Butik Oteline teşekkür ederiz, otelin web sitesine gitmek için tıklayınız >>>

BÜYÜKADA’DA GÖRÜLEBİLECEK YERLER

İSKELE BİNASI
Bu bina, Osmanlı Neo-Klasik akımın Büyükada’daki temsilcisidir. Mimarı kesin olarak bilinmemekle birlikte bu uslubun temsilcilerinden olan ve Bostancı ile Moda iskelelerini de yapan Mimar Vedat Tek olduğu tahmin edilmektedir. Yapım tarihi 1914 ‘tür. Çinileri Kütahyalı Mehmed Emin Efendi tarafından yapılmıştır. 1999-2001 yıllarında restorasyon uygulanmıştır.

KÖŞKLER
19.yy sonu ile 20.yy. başlarında yaptırılan ahşap köşkler geleneksel Türk mimarisi ile Batı’dan gelen mimari uslüpların karışımı olarak ortaya çıkmışlardır. Özellikle bizzat geliştiği Belçika, Almanya, Fransa gibi ülkelerde bile az sayıda örneği bulunan Art Nouveau uslubunda çok sayıda ve önemli derecede örnekleri Büyükada’da bulunmaktadır. Bu köşkleri haritada gösterilen Küçük Tur yolunu izleyerek görebilirsiniz.

YETİMHANE
İsa Tepesinde Hristos Manastırı’nın biraz ilerisinde Büyükada’nın en güzel yerlerinden birinde kuruludur. 1898 yılında bir Fransız şirketi tarafından otel olarak inşa edilmiştir. Yapının mimarı Alexandre Vallaury’dir.İstanbul’da doğmuş ve yaşamış olan Fransız asıllı bir mimardır. Yetimhane binası 26.000 m2′lik bir alan içinde bulunmaktadır. Yapı araziye kuzey-güney istikametinde yerleşmiş bir konumdadır. Boyu 101 m.dir. Yüksekliği araziye göre 22-24 m. arasında değişmektedir. Yapının özelliği geleneksel Türk konut şemasının ve teknolojisinin farklı boyutta ve işlevde bir yapıya uygulanmasıdır. Çıkmalar, çıkma destekleri, pencereler, çatı Türk mimarisinin bütün özelliklerini taşımaktadır. Bu bina ahşap karkas sistemde bu büyüklükte yapılmış Türkiye’deki, belki de dünyadaki tek yapıdır. Bina otel olarak yapılmasına rağmen devletten izin alınamaması yüzünden çalıştırılamamıştır. Daha sonra bir zengin Rum aile tarafından satın alınarak Patrikhaneye bağışlanmıştır. Parikhane tarafından da yetim Rum çocukları için okul olarak kullanılmıştır. 1970’lerin başlarında bina boşaltıldı. Yaklaşık 30 yıldır boş olarak tutulmaktadır.

HAMİDİYE CAMİİ
Ada Camii sokağında, yolun üzerinde kalan bir bahçe içindedir. Mimari açıdan eklektik bir yapıdır. II. Abdülhamid’in emri ile 1895 yılında inşa edilmiştir. Kesme küfeki taştan yapılmış olup iki katlıdır. Alt katı o yıllarda henüz okulu olmayan Türk çoçukları için okul olarak yapılmış, sonra okul başka binaya taşınınca, alt kat mescit olarak değerlendirilmiştir. Cami mekânı kareye yakın dikdörtgen planlıdır. Mihrap ve duvarlar çini taklidi nakışlarla süslüdür. Minaresi kesme küfeki taştan yapılmış olup, tek şerefelidir.

NİZAM CAMİİ
Nizam Cd. No.81 Büyükada adresindedir. 1967 yılında yapılmıştır.

HACI HAVVA ÖZEN CAMİİ
Çarşı içinde Ş.Recep Koç caddesi 26 numaradadır.1986 yılında yapılmıştır.

KUMSAL CAMİİ
Kumsal semtinde Deniz Kulübü Sokağında 22 numaradadır.1985 yılında yapılmıştır.

Aya Yorgi ManastırıPatrikhane kayıtlarına göre inşa tarihi 1751’dir. Bu tarihte yapılmış olan küçük kilise, şapel ve dua yeri eski kilise diye bilinir ve iki katlı, kiremit örtülü küçük bir yapıdır. Tepede çan kulesinin hemen arkasındaki kesme taştan yapılmış olan kilise ise yeni Aya Yorgi Kilisesidir ve 1905 de inşa edilmiş, 1909 yılında açılışı yapılmıştır.

Aya Nikola Manastırı
Manastır Karacabey Koyu’nun kuzeye bakan yamacında kuruludur. Bizans döneminde asıl manastır ve kilise deniz kenarında kurulu idi. Zamanla bu manastır yıkılıp denize göçünce XVI. yüzyılda şimdiki yerinde küçük bir kilise olarak yapıldı. 1894’deki büyük depremde yıkılan Heybeliada Ruhban Mektebini’ni yeniden inşa ettiren banker Stefanovik, artan malzeme ile de Aya Nikola manastırını yaptırmıştır.

HRİSTOS MANASTIRI
Ada’nın ikinci yüksek tepesi olan İsa Tepesi’nde kurulu olan ve aslı belki Bizanslılar dönemine dayanan bu manastır, 1597 yılında Patrik Meletios Pigas tarafından yeniden kurulmuştur. 6 Ağustos yortu günüdür. Bir anlamda bağ bozumunu sembolize etmektedir. O gün gelen ziyaretçilere papaz tarafından (bir zamanlar) üzüm ikram edilirmiş.

AYA DİMİTRİ CEMAAT KİLİSESİ
Ada’nın Kumsal semtinde, Zağnos Paşa caddesi ile Alaçam sokağının kesiştiği yerde büyük bir bahçe içindedir. Büyük dini bayramlarda ayin burada yapılmaktadır.Ortodoks adalıların müşterek gayret ve katkıları ile inşa edilmiştir. Dış cephede girişin üzerindeki kitabede 1856-1857 tarihi okunmaktadır. Dik dörtgen planlı, üç neflidir.

PANAİİYA KİLİSESİ
Bir kapısı çarşı caddesine, diğer kapısı arabacılar meydanına açılır. Panagiya Kiliseleri Meryem Ana adına yapılır ve üç yortuya atfedilir. Meryem Ana’nın doğumu (26 Ekim), Meryem Ananın mabede girmesi (21 Kasım), Meryem Ananın ölümü (15 Agustos). Adadaki büyük kilise de Meryem Ana’nın ölümüne adanmıştır ve bulunduğu yer Ada’nın eski mezarlık alanıdır.

AYA TODORİ ŞAPELİ
Maden semtinde Yılmaz Türk caddesinde evler arasında, yolun hemen altında, küçük bir şapeldir. Yoldan 17 basamakla inilir. Bunun da eski bir mezarlık kilisesi olduğu tahmin edilmektedir.

PROFİTİS İLİAS MEZARLIK KİLİSESİ
Aya Nikola’da Rum Ortodoks mezarlığı içindedir. 1878 yapılmıştır. 4 x 7mt. ölçüsünde dikdörtgen planlı, ahşap basit bir yapıdır.

ERMENİ KATOLİK KİLİSESİ
Anadolu kulübü’nden Çankaya Meydan’nına çıkan Mehmetçik sokakta soldadır. 1868 yılında Avrupalı tüccar Andon Apelyan tarafından Meryem Ana adına yaptırlmıştır. Tek açıklıklı dikdörtgen bir hacimden ibaret olup beşik tonoz örtülü, beşik çatılı kiremit örtülüdür.

SAN PACİFİCO LATİN KATOLİK KİLİSESİ
Bahçesi bir taraftan Lâla Hatun sokağına bir taraftan Yeni sokağa bakar. 1885 yılında yapılmıştır. Dikdörtgen planlı tek açıklıklı beşik tonoz örtülü, ahşap beşik çatılıdır. Ortodoks kiliselerinin aksine İkonastasis yoktur. Basit bir narteksi vardır.

MUSEVİ SİNAGOGU (Heset Le Abraham Sinagogu)
Kumsal semtinde olup dikdörtgen planlıdır. Sivri bir kubbesi vardır. 1921 yılında yapılmıştır.

Neler Yapabilirsiniz …
Saat meydanı civarındaki sokaklarda bulunan bisikletçilerden bisiklet kiralayabilirsiniz.
Yürüyerek, bisikletle yada faytonla Küçük Tur yaparak Ada’nın tabiat güzelliklerini, köşkleri görebilirsiniz.
Büyük Tur’a çıktığınızda bunlara ilaveten Ada’nın yerleşim olmayan kısımlarını da görürsünüz.
Birlik meydanına giderek Lunapark gazinosunda çamlar arasında dinlenebilirsiniz.
Birlik meydanından Yüce Tepeye çıkarak Ada’yı yukarıdan görme imkanına kavuşabilirsiniz.Yemek yiyebilirsiniz. Aya Yorgi Kilisesini ziyaret edebilirsiniz.
Birlik meydanından ormanın içine girerek Yetimhaneye ve Hristos Kilisesine gidebilirsiniz.
İskeleden Yürüyerek kısa sürede Hamidiye Camii ne varabilirsiniz.
Yürüyerek San Pacifico, Ermeni Katolik, Paragia ve Aya Dimitri Kiliselerine ulaşabilirsiniz.
Faytonla veya yürüyerek Aya Todori Şapeli, Aya Nikola Manastırı, Profitis İlias Kiliselerine giderek ziyaret edebilirsiniz.
Kumsal semtindeki Musevi Sinagogunu görebilirsiniz.
Dil burnuna giderek piknik yapabilirsiniz yada daha ilerideki Aşıklar Gazinosunda çamların altında semaverden çay içebilirsiniz.
Plajlara gidip yüzebilirsiniz.
Çankaya caddesindeki Türing Kültür Evi’ne gidebilirsiniz.
İskele civarındaki lokantalarda yemek yiyebilirsiniz.
Akşam (yaz aylarında) sinemaya gidebilirsiniz.
Otellerden birine yerleşip gecenin keyfini çıkarabilirsiniz

BÜYÜKADA’YA ULAŞIM
(Vapur, deniz otobüsü, motor tarifeleri)

VAPUR İLE YOLCULUK SÜRELERİ
Sirkeci – Büyükada : 90 dakika
Bostancı – Büyükada direkt : 30 dakika
Bostancı  – Heybeliada – Büyükada : 45 dakika
Bostancı – Tekmil Adalar – Büyükada : 60 dakika

DENİZ OTOBÜSÜ İLE YOLCULUK SÜRELERİ
Kabataş – Büyükada : 30 dakika
Bostancı – Büyükada : 10 dakika

Büyükada İskele Başmemurluğu
Tel. : (0216) 382 60 06

Büyükada Deniz Otobüsü İskele Memurluğu
Tel. : (0216) 382 44 36

Ada içi ulaşımda ise faytonlar kullanılmaktadır. İtfaiye, Emniyet, Belediye ve sağlık kurumlarının araçları dışında motorlu araç kullanımı yasaktır. Bu sebeple gürültü ve hava kirliliği yoktur

TARİHÇE
Büyükada’da Bizans öncesi yerleşimlere ait çok az bilgi vardır. Muhtemelen Antik dönemde meskun olan Ada’daki en önemli bulgu, 1930 yılında Karacabey mevkiindeki Rum Ortodoks mezarlığı yakınında bulunan ve Büyük İskender’in babası Makedonya kralı II. Filip’e ait altın sikkeleri ihtiva eden Büyükada Definesidir. Hepsi 207 altın sikkeden ibaret olup şu anda İstanbul Arkeoloji Müzesindedir. Büyükada, diğer İstanbul Adaları gibi yaklaşık 7 yüzyıllık Bizans döneminde hapishane ve manastırlarıyla ün kazanmıştır. Bu dönemde Bizans’ta ortaya çıkan taht kavgaları, siyasi ve dini içerikli anlaşmazlıklar neticesinde Büyükada’ya prensesler, prensler, din adamları sürgün olarak gönderilmiş ve bunlara korkunç işkenceler yapılmıştır.

İstanbul’un Türkler tarafından fethinden yaklaşık birbuçuk ay önce Fatih Sultan Mehmed’in kenti kuşatması sırasında Baltaoğlu Süleyman Bey bir donanma ile Kınalıada, Burgazada ve Heybeliada’yı teslim almış, yalnızca Büyükada bir kaleye sahip olduğu için kısa bir süre direnebilmiştir.

Türklerin Adaları alması ile huzur ve sükun gelmiştir. Yerli halk balıkçılık ve tarımla geçinmiştir. Manastır ve kiliselerdeki keşişler el yazması dini eserleri çoğaltarak hayatlarını sürdürmüşlerdir.

Ada’ya Türklerin yerleşmesi 1846′da küçük gemilerin hizmete başlaması ile oluşmuştur. 1875′de daha büyük gemilerin gelmesi ile düzenli seferlere geçilmiştir. Bundan sonra Ada’da nüfus hızla artmıştır. Zengin Türklerin yanısıra yabancılar da Ada’ya rağbet etmiş ve köşkler, konaklar, oteller dönemin mimari usluplarını yansıtan binalar, kiliseler ve cami yapılmıştır. 1861’de Padişah Abdülaziz döneminde İstanbul’da kurulan ilk üç belediye dairesinden biri olarak Yedinci Daire diye anılan Adalar Belediyesi Teşkilatı kuruldu ve merkezi Büyükada oldu.

1894’de meydana gelen depremde ve 1900′lü yılların başlarında çıkan çarşı yangınında önemli hasarlar meydana geldi. 1945 yılından sonra Ada’ya yazlığa gelen Türklerde çoğalma olmuş, iskele çevresinde başlayan yapılaşmalar kıyı boyunca devam ederek tepelere doğru tırmanmıştır. 1984 yılında SİT alanı olarak kabul edilen Büyükada İstanbul’un en seçkin yerlerinden biri olma özelliğini korumaktadır

BÜYÜKADA REHBERİ

GENEL BİLGİLER

Büyükada 9 adet adadan oluşan İstanbul Adaları’nın ilçe merkezidir. 5400 Km2 yüzölçümüne, 2000 yılı itibarı ile 7320 kişilik nufusa sahiptir. Bu nufus yaz aylarında 10 -15 katına kadar çıkmaktadır. Evlerin büyük çoğunluğu yazlık olarak kullanılmaktadır. İki tepeden oluşan Ada’nın kuzeyindeki İsa Tepesi (Hristos) 164 metre, güneyindeki Yüce Tepe (Aya Yorgi) ise 202 metredir.

BİTKİ ÖRTÜSÜ
Büyükada’da yerleşim dışındaki bitki örtüsü, incelendiğinde, iğne yapraklı orman (Pinus brutia Ten.), Maki garik formasyonundan oluştuğu görülmektedir. Ada’da orman kuran tek ağaç türü Kızılçam’dır. Ada’da Kızılçam’ın Türkiye’deki doğal yayılış sahası içerisinde kuzey sınırında yer alması, oldukça sığ topraklar üzerinde yetişmiş olması ve yüzyıllar boyu insan tesirinde kalması, eğri, büğrü, fazla boylanmayan gövdeli ferdlerin oluşmasına sebep olmuştur.
Ada’da Kızılçam ormanı dışında görülen ikinci bitki tipi makidir. Maki Türkiye’nin Akdeniz bölgesindeki bitki toplumları içerisinde en karakteristik doğal vejetasyon tipidir. Ada’da oldukça boylu, sekonder tipte oluşmuş maki elemanları görülür. Yerleşim yerlerinde ise pek çok ekzotik bitki türü Ada’ya uyum sağlamış olarak görülür.

BANKALAR
Büyükada’da 4 adet banka bulunmaktadır. Hepsinde ATM vardır.
1- Akbank : Ş. Recep Koç Cd. No.11/A  (0216) 382 63 19
2- T.İş Bankası : Düz sk. No.4  (0216) 382 64 67
3- Yapı veKredi Bankası : Gülistan Cd. No 10  (0216) 382 22 16
4- T.C. Ziraat Bankası : Ş. Recep Koç Cd. no 13-B  (0216) 382 10 00

EMNİYET
Adalar Emniyet Müdürlüğü Büyükada Karakol Meydanı‘ında bulunmaktadır. Herhangi bir sorununuz olduğunda emniyet müdürlüğüne başvurabileceğiniz gibi iskele binası içindeki polis departmanına da kolaylıkla ulaşabilirsiniz.
Adalar Emniyet Müdürlüğü Telefon: (0216) 382 60 36

SAĞLIK
Büyükada’da Adalar Devlet Hastanesi bulunmaktadır. Bu hastanede küçük çaplı ameliyatlar yapılabilmektedir. Daha büyük müdahaleler için hastalar Kartal Devlet Hastahanesi’ne veya başka bir sağlık kuruluşuna sevk edilmektedirler.
Belediyeye ait ambulans tekne hastaları kısa sürede Kartal’a ulaştırmaktadır.

İlaç ihtiyacı için Ada’da 4 adet eczahane bulunmaktadır.
Büyükada Eczahanesi : Çınar Cd. No: 2 (0216) 382 67 56
Halk Eczahanesi : Çınar Cd. No:17 (0216) 382 60 37
Merkez Eczahanesi : 23 Nisan Cd. No: 12 (0216) 382 63 92
Yeni Eczahanesi : Çınar Cd. No: 11 (0216) 382 38 00
Adalar Devlet Hastanesi : Lâla Hatun cd. No.47 (0216) 382 62 28
Ambulans    (0216) 382 68 03

Bir sağlık probleminiz olduğunda Turist Danışmaya (Information), Belediye Zabıtasına, Adalar Devlet Hastahanesi’ne müracaat edebilirsiniz.

OKULLAR
1- Büyükada Şehid Murat Yüksel İlköğretim Okulu (0216) 382 60 44
2- Büyükada İlköğretim Okulu (0216) 382 64 66
3- Büyükada Rum İlkokulu (0216) 382 64 82

SİNEMALAR
Büyükada’da 2 adet yazlık sinema bulunmaktadır. Bu sinemalar yaz sezonu boyunca açık olup, akşamları saat 22.00 de gösterime başlarlar. Genellikle her gün ayrı bir film gösterilir.
Büyükada Sineması : Lâla Hatun Sk. No 14
Lâle Sineması : Çınar Cd. No.52 (0216) 382 70 69

PASTAHANELER
Bahar Pastanesi : Saat Meydanı  (0216) 382 68 70
Büyükada Pastanesi : Ş. Recep Koç Cad. No: 42  (0216) 382 43 03
Güven Pastanesi : Ş. Recep Koç Cad. No: 14  (0216) 382 64 18

PLAJLAR
1- Nakibey Plajı : Maden semtinde olup, yürüyerek veya fayton ile gidebilirsiniz.
2- Kumsal Plajı : Kumsal semtindedir ve yürüyerek ya da fayton ile gidebilirsiniz
3- Yörükali Plajı : İskele yanından motorlu tekne seferleri vardır.
4- Prenses Plajı : İskele yanından motorlu tekne seferleri vardır, yürüyerek veya fayton ile de gidebilirsiniz.

KÜÇÜK TUR
İskeleden başlar. Çankaya caddesi, Nizam yoluyla Birlik Meydanına ulaşılır. Birlik Meydanından Rum Mezarlığı, Karacabey Koyu, Maden Yılmaz Türk Caddesi Yoluyla Çınar Meydanı ve iskeleye dönüş.

BÜYÜK TUR
Küçük Tur’daki gibi Birlik Meydanına varılır. Buradan Büyük Tur tabelasının gösterdiği yola girilir. Ada’nın arkası dolaşıldıktan sonra Rum mezarlığından sonra Küçük Tur’daki yol takip edilerek iskeleye dönülür.
Her iki tura da yürüyerek, bisikletle ya da fayton ile çıkabilirsiniz. Faytonla çıktığınız taktirde elinizdeki haritaya dikkat ediniz.

DİL BURNU
Büyükada’nın batısında yer alan Dil Burnu 500 metre uzunluğunda 100 metre genişliğindedir. Kuzeyinde kalan kısımda Nizam (Değirmen) Koyu, güneyinde ise plaj ve tesislerin bulunduğu Yörük Ali Koyu bulunmaktadır. Yaz aylarında Ada’ya günübirlik gelenlerin en çok tercih ettikleri yerlerden biridir. Çam ağaçlarının altında piknik masaları vardır.

ÖNEMLİ TELEFONLAR
Kaymakamlık  : (0216) 382 60 17
Belediye Başkanlığı  : (0216) 382 78 09
Belediye Santral  : (0216) 382 78 50
Büyükada Devlet Hastanesi  : (0216) 382 62 28
Merkez Sağlık Müdürlüğü  : (0216) 382 62 10
Ambulans  : (0216) 382 63 03
Belediye Zabıta  : (0216) 382 68 03
Halk Eğitim Merkezi : (0216) 382 56 66
Müftülük : (0216) 382 56 03
Milli Eğitim Müdürlüğü : (0216) 382 65 01
Büyükada İskele : (0216) 382 60 06
Deniz Otobüsü İskelesi : (0216) 382 44 36
Polis : (0216) 382 60 36
İtfaiye : (0216) 382 68 21
Iski : (0216) 382 62 15
PTT : (0216) 382 59 71
Muhtarlık (Nizam Mahallesi) : (0216) 382 59 32
Muhtarlık (Maden Mahallesi) : (0216) 382 45 86

KULÜPLER – DERNEKLER

ANADOLU KULÜBÜ
1906′da Leon Pearce adlı bir İngiliz avukatın önderliği ile Büyükada’da kurulan Prinkipo Yacht Club Company Ltd. 1923′de adını değiştirerek Büyükada Yat Klubü Osmanlı Anonim Şirketi adını, Cumhuriyet’in ilanından sonra ise Büyükada Yat Klubü Türk Anonim Şirketi adını aldı. 1937 de klubün iflası üzerine Atatürk’ün emri ile Yat Klüp, Anadolu Kulübü’nün Büyükada şubesine dönüştü.
Adres: 23 Nisan Cd. No.: 58 Büyükada
Telefon : (0216) 382 68 30 – 382 11 24

SEFEROĞLU KULÜBÜ
1972 yılında Seferoğlu Tenis ve Su Sporları Kulübü adıyla kurulmuştur. Amacı kulüp üyelerinin ve çocuklarının tenis, basketbol, yüzme, voleybol gibi sportif faaliyetlerde bulunabilmesini sağlamaktır. Kulübün yönetim binası olarak kullanılan Art Nouveau ve Ampir elemanlarla zenginleştirilmiş süslemesiyle seçmeci (eklektik) tarzdaki yapı 1999 yılının Ağustos ayında yanmıştır.
Adres: Çankaya cd. No: 68 Büyükada
Telefon : (0216) 382 54 64

BÜYÜKADA SU SPORLARI DERNEĞİ
Büyükada Deniz Kulübü olarak da bilinen dernek 1985 yılında 11 Büyükada’lı tarafından kuruldu. Amacı Adalı çocuklara ve gençlere su sporlarını sevdirmek ve öğretmektir. 1995 yılında başlattığı ve sadece yaz aylarında yapılan yüzme çalışmaları 1999 da kapalı havuzun da devreye girmesi ile 12 aya yayılmıştır. Büyükada da oturan ve okuyan her çocuk, kulübün tesislerinden ücretsiz olarak faydalanabilir. Büyükada Deniz Kulübü’nün yüzücüleri birçok müsabakalara katılmakta ve çok iyi neticeler elde etmektedirler.
Adres: Deniz Kulübü Sk. No: 18 Büyükada
Telefon : (0216) 382 75 76 – 382 76 01 Fax: (0216) 382 32 76

BÜYÜKADA KÜLTÜR DERNEĞİ
1994 de kurulan ve 1995 de faaliyete geçen Büyükada Kültür ve Yardımlaşma Derneği Büyükada ile ilgili yayınlar, kültür ve sanat faaliyetleri, çevre çalışmaları ve yardımlar yapmaktadır.
Adres: Çınar Meydanı No:18 Büyükada
Telefaks: (0216) 382 73 78

ADALAR ROTARY KULÜBÜ DERNEĞİ
Adres: Camii Sk. No: 9 Büyükada
Telefon: (0216) 382 28 55

Bu bilgiler için Panorama Butik Oteline teşekkür ederiz, otelin web sitesine gitmek için tıklayınız >>>

Suada Club

Çarşamba, Ağustos 19th, 2009

İstanbul’u 360 derece seyre dalabileceğiniz  mekanlardan birisi Suada Club.
Suada Club hem aksam hem de gündüz eğlence dolu ve kıpır kıpır bir yer. Gündüzleri İstanbul’un muhteşem manzarasını seyredebilir bir yandan da denizin ortasında harika bir havuzun tadını çıkarabilirsiniz. Havuzun tadını doyasıya çıkarırken kokteyllerinizi yudumlamayı sakın unutmayın.
Suada
İstanbul manzarasını boğazın yanıp sönen harika ışıkları altında seyrederek vakit geçirmek isterseniz, Suada Club’ın farklı restoranlarında lezzetli yemeklerin tadını çıkarabilirsiniz.
Suda Kebap’nın mezeleri ve kebapları gerçekten tadılması gereken lezzetler arasında. Denizin ortasında balık yenir diyenlerdenseniz Suada bu alternatifi de düşünmüş ve G by Karafta adlı restoranını hizmete açmış bulunuyor.

Suada Club, bizlere yemek çeşitliliği açısından çok geniş bir yelpaze sunuyor.. Karar vermekte zorlanmak gerçekten kaçınılmaz. Bu durum da Suada Club’a tekrar ziyaretlerimizi arttıran bir sonuç haline geliyor.

Romantizm, keyif, lezzet ve hayata dair her şey bu güzel adada mevcut. Ajandanızda mutlaka bir günü bu özel yer için ayırın ve yazın son günlerini yaşadığımız bu günlerde yaza dair unutulmaz bir anı daha eklemiş olun….

İstanbul’u 360 derece seyre dalabileceğiniz  mekanlardan birisi Suada Club.
Suada Club hem aksam hem de gündüz eğlence dolu ve kıpır kıpır bir yer. Gündüzleri İstanbul’un muhteşem manzarasını seyredebilir bir yandan da denizin ortasında harika bir havuzun tadını çıkarabilirsiniz. Havuzun tadını doyasıya çıkarırken kokteyllerinizi yudumlamayı sakın unutmayın.
Suada
İstanbul manzarasını boğazın yanıp sönen harika ışıkları altında seyrederek vakit geçirmek isterseniz, Suada Club’ın farklı restoranlarında lezzetli yemeklerin tadını çıkarabilirsiniz.
Suda Kebap’nın mezeleri ve kebapları gerçekten tadılması gereken lezzetler arasında. Denizin ortasında balık yenir diyenlerdenseniz Suada bu alternatifi de düşünmüş ve G by Karafta adlı restoranını hizmete açmış bulunuyor.

Suada Club, bizlere yemek çeşitliliği açısından çok geniş bir yelpaze sunuyor.. Karar vermekte zorlanmak gerçekten kaçınılmaz. Bu durum da Suada Club’a tekrar ziyaretlerimizi arttıran bir sonuç haline geliyor.

Romantizm, keyif, lezzet ve hayata dair her şey bu güzel adada mevcut. Ajandanızda mutlaka bir günü bu özel yer için ayırın ve yazın son günlerini yaşadığımız bu günlerde yaza dair unutulmaz bir anı daha eklemiş olun….

Fenerbahçe Parkı

Çarşamba, Ağustos 19th, 2009

fenerbahce-parki

Fenerbahçe parkı

Kadıköy ilçesinin nadide semti Fenerbahçenin yarım ada kısmında bulunan fenerbahçe parkı bir çok aktiviteye mekan olma özelliğinde.

Sabah kahvaltılarınızı denize nazır bir şekilde asırlık ağaçların altında yapabilir. Çocuklarınızın şehir keşmekeşinden uzakta, park içinde bulunan oyun alanlarında keyifli vakit geçirdiğini izleyebilir, eğer bir fotoğraf tutkunuysanız hem doğa hem deniz temalı enstantenelerinizi kadrajlarınızda ölümsüzleştirebilir, koyu bir hayvan severseniz parkın içindeki kediler köpekler ve hatta akıllı kargalarla vakit geçirebilirsiniz.

-
Mesela bizim favorimiz olan bir sokak köpeğimiz var orda. Parka her gidişimizde onu arıyor, miskin miskin asırlık ağaç gölgelerinden birinde yatarken buluyoruz. Köpek değilde kedilerimi seviyorsunuz, o zaman bahar vakti yaramaz kedi yavruları her an her yerden fırlayıp sizleride oyunlarına dahil edebilirler.

Fenerbahce-parki-koca-kiz

Koca Kız

Parkın içinde girişte solda bulunan Romantika Cafe yi birşeyler yemek içmek için tercih edebilirsiniz. Cafenin girişinde bulunan büyük kafeslerdeki muhabbet kuşlarına ve tavşanlara merhaba demeden geçmeyin.

Parkın son yıllarda verdiği bir diğer hizmette, doğal düğün fotoğraf fonu olarak kullanılması. Nikah öncesi evlenecek çiftler fotoğrafçılarıyla parka gelip stüdyolara sıkışmış birbirine benzer pozların dışında hayal güçlerinin elverdiğince parkın doğal güzelleğinden yararlanarak o mutlu günlerini ölümsüzleştiriyorlar.

fenerbahce-sahil

Fenerbahçe Burunundan Marmara'ya Bakış...

-
Anadolu yakasında, hem trafikten uzak hem denize yakın bu doğası güzel Fenerbahçe Parkı
her mevsim tüm güzelliğini sizlerle paylaşmak için kapılarını açık tutuyor.

fenerbahce-parki

Fenerbahçe parkı

Kadıköy ilçesinin nadide semti Fenerbahçenin yarım ada kısmında bulunan fenerbahçe parkı bir çok aktiviteye mekan olma özelliğinde.

Sabah kahvaltılarınızı denize nazır bir şekilde asırlık ağaçların altında yapabilir. Çocuklarınızın şehir keşmekeşinden uzakta, park içinde bulunan oyun alanlarında keyifli vakit geçirdiğini izleyebilir, eğer bir fotoğraf tutkunuysanız hem doğa hem deniz temalı enstantenelerinizi kadrajlarınızda ölümsüzleştirebilir, koyu bir hayvan severseniz parkın içindeki kediler köpekler ve hatta akıllı kargalarla vakit geçirebilirsiniz.

-
Mesela bizim favorimiz olan bir sokak köpeğimiz var orda. Parka her gidişimizde onu arıyor, miskin miskin asırlık ağaç gölgelerinden birinde yatarken buluyoruz. Köpek değilde kedilerimi seviyorsunuz, o zaman bahar vakti yaramaz kedi yavruları her an her yerden fırlayıp sizleride oyunlarına dahil edebilirler.

Fenerbahce-parki-koca-kiz

Koca Kız

Parkın içinde girişte solda bulunan Romantika Cafe yi birşeyler yemek içmek için tercih edebilirsiniz. Cafenin girişinde bulunan büyük kafeslerdeki muhabbet kuşlarına ve tavşanlara merhaba demeden geçmeyin.

Parkın son yıllarda verdiği bir diğer hizmette, doğal düğün fotoğraf fonu olarak kullanılması. Nikah öncesi evlenecek çiftler fotoğrafçılarıyla parka gelip stüdyolara sıkışmış birbirine benzer pozların dışında hayal güçlerinin elverdiğince parkın doğal güzelleğinden yararlanarak o mutlu günlerini ölümsüzleştiriyorlar.

fenerbahce-sahil

Fenerbahçe Burunundan Marmara'ya Bakış...

-
Anadolu yakasında, hem trafikten uzak hem denize yakın bu doğası güzel Fenerbahçe Parkı
her mevsim tüm güzelliğini sizlerle paylaşmak için kapılarını açık tutuyor.

Heybeliada’ya Gidince…

Çarşamba, Ağustos 19th, 2009

heybeliada1

Heybeliada'nın Faytonları

İstanbul’da trafikten gürültüden uzak sakin bir nokta Heybeli Ada..
Bostancı İskelesinden 25 dk. süren harika bir vapur yolculuğunun ardından ulaştığınız Heybeliada İstanbul’da yaşayıpta onu görmeyenler için kaçırılmış bir fırsat adeta.. Adaya ilk geldiğinizde heybetiyle sizi kendisine hayran bırakan Deniz Lisesi ile karşılaşıyorsunuz Sahil boyu ilerlediğiniz zaman yeni yapılanma gerçekten dikkat çekici. Çay bahçelerinin balık restaurantları hepsi aynı sırada.

Heybeliada’ya gelmişken yeşille mavinin bu kadar iç içe olduğu değirmen burnuna gitmemek olmaz. İster faytonla ister yürüyerek buranın keyfi mutlaka çıkarılmalı.

Aşıklar için hazırlanmış bir turda var; Aşıklar Turu İstanbul’dan kaçıp sessizliğe sığındığınız bu yerde sizi gerçekten huzur bekliyor. Adanın çam limanına bakan tarafta denizle güneşin birleştiği yerde oturup dinlenebileceğiniz küçük banklarda mevcut.

Heybeliada’ya geldik denize girmeliyiz diye düşünürseniz GreenBeach Club  bu isteğinizi tam anlamıyla karşılamak için inşa edilmiş durumda. Giriş ücretleri hafta içi ve hafta sonu farklılık gösteren bu plaja vapur iskelesinden ücretsiz motor servisleri ile de ulaşmak mümkün.

Çok yorulduk gezdik ve güzel bir dondurmayı hak ettik diyorsanız sahil tarafında Nazlıgül pastanesinden  sadece kavun, sadece şeftali, sadece vişne ile yapılmış güllü dondurmalardan yemelisiniz… Külaha dondurmalar gül şekilde oturtuluyor ve bizler için hem görsel hemde leziz bir şölen başlamış bulunuyor..

heybeliada2

Heybeliada

Dondurmamızı yedikten sonra ada çayı ve harika deniz manzarası ile günü sonlandırmak isterseniz Denizatı çay bahçesi ideal mekanlardan birisi.

Adaya gelmişken Balık yiyelim mezeler ile kendimizi şımartalım diyorsanız , mezeleri ile gazetelerde yer bulan keyifle yemek yiyeceğiniz bir nokta ise Mavi Restaurant. Uzun yıllardır Heybeli adada yaz kış hizmet veren bu yerde mezeler ile doyup harika börekleri ıskalamayın derim.

Son olarak adaya geldiğinizde mutlaka dönüş saatlerinizi kontrol edin, vapur ,motor  veya denizotobüsünde adadan ayrılırken içinizin huzur dolduğunu hissedecek ve bir daha gelmek isteyeceksiniz :)

heybeliada1

Heybeliada'nın Faytonları

İstanbul’da trafikten gürültüden uzak sakin bir nokta Heybeli Ada..
Bostancı İskelesinden 25 dk. süren harika bir vapur yolculuğunun ardından ulaştığınız Heybeliada İstanbul’da yaşayıpta onu görmeyenler için kaçırılmış bir fırsat adeta.. Adaya ilk geldiğinizde heybetiyle sizi kendisine hayran bırakan Deniz Lisesi ile karşılaşıyorsunuz Sahil boyu ilerlediğiniz zaman yeni yapılanma gerçekten dikkat çekici. Çay bahçelerinin balık restaurantları hepsi aynı sırada.

Heybeliada’ya gelmişken yeşille mavinin bu kadar iç içe olduğu değirmen burnuna gitmemek olmaz. İster faytonla ister yürüyerek buranın keyfi mutlaka çıkarılmalı.

Aşıklar için hazırlanmış bir turda var; Aşıklar Turu İstanbul’dan kaçıp sessizliğe sığındığınız bu yerde sizi gerçekten huzur bekliyor. Adanın çam limanına bakan tarafta denizle güneşin birleştiği yerde oturup dinlenebileceğiniz küçük banklarda mevcut.

Heybeliada’ya geldik denize girmeliyiz diye düşünürseniz GreenBeach Club  bu isteğinizi tam anlamıyla karşılamak için inşa edilmiş durumda. Giriş ücretleri hafta içi ve hafta sonu farklılık gösteren bu plaja vapur iskelesinden ücretsiz motor servisleri ile de ulaşmak mümkün.

Çok yorulduk gezdik ve güzel bir dondurmayı hak ettik diyorsanız sahil tarafında Nazlıgül pastanesinden  sadece kavun, sadece şeftali, sadece vişne ile yapılmış güllü dondurmalardan yemelisiniz… Külaha dondurmalar gül şekilde oturtuluyor ve bizler için hem görsel hemde leziz bir şölen başlamış bulunuyor..

heybeliada2

Heybeliada

Dondurmamızı yedikten sonra ada çayı ve harika deniz manzarası ile günü sonlandırmak isterseniz Denizatı çay bahçesi ideal mekanlardan birisi.

Adaya gelmişken Balık yiyelim mezeler ile kendimizi şımartalım diyorsanız , mezeleri ile gazetelerde yer bulan keyifle yemek yiyeceğiniz bir nokta ise Mavi Restaurant. Uzun yıllardır Heybeli adada yaz kış hizmet veren bu yerde mezeler ile doyup harika börekleri ıskalamayın derim.

Son olarak adaya geldiğinizde mutlaka dönüş saatlerinizi kontrol edin, vapur ,motor  veya denizotobüsünde adadan ayrılırken içinizin huzur dolduğunu hissedecek ve bir daha gelmek isteyeceksiniz :)

Tuzla – Mercan

Pazartesi, Ağustos 17th, 2009

tuzla_gun_batimi

Tuzla Gün Batımı

Kimilerine göre İstanbulun sonu olsada bu ilçe, benim için İstanbul Tuzladan başlıyor..

Yerlisini daha çok mübadele döneminde Yunanistan’dan gelen Türklerin oluşturduğu Tuzla, ilerleyen yıllarda İstanbul’un aldığı göçlerden nasibini almış ve büyümüş, kalabalıklaşmış ancak sahil kısmı eski otantikliğini, doğallığını kaybetmemiştir.

Benim vazgeçemediğim bir “istanbul köşesi” olan Mercanda Tuzlada bulunmakta.

Küçük 2 koydan oluşan Mercan denizin doldurulmadan kaldığı nadir yerlerden. Denize girmek mümkün, hatta bir yelken okulu bile var. Tüple dalarak balık tutmayı sevenlerde mercanı tercih ediyorlar.Gün batımının en mükemmel şekilde izleneceği nadir noktalardan biri.

-

Mercanı oluşturan bu iki koyun adları “İstanbul Mercan ve “Ankara Mercan” olarak verilmiş.
İstanbul Mercanda gün batımını izlerken bir şeyler yemek isterseniz çeyrek asırlık Balık restoranı “ Angel Mercan Restoran” size çok keyif alacağınız bir akşam yemeği sunacaktır. Özel davetleriniz, yılbaşları, doğumgünleri içinde Angel Mercan Balık Restoran sizlere sınırsız hizmet verecektir.

-
5 metre kadar ilersinde ise ilk mübadillerin torunlarından olan Naim Beyin işlettiği bir çay bahçesi bulunmakta. Yıllardır mekan otantik yapısından hiç bir şey kabeybetmeden mercan sevdalılarına hizmet vermekte.

-
Gerçek çay tiryakileri İstanbul’un sonu olsada Naim Bey’i her haftasonu ziyaret etmekteler. Sabah kahvaltınızıda alıp gelebilirsiniz. Sabahları Mercanda poyrazın esmesiyle gelen iyot kokusu ve biraz ilerdeki balıkçıları bir türlü rahat bırakmayan martıların haylaz çığlıkları eşliğinde güne başlayabilirsiniz.

tuzla2

Bir diğer koy olan Ankara Mercanda ise sahil boyunca mimarisi birbirinden güzel olan müstakil evler sıralanmakta. Denizle içiçe olan bu evlerin hemen yanında Dodo Beach restoran ve sörf okulu yerini almakta. Dodo Beach ilk açıldığı yıllarda plaj hizmeti de vermiştir. Şimdilerde ise İstanbullular bu mekanı özel gün kutlamaları için tercih etmekteler.

tuzla
Mübadele öncesi rumların yaşadığı Mercan Manastır bölgesi olarak geçmekte, mercana gelirken mercan sapağından önce sağda, bahsedilen bu manastırın tarihi kalıntılarınıda görebilirsiniz. Tarihte Tuzla “Rum Balıkçı Köyü” olarakda adlandırılırmış.
Tuzlanın bu İstanbul içinde saklı kalmış ve özelliğini yitirmemiş mercan koyları haftasonunuzu geçirmek için çok keyif alacağınız bir alternatif olacaktır.

tuzla_gun_batimi

Tuzla Gün Batımı

Kimilerine göre İstanbulun sonu olsada bu ilçe, benim için İstanbul Tuzladan başlıyor..

Yerlisini daha çok mübadele döneminde Yunanistan’dan gelen Türklerin oluşturduğu Tuzla, ilerleyen yıllarda İstanbul’un aldığı göçlerden nasibini almış ve büyümüş, kalabalıklaşmış ancak sahil kısmı eski otantikliğini, doğallığını kaybetmemiştir.

Benim vazgeçemediğim bir “istanbul köşesi” olan Mercanda Tuzlada bulunmakta.

Küçük 2 koydan oluşan Mercan denizin doldurulmadan kaldığı nadir yerlerden. Denize girmek mümkün, hatta bir yelken okulu bile var. Tüple dalarak balık tutmayı sevenlerde mercanı tercih ediyorlar.Gün batımının en mükemmel şekilde izleneceği nadir noktalardan biri.

-

Mercanı oluşturan bu iki koyun adları “İstanbul Mercan ve “Ankara Mercan” olarak verilmiş.
İstanbul Mercanda gün batımını izlerken bir şeyler yemek isterseniz çeyrek asırlık Balık restoranı “ Angel Mercan Restoran” size çok keyif alacağınız bir akşam yemeği sunacaktır. Özel davetleriniz, yılbaşları, doğumgünleri içinde Angel Mercan Balık Restoran sizlere sınırsız hizmet verecektir.

-
5 metre kadar ilersinde ise ilk mübadillerin torunlarından olan Naim Beyin işlettiği bir çay bahçesi bulunmakta. Yıllardır mekan otantik yapısından hiç bir şey kabeybetmeden mercan sevdalılarına hizmet vermekte.

-
Gerçek çay tiryakileri İstanbul’un sonu olsada Naim Bey’i her haftasonu ziyaret etmekteler. Sabah kahvaltınızıda alıp gelebilirsiniz. Sabahları Mercanda poyrazın esmesiyle gelen iyot kokusu ve biraz ilerdeki balıkçıları bir türlü rahat bırakmayan martıların haylaz çığlıkları eşliğinde güne başlayabilirsiniz.

tuzla2

Bir diğer koy olan Ankara Mercanda ise sahil boyunca mimarisi birbirinden güzel olan müstakil evler sıralanmakta. Denizle içiçe olan bu evlerin hemen yanında Dodo Beach restoran ve sörf okulu yerini almakta. Dodo Beach ilk açıldığı yıllarda plaj hizmeti de vermiştir. Şimdilerde ise İstanbullular bu mekanı özel gün kutlamaları için tercih etmekteler.

tuzla
Mübadele öncesi rumların yaşadığı Mercan Manastır bölgesi olarak geçmekte, mercana gelirken mercan sapağından önce sağda, bahsedilen bu manastırın tarihi kalıntılarınıda görebilirsiniz. Tarihte Tuzla “Rum Balıkçı Köyü” olarakda adlandırılırmış.
Tuzlanın bu İstanbul içinde saklı kalmış ve özelliğini yitirmemiş mercan koyları haftasonunuzu geçirmek için çok keyif alacağınız bir alternatif olacaktır.

Bebek Camii, Boğazın Kenarında 100 yaşına girmek üzere

Cumartesi, Temmuz 25th, 2009

Bebek Camii – İstanbul

Bebek İskelesi’nin yanındadır. 1912 yılında Mimar Kemalettin yaptırmıştır. Neo-klasik akımın içinde değerlendirilen yapı, 8 köşeli kasnağa oturan büyük kubbe ile örtülüdür. Kubbe yanlarda 4 yarım kubbeyle desteklenmiştir. Tuğla yapının son cemaat yeri, 4 kalın sütuna oturan 3 kubbeyle örtülüdür. Mihrap yazısı, Hattat Hüseyin Macit Ayral’a aittir. Son derece güzel bir yapı olan bu camii dünyanın en iyi noktalarından biri olan Bebek sahilinde sizi bekliyor, mutlaka görmelisiniz. Çocuklu aileler Bebek Parkı içinde yer alan çocuk bahçesini de değerlendirebilir.
bebek_camisi

Bebek Camii – İstanbul

Bebek İskelesi’nin yanındadır. 1912 yılında Mimar Kemalettin yaptırmıştır. Neo-klasik akımın içinde değerlendirilen yapı, 8 köşeli kasnağa oturan büyük kubbe ile örtülüdür. Kubbe yanlarda 4 yarım kubbeyle desteklenmiştir. Tuğla yapının son cemaat yeri, 4 kalın sütuna oturan 3 kubbeyle örtülüdür. Mihrap yazısı, Hattat Hüseyin Macit Ayral’a aittir. Son derece güzel bir yapı olan bu camii dünyanın en iyi noktalarından biri olan Bebek sahilinde sizi bekliyor, mutlaka görmelisiniz. Çocuklu aileler Bebek Parkı içinde yer alan çocuk bahçesini de değerlendirebilir.
bebek_camisi

AquaPark Didim

Perşembe, Temmuz 23rd, 2009

Bu sene yaz tatilinde Didim’e çok yakın olan Akbük’te bir kaç gün konaklama fırsatım oldu. Akbük küçük bir yer gezmeniz pek zamanınızı almıyor. Daha çok sitelerin bulunduğu sakin bir sahil kasabası; bizede fazla sakin gelince bir aquapark macerası yaşamak istedik ve Didim Aquapark’ın yolunu tuttuk. Aquapark’a gidebilmek için Didim’den Apollon tapınağı tabelalarını takip ederek çıkın ve Mavişehir istikametine doğru ilerleyin sağınızda yol üstüne Aquapark’ı göreceksiniz.

aquapark_didim_01

Aquapark’ın sabah 9:00′da açıldığını öğrendik, kaydıraklar boş olur diye biz 9:45′de oradaydık tabii içeri girince öğrendik ki 10:30′da açılıyormuş kaydıraklar. Çalışanlara ve kendi tecrübeme dayanarak söyleyebilirimki saat 13:00′e kadar kaydıraklar sakin ve pek sıra beklenmiyor. Ancak daha sonra kalabalık biraz daha artıyor ama yinede hafta içleri bodrum veya kuş adası’ndaki aquaparklar kadar kalabalık olmuyor.  Saat 11:30 sularında dalga havuzu açılıyor, ardından köpük partisi ve “raindance” adını verdikleri suların içinde dans başlıyor. Dalga havuzuna gidecekseniz tüm aquaparklardaki tecrübelerime dayanarak; dalga havuzu açılacak anonsunu duyduğunuz an hemen gidin. Biraz gecikince dalga havuzunda yer bulmak çok zor oluyor ve insan girmekten vazgeçebiliyor.

Su kaydıraklardan özellikle Tsunami adlı kaydırak ve Spacehole benim için çok eğlenceliydi. Tsunamide önce boşluğa düşüyorsunuz sonra yukarı doğru tırmanıyorsunuz ve ardından geri geri aşağıya kayıyorsunuz bu haraketi 2-3 kez yapıyorsunuz ve eğlence sonlanıyor :D Spacehole da ise dümdüz inerken yuvarlak bir yere giriyorsunuz ve bir kaç tur dönüp bir delikten havuza düşüyorsunuz. Başka bir çok kaydırak daha bulunuyor. Çocuklar içinde bir bölümleri ve kaydırakları var.

aquapark_didim_02

Biz Didim Aquapark’da çok eğlendik saat 16:30 gibi Akbük’e dönmek için ayrıldık. Yolunuz düşerse sizede iyi eğlenceler. Not: giriş 25 tl idi, ancak carrefour’dan 5 tl indirim çekimiz vardı :D

(Temmuz 2009)

Bu sene yaz tatilinde Didim’e çok yakın olan Akbük’te bir kaç gün konaklama fırsatım oldu. Akbük küçük bir yer gezmeniz pek zamanınızı almıyor. Daha çok sitelerin bulunduğu sakin bir sahil kasabası; bizede fazla sakin gelince bir aquapark macerası yaşamak istedik ve Didim Aquapark’ın yolunu tuttuk. Aquapark’a gidebilmek için Didim’den Apollon tapınağı tabelalarını takip ederek çıkın ve Mavişehir istikametine doğru ilerleyin sağınızda yol üstüne Aquapark’ı göreceksiniz.

aquapark_didim_01

Aquapark’ın sabah 9:00′da açıldığını öğrendik, kaydıraklar boş olur diye biz 9:45′de oradaydık tabii içeri girince öğrendik ki 10:30′da açılıyormuş kaydıraklar. Çalışanlara ve kendi tecrübeme dayanarak söyleyebilirimki saat 13:00′e kadar kaydıraklar sakin ve pek sıra beklenmiyor. Ancak daha sonra kalabalık biraz daha artıyor ama yinede hafta içleri bodrum veya kuş adası’ndaki aquaparklar kadar kalabalık olmuyor.  Saat 11:30 sularında dalga havuzu açılıyor, ardından köpük partisi ve “raindance” adını verdikleri suların içinde dans başlıyor. Dalga havuzuna gidecekseniz tüm aquaparklardaki tecrübelerime dayanarak; dalga havuzu açılacak anonsunu duyduğunuz an hemen gidin. Biraz gecikince dalga havuzunda yer bulmak çok zor oluyor ve insan girmekten vazgeçebiliyor.

Su kaydıraklardan özellikle Tsunami adlı kaydırak ve Spacehole benim için çok eğlenceliydi. Tsunamide önce boşluğa düşüyorsunuz sonra yukarı doğru tırmanıyorsunuz ve ardından geri geri aşağıya kayıyorsunuz bu haraketi 2-3 kez yapıyorsunuz ve eğlence sonlanıyor :D Spacehole da ise dümdüz inerken yuvarlak bir yere giriyorsunuz ve bir kaç tur dönüp bir delikten havuza düşüyorsunuz. Başka bir çok kaydırak daha bulunuyor. Çocuklar içinde bir bölümleri ve kaydırakları var.

aquapark_didim_02

Biz Didim Aquapark’da çok eğlendik saat 16:30 gibi Akbük’e dönmek için ayrıldık. Yolunuz düşerse sizede iyi eğlenceler. Not: giriş 25 tl idi, ancak carrefour’dan 5 tl indirim çekimiz vardı :D

(Temmuz 2009)

Yabancı gözüyle Türkiye’de görülmesi gereken 5 yer

Çarşamba, Mayıs 27th, 2009


Turks & Caicos: Top 5 Things To Visit In Turkey

1. Ayasofya ve Sultanahmet Camii

2. Troya Antik Kenti

3. Kapalıçarşı (dünyanın en büyük kapalı çarşısı)

4. Topkapı Sarayı

5. Pamukkale


Turks & Caicos: Top 5 Things To Visit In Turkey

1. Ayasofya ve Sultanahmet Camii

2. Troya Antik Kenti

3. Kapalıçarşı (dünyanın en büyük kapalı çarşısı)

4. Topkapı Sarayı

5. Pamukkale