Archive for the ‘Gezilecek Yerler’ Category

Yeni bir gezginimizden ilk yazısı >> Kız Kalesi / Mersin

Salı, Mayıs 4th, 2010

Mersin-Kizkalesi

Kız kalesi,

Mersinden sonra 40 km ileride Ayaş dan sonra denizin ortasında muhteşem görüntüsü ile gözünüze çarpmaktadır. Kız Kalesi çevresi Mersine göre tam bir tatil köyü tarzında. Kız Kalesinin İstanbul’daki Kız Kulesi ile hikayesi aynı. Birkaç kişiye sorsak da bu hikaye değişmedi,rivayetler hep aynıydı.Yoldan geçerken baktığınızda o güzel manzaraya takılmamak imkansız.

Sahilin bir kenarından kaleye gitmek için küçük motorlar çalışmakta. Çok pahalı da değil 5-tl karşılığında kaleye gidebiliyorsunuz. Biz denizden sonra gezmek istediğimiz için seferler bitmişti, biraz erken gitmek gerekiyormuş. Kaleyi gezememek içimizde kalsada bir dahaki sefere dedik artık.

Yolunuz mersin taraflarına düştüğünde mutlaka gidilmesi gereken yerlerden biri.


Mersin-Kizkalesi

Kız kalesi,

Mersinden sonra 40 km ileride Ayaş dan sonra denizin ortasında muhteşem görüntüsü ile gözünüze çarpmaktadır. Kız Kalesi çevresi Mersine göre tam bir tatil köyü tarzında. Kız Kalesinin İstanbul’daki Kız Kulesi ile hikayesi aynı. Birkaç kişiye sorsak da bu hikaye değişmedi,rivayetler hep aynıydı.Yoldan geçerken baktığınızda o güzel manzaraya takılmamak imkansız.

Sahilin bir kenarından kaleye gitmek için küçük motorlar çalışmakta. Çok pahalı da değil 5-tl karşılığında kaleye gidebiliyorsunuz. Biz denizden sonra gezmek istediğimiz için seferler bitmişti, biraz erken gitmek gerekiyormuş. Kaleyi gezememek içimizde kalsada bir dahaki sefere dedik artık.

Yolunuz mersin taraflarına düştüğünde mutlaka gidilmesi gereken yerlerden biri.


İzmit’den Değirmendere’ye…

Cumartesi, Mayıs 1st, 2010

Bu hafta sonu olan gezim sabah 08.30 da Bostancıdan kalkan Adapazarı ekspresi ile başladı. Türkiye genelinde yapılan yağış ve sel uyarısına aldırmadan düştüm yollara:) Bir buçuk saat süren bir tren yolculuğunun ardından İzmit istasyonundaydım. Beni üniversiteden arkadaşlarım karşıladılar.

-
İlk önce istasyondan çarşıya küçük bir yürüyüş yaptık. İzmitli olan arkadaşım bizi İzmit çarşısında ki “Hoşgör Pastanesi” ne götürdü. 3 katlı bir mekan birde terası var, biz terasta oturmayı tercih ettik. Kahvaltı tabağı ve menemen istedik. Fiyatlar İstanbul’daki kahvaltı yapılan yerlerle aynı sayılır. Menemeni düz büyükçe bir kare tabak ile getirdiler. Kahvaltı tabakları klasikti. Peynir bal salatalık domates… Ama sunumları müşteriye olan yaklaşımları hoşuma gitti. İzmit Hoşgör Pastanesinden memnun ayrıldık.

Hosgor-Kahvalti

-
Sonra bir minibüse binerek Değirmendere’ye gittik. Arkadaşım burayı bana yıllarca anlata anlata bitiremedi. Gerçekten de anlattığı kadar varmış. Sakin sessiz sahil kenarlarını seviyorsanız, Değirmendere sizin için bir alternatif olabilir. Denizin kenarında yeşil alanlar, mermerden ve ahşaptan yapılmış heykeller var. Hatta denizin içinde de bu heykellerden görebilirsiniz.

Degirmendere

-
Yeşil alanların önünde bir yol geçiyor hemen arkasındaki evlerin altlarında da cafeler sıralanmış. Denize sıfır bir cafe tercih ediyorsanız 20-25 metre ilerde de denize sıfır olarak sıralanmış cafeler başlıyor.

Biz bunlardan “Yavuz” tercih ettik. Uzunca bir süre orada oturduk. Yavuzun tam karşısında da %100 meyveden yapılan dondurmalarıyla Değirmendere bilinen Özserbesler var. Ben karadutlunun reklamını görünce onu tercih ediyorum. Oradan da dondurmalarımızı alıp sahil yürüyüşümüze devam ediyoruz. Biraz daha ilerde kumsala inme şansınızda oluyor.

Ozserbesler
-

Yürürken fındık&lokum makinesi görüyoruz. Bu tarz makinelerde ya sakız ya da oyuncak küçük topların alındığını görmüştüm ilk kez karşılaştım hoşumuza gitti fikir.

Findik-makinasi

1 TL. attık içine, kolu çevirdik. Bir kutu fındığımızı aldık. Bayattır bu kesin diye söylendik ama yanılmışız fındıklar tap tazeydi. Değirmendere hafta sonu için günübirlik keyifli zaman geçirebileceğiniz bir sahil kenarı. Hem İstanbul dışı hem yakın ;)

Bu hafta sonu olan gezim sabah 08.30 da Bostancıdan kalkan Adapazarı ekspresi ile başladı. Türkiye genelinde yapılan yağış ve sel uyarısına aldırmadan düştüm yollara:) Bir buçuk saat süren bir tren yolculuğunun ardından İzmit istasyonundaydım. Beni üniversiteden arkadaşlarım karşıladılar.

-
İlk önce istasyondan çarşıya küçük bir yürüyüş yaptık. İzmitli olan arkadaşım bizi İzmit çarşısında ki “Hoşgör Pastanesi” ne götürdü. 3 katlı bir mekan birde terası var, biz terasta oturmayı tercih ettik. Kahvaltı tabağı ve menemen istedik. Fiyatlar İstanbul’daki kahvaltı yapılan yerlerle aynı sayılır. Menemeni düz büyükçe bir kare tabak ile getirdiler. Kahvaltı tabakları klasikti. Peynir bal salatalık domates… Ama sunumları müşteriye olan yaklaşımları hoşuma gitti. İzmit Hoşgör Pastanesinden memnun ayrıldık.

Hosgor-Kahvalti

-
Sonra bir minibüse binerek Değirmendere’ye gittik. Arkadaşım burayı bana yıllarca anlata anlata bitiremedi. Gerçekten de anlattığı kadar varmış. Sakin sessiz sahil kenarlarını seviyorsanız, Değirmendere sizin için bir alternatif olabilir. Denizin kenarında yeşil alanlar, mermerden ve ahşaptan yapılmış heykeller var. Hatta denizin içinde de bu heykellerden görebilirsiniz.

Degirmendere

-
Yeşil alanların önünde bir yol geçiyor hemen arkasındaki evlerin altlarında da cafeler sıralanmış. Denize sıfır bir cafe tercih ediyorsanız 20-25 metre ilerde de denize sıfır olarak sıralanmış cafeler başlıyor.

Biz bunlardan “Yavuz” tercih ettik. Uzunca bir süre orada oturduk. Yavuzun tam karşısında da %100 meyveden yapılan dondurmalarıyla Değirmendere bilinen Özserbesler var. Ben karadutlunun reklamını görünce onu tercih ediyorum. Oradan da dondurmalarımızı alıp sahil yürüyüşümüze devam ediyoruz. Biraz daha ilerde kumsala inme şansınızda oluyor.

Ozserbesler
-

Yürürken fındık&lokum makinesi görüyoruz. Bu tarz makinelerde ya sakız ya da oyuncak küçük topların alındığını görmüştüm ilk kez karşılaştım hoşumuza gitti fikir.

Findik-makinasi

1 TL. attık içine, kolu çevirdik. Bir kutu fındığımızı aldık. Bayattır bu kesin diye söylendik ama yanılmışız fındıklar tap tazeydi. Değirmendere hafta sonu için günübirlik keyifli zaman geçirebileceğiniz bir sahil kenarı. Hem İstanbul dışı hem yakın ;)

Cehennemağzı Mağarası – Karadeniz EreğlisiCehennemağzı Caverns (Karadeniz -Black Sea Ereğli):

Çarşamba, Nisan 28th, 2010

Cehennemağzı Mağarası – Zonguldak

cehennem_agzi_magara

Karadeniz Ereğlisi’nin eski adı ile Ayazma olan İnönü Mahallesi bölgesindedir. Bu mağaralar antik çağda yerleşim ve ibadet alanı olarak kullanılmıştır. İlgili mağaralar volkano-klastik kayaçlar içersinde gelişmiştir. Mağaraların ikisinde göl bulunmaktadır. Cehennem Mağaralarının mitolojideki öneminin yanı sıra, arkeolojik çalışmalarla ortaya çıkan zemin mozaiği, sütun, sütun başlığı, lahitler ve kandil yuvası gibi kalıntılar, bu mağaraların Hıristiyanlığın bölgede yasak olduğu yıllarda Hıristiyan gizli ibadet merkezi olarak kullanılması açısından da önemli bir yer olduğunu göstermektedir.Cehennemağzı Caverns (Karadeniz -Black Sea Ereğli):
Cehennemağzı Caverns, which are also mentioned as “Caverns at Acheron – Akheron Valley” in the archeological sources of antic age, (Kehanet Caverns) is at the İnönü District, which is formerly named as Ayazma, of Ereğli, and is the mutual name of four caverns. Cehennemağzı Caverns, with being subjected to Greek Mythology, during the periods when Christianity was prohibited, is one of the worshipping places, thought to be used for secret worshipping.

cehennem_agzi_magara

Yazılıkaya Tapınağı

Pazartesi, Nisan 26th, 2010

Yazılıkaya Tapınağı

Hattuşaş örenyerinin 2 km. kuzeydoğusunda yer alan Yazılıkaya Tapınağı, önünde Hitit mimari özelliklerinin yansıtıldığı iki kaya odadan oluşmaktadır.

Yazılıkaya Tapınağı’nın kayalığa yapılmış olan bu odaları “Büyük Galeri” (A odası) ve “Küçük Galeri” (B Odası) adıyla anılmaktadır.

yazilikaya_01_tanrilar

Büyük Galeri’nin (A odası) batı duvarı tanrı kabartmalarıyla, doğu duvarı ise tanrıça kabartmalarıyla bezeli olup her iki duvardaki figürler, doğu ve batı duvarlarının kuzey duvarı ile birleştiği ana sahnenin yer aldığı kısma doğru yönelmektedir. Tanrıların genel olarak sivri bir külâhı, belden kuşaklı kısa bir elbisesi, kalkık burunlu papuçları ile küpeleri vardır. Çoğu zaman kıvrık bir kılıç ya da topuz taşırlar. Tanrıçaların hepsi uzun bir etek giyer, başlarında silindir biçimli bir başlık vardır. Doğu ve batı duvarının birleştiği kuzey duvarında, ana sahneyi oluşturan baş tanrılar yer almaktadır. Burada dağ tanrıları üzerinde duran Hava tanrısı Teşup ve karısı tanrıça Hepatu ile arkasında oğulları Şarruma ve çift başlı kartal yer almaktadır. Kral IV. Tuthalia’nın kabartması ise doğu duvarda yer almakta olup, galerinin en büyük kabartmasıdır.

yazilikaya_01_sarumma

Ayrı bir girişi bulunan Küçük Galeri’yi (B odası) girişin iki yanında bulunan aslan başlı, insan gövdeli kanatlı cinler korumaktadır. B odasının batı duvarında sağa doğru sıralanan oniki tanrı, doğu duvarında ise Kılıç Tanrısı ile Tanrı Şarruma ve himayesindeki kral IV. Tuthalia yer almaktadır. Bu kısımda iyi korunmuş kabartmalar dışında kayaya oyulmuş üç adet niş bulunmakta olup, bu nişlere bir takım hediyelerin veya Hitit kral ailesinin ölü küllerinin saklandığı kapların konulduğu düşünülmektedir.

yazilikaya_02_tanrilar

Yazılıkaya Tapınağı

Hattuşaş örenyerinin 2 km. kuzeydoğusunda yer alan Yazılıkaya Tapınağı, önünde Hitit mimari özelliklerinin yansıtıldığı iki kaya odadan oluşmaktadır.

Yazılıkaya Tapınağı’nın kayalığa yapılmış olan bu odaları “Büyük Galeri” (A odası) ve “Küçük Galeri” (B Odası) adıyla anılmaktadır.

yazilikaya_01_tanrilar

Büyük Galeri’nin (A odası) batı duvarı tanrı kabartmalarıyla, doğu duvarı ise tanrıça kabartmalarıyla bezeli olup her iki duvardaki figürler, doğu ve batı duvarlarının kuzey duvarı ile birleştiği ana sahnenin yer aldığı kısma doğru yönelmektedir. Tanrıların genel olarak sivri bir külâhı, belden kuşaklı kısa bir elbisesi, kalkık burunlu papuçları ile küpeleri vardır. Çoğu zaman kıvrık bir kılıç ya da topuz taşırlar. Tanrıçaların hepsi uzun bir etek giyer, başlarında silindir biçimli bir başlık vardır. Doğu ve batı duvarının birleştiği kuzey duvarında, ana sahneyi oluşturan baş tanrılar yer almaktadır. Burada dağ tanrıları üzerinde duran Hava tanrısı Teşup ve karısı tanrıça Hepatu ile arkasında oğulları Şarruma ve çift başlı kartal yer almaktadır. Kral IV. Tuthalia’nın kabartması ise doğu duvarda yer almakta olup, galerinin en büyük kabartmasıdır.

yazilikaya_01_sarumma

Ayrı bir girişi bulunan Küçük Galeri’yi (B odası) girişin iki yanında bulunan aslan başlı, insan gövdeli kanatlı cinler korumaktadır. B odasının batı duvarında sağa doğru sıralanan oniki tanrı, doğu duvarında ise Kılıç Tanrısı ile Tanrı Şarruma ve himayesindeki kral IV. Tuthalia yer almaktadır. Bu kısımda iyi korunmuş kabartmalar dışında kayaya oyulmuş üç adet niş bulunmakta olup, bu nişlere bir takım hediyelerin veya Hitit kral ailesinin ölü küllerinin saklandığı kapların konulduğu düşünülmektedir.

yazilikaya_02_tanrilar

Büyükada Hakkında Herşey

Cumartesi, Mart 27th, 2010

BÜYÜKADA’DA GÖRÜLEBİLECEK YERLER

İSKELE BİNASI
Bu bina, Osmanlı Neo-Klasik akımın Büyükada’daki temsilcisidir. Mimarı kesin olarak bilinmemekle birlikte bu uslubun temsilcilerinden olan ve Bostancı ile Moda iskelelerini de yapan Mimar Vedat Tek olduğu tahmin edilmektedir. Yapım tarihi 1914 ‘tür. Çinileri Kütahyalı Mehmed Emin Efendi tarafından yapılmıştır. 1999-2001 yıllarında restorasyon uygulanmıştır.

KÖŞKLER
19.yy sonu ile 20.yy. başlarında yaptırılan ahşap köşkler geleneksel Türk mimarisi ile Batı’dan gelen mimari uslüpların karışımı olarak ortaya çıkmışlardır. Özellikle bizzat geliştiği Belçika, Almanya, Fransa gibi ülkelerde bile az sayıda örneği bulunan Art Nouveau uslubunda çok sayıda ve önemli derecede örnekleri Büyükada’da bulunmaktadır. Bu köşkleri haritada gösterilen Küçük Tur yolunu izleyerek görebilirsiniz.

YETİMHANE
İsa Tepesinde Hristos Manastırı’nın biraz ilerisinde Büyükada’nın en güzel yerlerinden birinde kuruludur. 1898 yılında bir Fransız şirketi tarafından otel olarak inşa edilmiştir. Yapının mimarı Alexandre Vallaury’dir.İstanbul’da doğmuş ve yaşamış olan Fransız asıllı bir mimardır. Yetimhane binası 26.000 m2′lik bir alan içinde bulunmaktadır. Yapı araziye kuzey-güney istikametinde yerleşmiş bir konumdadır. Boyu 101 m.dir. Yüksekliği araziye göre 22-24 m. arasında değişmektedir. Yapının özelliği geleneksel Türk konut şemasının ve teknolojisinin farklı boyutta ve işlevde bir yapıya uygulanmasıdır. Çıkmalar, çıkma destekleri, pencereler, çatı Türk mimarisinin bütün özelliklerini taşımaktadır. Bu bina ahşap karkas sistemde bu büyüklükte yapılmış Türkiye’deki, belki de dünyadaki tek yapıdır. Bina otel olarak yapılmasına rağmen devletten izin alınamaması yüzünden çalıştırılamamıştır. Daha sonra bir zengin Rum aile tarafından satın alınarak Patrikhaneye bağışlanmıştır. Parikhane tarafından da yetim Rum çocukları için okul olarak kullanılmıştır. 1970’lerin başlarında bina boşaltıldı. Yaklaşık 30 yıldır boş olarak tutulmaktadır.

HAMİDİYE CAMİİ
Ada Camii sokağında, yolun üzerinde kalan bir bahçe içindedir. Mimari açıdan eklektik bir yapıdır. II. Abdülhamid’in emri ile 1895 yılında inşa edilmiştir. Kesme küfeki taştan yapılmış olup iki katlıdır. Alt katı o yıllarda henüz okulu olmayan Türk çoçukları için okul olarak yapılmış, sonra okul başka binaya taşınınca, alt kat mescit olarak değerlendirilmiştir. Cami mekânı kareye yakın dikdörtgen planlıdır. Mihrap ve duvarlar çini taklidi nakışlarla süslüdür. Minaresi kesme küfeki taştan yapılmış olup, tek şerefelidir.

NİZAM CAMİİ
Nizam Cd. No.81 Büyükada adresindedir. 1967 yılında yapılmıştır.

HACI HAVVA ÖZEN CAMİİ
Çarşı içinde Ş.Recep Koç caddesi 26 numaradadır.1986 yılında yapılmıştır.

KUMSAL CAMİİ
Kumsal semtinde Deniz Kulübü Sokağında 22 numaradadır.1985 yılında yapılmıştır.

Aya Yorgi ManastırıPatrikhane kayıtlarına göre inşa tarihi 1751’dir. Bu tarihte yapılmış olan küçük kilise, şapel ve dua yeri eski kilise diye bilinir ve iki katlı, kiremit örtülü küçük bir yapıdır. Tepede çan kulesinin hemen arkasındaki kesme taştan yapılmış olan kilise ise yeni Aya Yorgi Kilisesidir ve 1905 de inşa edilmiş, 1909 yılında açılışı yapılmıştır.

Aya Nikola Manastırı
Manastır Karacabey Koyu’nun kuzeye bakan yamacında kuruludur. Bizans döneminde asıl manastır ve kilise deniz kenarında kurulu idi. Zamanla bu manastır yıkılıp denize göçünce XVI. yüzyılda şimdiki yerinde küçük bir kilise olarak yapıldı. 1894’deki büyük depremde yıkılan Heybeliada Ruhban Mektebini’ni yeniden inşa ettiren banker Stefanovik, artan malzeme ile de Aya Nikola manastırını yaptırmıştır.

HRİSTOS MANASTIRI
Ada’nın ikinci yüksek tepesi olan İsa Tepesi’nde kurulu olan ve aslı belki Bizanslılar dönemine dayanan bu manastır, 1597 yılında Patrik Meletios Pigas tarafından yeniden kurulmuştur. 6 Ağustos yortu günüdür. Bir anlamda bağ bozumunu sembolize etmektedir. O gün gelen ziyaretçilere papaz tarafından (bir zamanlar) üzüm ikram edilirmiş.

AYA DİMİTRİ CEMAAT KİLİSESİ
Ada’nın Kumsal semtinde, Zağnos Paşa caddesi ile Alaçam sokağının kesiştiği yerde büyük bir bahçe içindedir. Büyük dini bayramlarda ayin burada yapılmaktadır.Ortodoks adalıların müşterek gayret ve katkıları ile inşa edilmiştir. Dış cephede girişin üzerindeki kitabede 1856-1857 tarihi okunmaktadır. Dik dörtgen planlı, üç neflidir.

PANAİİYA KİLİSESİ
Bir kapısı çarşı caddesine, diğer kapısı arabacılar meydanına açılır. Panagiya Kiliseleri Meryem Ana adına yapılır ve üç yortuya atfedilir. Meryem Ana’nın doğumu (26 Ekim), Meryem Ananın mabede girmesi (21 Kasım), Meryem Ananın ölümü (15 Agustos). Adadaki büyük kilise de Meryem Ana’nın ölümüne adanmıştır ve bulunduğu yer Ada’nın eski mezarlık alanıdır.

AYA TODORİ ŞAPELİ
Maden semtinde Yılmaz Türk caddesinde evler arasında, yolun hemen altında, küçük bir şapeldir. Yoldan 17 basamakla inilir. Bunun da eski bir mezarlık kilisesi olduğu tahmin edilmektedir.

PROFİTİS İLİAS MEZARLIK KİLİSESİ
Aya Nikola’da Rum Ortodoks mezarlığı içindedir. 1878 yapılmıştır. 4 x 7mt. ölçüsünde dikdörtgen planlı, ahşap basit bir yapıdır.

ERMENİ KATOLİK KİLİSESİ
Anadolu kulübü’nden Çankaya Meydan’nına çıkan Mehmetçik sokakta soldadır. 1868 yılında Avrupalı tüccar Andon Apelyan tarafından Meryem Ana adına yaptırlmıştır. Tek açıklıklı dikdörtgen bir hacimden ibaret olup beşik tonoz örtülü, beşik çatılı kiremit örtülüdür.

SAN PACİFİCO LATİN KATOLİK KİLİSESİ
Bahçesi bir taraftan Lâla Hatun sokağına bir taraftan Yeni sokağa bakar. 1885 yılında yapılmıştır. Dikdörtgen planlı tek açıklıklı beşik tonoz örtülü, ahşap beşik çatılıdır. Ortodoks kiliselerinin aksine İkonastasis yoktur. Basit bir narteksi vardır.

MUSEVİ SİNAGOGU (Heset Le Abraham Sinagogu)
Kumsal semtinde olup dikdörtgen planlıdır. Sivri bir kubbesi vardır. 1921 yılında yapılmıştır.

Neler Yapabilirsiniz …
Saat meydanı civarındaki sokaklarda bulunan bisikletçilerden bisiklet kiralayabilirsiniz.
Yürüyerek, bisikletle yada faytonla Küçük Tur yaparak Ada’nın tabiat güzelliklerini, köşkleri görebilirsiniz.
Büyük Tur’a çıktığınızda bunlara ilaveten Ada’nın yerleşim olmayan kısımlarını da görürsünüz.
Birlik meydanına giderek Lunapark gazinosunda çamlar arasında dinlenebilirsiniz.
Birlik meydanından Yüce Tepeye çıkarak Ada’yı yukarıdan görme imkanına kavuşabilirsiniz.Yemek yiyebilirsiniz. Aya Yorgi Kilisesini ziyaret edebilirsiniz.
Birlik meydanından ormanın içine girerek Yetimhaneye ve Hristos Kilisesine gidebilirsiniz.
İskeleden Yürüyerek kısa sürede Hamidiye Camii ne varabilirsiniz.
Yürüyerek San Pacifico, Ermeni Katolik, Paragia ve Aya Dimitri Kiliselerine ulaşabilirsiniz.
Faytonla veya yürüyerek Aya Todori Şapeli, Aya Nikola Manastırı, Profitis İlias Kiliselerine giderek ziyaret edebilirsiniz.
Kumsal semtindeki Musevi Sinagogunu görebilirsiniz.
Dil burnuna giderek piknik yapabilirsiniz yada daha ilerideki Aşıklar Gazinosunda çamların altında semaverden çay içebilirsiniz.
Plajlara gidip yüzebilirsiniz.
Çankaya caddesindeki Türing Kültür Evi’ne gidebilirsiniz.
İskele civarındaki lokantalarda yemek yiyebilirsiniz.
Akşam (yaz aylarında) sinemaya gidebilirsiniz.
Otellerden birine yerleşip gecenin keyfini çıkarabilirsiniz

BÜYÜKADA’YA ULAŞIM
(Vapur, deniz otobüsü, motor tarifeleri)

VAPUR İLE YOLCULUK SÜRELERİ
Sirkeci – Büyükada : 90 dakika
Bostancı – Büyükada direkt : 30 dakika
Bostancı  – Heybeliada – Büyükada : 45 dakika
Bostancı – Tekmil Adalar – Büyükada : 60 dakika

DENİZ OTOBÜSÜ İLE YOLCULUK SÜRELERİ
Kabataş – Büyükada : 30 dakika
Bostancı – Büyükada : 10 dakika

Büyükada İskele Başmemurluğu
Tel. : (0216) 382 60 06

Büyükada Deniz Otobüsü İskele Memurluğu
Tel. : (0216) 382 44 36

Ada içi ulaşımda ise faytonlar kullanılmaktadır. İtfaiye, Emniyet, Belediye ve sağlık kurumlarının araçları dışında motorlu araç kullanımı yasaktır. Bu sebeple gürültü ve hava kirliliği yoktur

TARİHÇE
Büyükada’da Bizans öncesi yerleşimlere ait çok az bilgi vardır. Muhtemelen Antik dönemde meskun olan Ada’daki en önemli bulgu, 1930 yılında Karacabey mevkiindeki Rum Ortodoks mezarlığı yakınında bulunan ve Büyük İskender’in babası Makedonya kralı II. Filip’e ait altın sikkeleri ihtiva eden Büyükada Definesidir. Hepsi 207 altın sikkeden ibaret olup şu anda İstanbul Arkeoloji Müzesindedir. Büyükada, diğer İstanbul Adaları gibi yaklaşık 7 yüzyıllık Bizans döneminde hapishane ve manastırlarıyla ün kazanmıştır. Bu dönemde Bizans’ta ortaya çıkan taht kavgaları, siyasi ve dini içerikli anlaşmazlıklar neticesinde Büyükada’ya prensesler, prensler, din adamları sürgün olarak gönderilmiş ve bunlara korkunç işkenceler yapılmıştır.

İstanbul’un Türkler tarafından fethinden yaklaşık birbuçuk ay önce Fatih Sultan Mehmed’in kenti kuşatması sırasında Baltaoğlu Süleyman Bey bir donanma ile Kınalıada, Burgazada ve Heybeliada’yı teslim almış, yalnızca Büyükada bir kaleye sahip olduğu için kısa bir süre direnebilmiştir.

Türklerin Adaları alması ile huzur ve sükun gelmiştir. Yerli halk balıkçılık ve tarımla geçinmiştir. Manastır ve kiliselerdeki keşişler el yazması dini eserleri çoğaltarak hayatlarını sürdürmüşlerdir.

Ada’ya Türklerin yerleşmesi 1846′da küçük gemilerin hizmete başlaması ile oluşmuştur. 1875′de daha büyük gemilerin gelmesi ile düzenli seferlere geçilmiştir. Bundan sonra Ada’da nüfus hızla artmıştır. Zengin Türklerin yanısıra yabancılar da Ada’ya rağbet etmiş ve köşkler, konaklar, oteller dönemin mimari usluplarını yansıtan binalar, kiliseler ve cami yapılmıştır. 1861’de Padişah Abdülaziz döneminde İstanbul’da kurulan ilk üç belediye dairesinden biri olarak Yedinci Daire diye anılan Adalar Belediyesi Teşkilatı kuruldu ve merkezi Büyükada oldu.

1894’de meydana gelen depremde ve 1900′lü yılların başlarında çıkan çarşı yangınında önemli hasarlar meydana geldi. 1945 yılından sonra Ada’ya yazlığa gelen Türklerde çoğalma olmuş, iskele çevresinde başlayan yapılaşmalar kıyı boyunca devam ederek tepelere doğru tırmanmıştır. 1984 yılında SİT alanı olarak kabul edilen Büyükada İstanbul’un en seçkin yerlerinden biri olma özelliğini korumaktadır

BÜYÜKADA REHBERİ

GENEL BİLGİLER

Büyükada 9 adet adadan oluşan İstanbul Adaları’nın ilçe merkezidir. 5400 Km2 yüzölçümüne, 2000 yılı itibarı ile 7320 kişilik nufusa sahiptir. Bu nufus yaz aylarında 10 -15 katına kadar çıkmaktadır. Evlerin büyük çoğunluğu yazlık olarak kullanılmaktadır. İki tepeden oluşan Ada’nın kuzeyindeki İsa Tepesi (Hristos) 164 metre, güneyindeki Yüce Tepe (Aya Yorgi) ise 202 metredir.

BİTKİ ÖRTÜSÜ
Büyükada’da yerleşim dışındaki bitki örtüsü, incelendiğinde, iğne yapraklı orman (Pinus brutia Ten.), Maki garik formasyonundan oluştuğu görülmektedir. Ada’da orman kuran tek ağaç türü Kızılçam’dır. Ada’da Kızılçam’ın Türkiye’deki doğal yayılış sahası içerisinde kuzey sınırında yer alması, oldukça sığ topraklar üzerinde yetişmiş olması ve yüzyıllar boyu insan tesirinde kalması, eğri, büğrü, fazla boylanmayan gövdeli ferdlerin oluşmasına sebep olmuştur.
Ada’da Kızılçam ormanı dışında görülen ikinci bitki tipi makidir. Maki Türkiye’nin Akdeniz bölgesindeki bitki toplumları içerisinde en karakteristik doğal vejetasyon tipidir. Ada’da oldukça boylu, sekonder tipte oluşmuş maki elemanları görülür. Yerleşim yerlerinde ise pek çok ekzotik bitki türü Ada’ya uyum sağlamış olarak görülür.

BANKALAR
Büyükada’da 4 adet banka bulunmaktadır. Hepsinde ATM vardır.
1- Akbank : Ş. Recep Koç Cd. No.11/A  (0216) 382 63 19
2- T.İş Bankası : Düz sk. No.4  (0216) 382 64 67
3- Yapı veKredi Bankası : Gülistan Cd. No 10  (0216) 382 22 16
4- T.C. Ziraat Bankası : Ş. Recep Koç Cd. no 13-B  (0216) 382 10 00

EMNİYET
Adalar Emniyet Müdürlüğü Büyükada Karakol Meydanı‘ında bulunmaktadır. Herhangi bir sorununuz olduğunda emniyet müdürlüğüne başvurabileceğiniz gibi iskele binası içindeki polis departmanına da kolaylıkla ulaşabilirsiniz.
Adalar Emniyet Müdürlüğü Telefon: (0216) 382 60 36

SAĞLIK
Büyükada’da Adalar Devlet Hastanesi bulunmaktadır. Bu hastanede küçük çaplı ameliyatlar yapılabilmektedir. Daha büyük müdahaleler için hastalar Kartal Devlet Hastahanesi’ne veya başka bir sağlık kuruluşuna sevk edilmektedirler.
Belediyeye ait ambulans tekne hastaları kısa sürede Kartal’a ulaştırmaktadır.

İlaç ihtiyacı için Ada’da 4 adet eczahane bulunmaktadır.
Büyükada Eczahanesi : Çınar Cd. No: 2 (0216) 382 67 56
Halk Eczahanesi : Çınar Cd. No:17 (0216) 382 60 37
Merkez Eczahanesi : 23 Nisan Cd. No: 12 (0216) 382 63 92
Yeni Eczahanesi : Çınar Cd. No: 11 (0216) 382 38 00
Adalar Devlet Hastanesi : Lâla Hatun cd. No.47 (0216) 382 62 28
Ambulans    (0216) 382 68 03

Bir sağlık probleminiz olduğunda Turist Danışmaya (Information), Belediye Zabıtasına, Adalar Devlet Hastahanesi’ne müracaat edebilirsiniz.

OKULLAR
1- Büyükada Şehid Murat Yüksel İlköğretim Okulu (0216) 382 60 44
2- Büyükada İlköğretim Okulu (0216) 382 64 66
3- Büyükada Rum İlkokulu (0216) 382 64 82

SİNEMALAR
Büyükada’da 2 adet yazlık sinema bulunmaktadır. Bu sinemalar yaz sezonu boyunca açık olup, akşamları saat 22.00 de gösterime başlarlar. Genellikle her gün ayrı bir film gösterilir.
Büyükada Sineması : Lâla Hatun Sk. No 14
Lâle Sineması : Çınar Cd. No.52 (0216) 382 70 69

PASTAHANELER
Bahar Pastanesi : Saat Meydanı  (0216) 382 68 70
Büyükada Pastanesi : Ş. Recep Koç Cad. No: 42  (0216) 382 43 03
Güven Pastanesi : Ş. Recep Koç Cad. No: 14  (0216) 382 64 18

PLAJLAR
1- Nakibey Plajı : Maden semtinde olup, yürüyerek veya fayton ile gidebilirsiniz.
2- Kumsal Plajı : Kumsal semtindedir ve yürüyerek ya da fayton ile gidebilirsiniz
3- Yörükali Plajı : İskele yanından motorlu tekne seferleri vardır.
4- Prenses Plajı : İskele yanından motorlu tekne seferleri vardır, yürüyerek veya fayton ile de gidebilirsiniz.

KÜÇÜK TUR
İskeleden başlar. Çankaya caddesi, Nizam yoluyla Birlik Meydanına ulaşılır. Birlik Meydanından Rum Mezarlığı, Karacabey Koyu, Maden Yılmaz Türk Caddesi Yoluyla Çınar Meydanı ve iskeleye dönüş.

BÜYÜK TUR
Küçük Tur’daki gibi Birlik Meydanına varılır. Buradan Büyük Tur tabelasının gösterdiği yola girilir. Ada’nın arkası dolaşıldıktan sonra Rum mezarlığından sonra Küçük Tur’daki yol takip edilerek iskeleye dönülür.
Her iki tura da yürüyerek, bisikletle ya da fayton ile çıkabilirsiniz. Faytonla çıktığınız taktirde elinizdeki haritaya dikkat ediniz.

DİL BURNU
Büyükada’nın batısında yer alan Dil Burnu 500 metre uzunluğunda 100 metre genişliğindedir. Kuzeyinde kalan kısımda Nizam (Değirmen) Koyu, güneyinde ise plaj ve tesislerin bulunduğu Yörük Ali Koyu bulunmaktadır. Yaz aylarında Ada’ya günübirlik gelenlerin en çok tercih ettikleri yerlerden biridir. Çam ağaçlarının altında piknik masaları vardır.

ÖNEMLİ TELEFONLAR
Kaymakamlık  : (0216) 382 60 17
Belediye Başkanlığı  : (0216) 382 78 09
Belediye Santral  : (0216) 382 78 50
Büyükada Devlet Hastanesi  : (0216) 382 62 28
Merkez Sağlık Müdürlüğü  : (0216) 382 62 10
Ambulans  : (0216) 382 63 03
Belediye Zabıta  : (0216) 382 68 03
Halk Eğitim Merkezi : (0216) 382 56 66
Müftülük : (0216) 382 56 03
Milli Eğitim Müdürlüğü : (0216) 382 65 01
Büyükada İskele : (0216) 382 60 06
Deniz Otobüsü İskelesi : (0216) 382 44 36
Polis : (0216) 382 60 36
İtfaiye : (0216) 382 68 21
Iski : (0216) 382 62 15
PTT : (0216) 382 59 71
Muhtarlık (Nizam Mahallesi) : (0216) 382 59 32
Muhtarlık (Maden Mahallesi) : (0216) 382 45 86

KULÜPLER – DERNEKLER

ANADOLU KULÜBÜ
1906′da Leon Pearce adlı bir İngiliz avukatın önderliği ile Büyükada’da kurulan Prinkipo Yacht Club Company Ltd. 1923′de adını değiştirerek Büyükada Yat Klubü Osmanlı Anonim Şirketi adını, Cumhuriyet’in ilanından sonra ise Büyükada Yat Klubü Türk Anonim Şirketi adını aldı. 1937 de klubün iflası üzerine Atatürk’ün emri ile Yat Klüp, Anadolu Kulübü’nün Büyükada şubesine dönüştü.
Adres: 23 Nisan Cd. No.: 58 Büyükada
Telefon : (0216) 382 68 30 – 382 11 24

SEFEROĞLU KULÜBÜ
1972 yılında Seferoğlu Tenis ve Su Sporları Kulübü adıyla kurulmuştur. Amacı kulüp üyelerinin ve çocuklarının tenis, basketbol, yüzme, voleybol gibi sportif faaliyetlerde bulunabilmesini sağlamaktır. Kulübün yönetim binası olarak kullanılan Art Nouveau ve Ampir elemanlarla zenginleştirilmiş süslemesiyle seçmeci (eklektik) tarzdaki yapı 1999 yılının Ağustos ayında yanmıştır.
Adres: Çankaya cd. No: 68 Büyükada
Telefon : (0216) 382 54 64

BÜYÜKADA SU SPORLARI DERNEĞİ
Büyükada Deniz Kulübü olarak da bilinen dernek 1985 yılında 11 Büyükada’lı tarafından kuruldu. Amacı Adalı çocuklara ve gençlere su sporlarını sevdirmek ve öğretmektir. 1995 yılında başlattığı ve sadece yaz aylarında yapılan yüzme çalışmaları 1999 da kapalı havuzun da devreye girmesi ile 12 aya yayılmıştır. Büyükada da oturan ve okuyan her çocuk, kulübün tesislerinden ücretsiz olarak faydalanabilir. Büyükada Deniz Kulübü’nün yüzücüleri birçok müsabakalara katılmakta ve çok iyi neticeler elde etmektedirler.
Adres: Deniz Kulübü Sk. No: 18 Büyükada
Telefon : (0216) 382 75 76 – 382 76 01 Fax: (0216) 382 32 76

BÜYÜKADA KÜLTÜR DERNEĞİ
1994 de kurulan ve 1995 de faaliyete geçen Büyükada Kültür ve Yardımlaşma Derneği Büyükada ile ilgili yayınlar, kültür ve sanat faaliyetleri, çevre çalışmaları ve yardımlar yapmaktadır.
Adres: Çınar Meydanı No:18 Büyükada
Telefaks: (0216) 382 73 78

ADALAR ROTARY KULÜBÜ DERNEĞİ
Adres: Camii Sk. No: 9 Büyükada
Telefon: (0216) 382 28 55

Bu bilgiler için Panorama Butik Oteline teşekkür ederiz, otelin web sitesine gitmek için tıklayınız >>>

BÜYÜKADA’DA GÖRÜLEBİLECEK YERLER

İSKELE BİNASI
Bu bina, Osmanlı Neo-Klasik akımın Büyükada’daki temsilcisidir. Mimarı kesin olarak bilinmemekle birlikte bu uslubun temsilcilerinden olan ve Bostancı ile Moda iskelelerini de yapan Mimar Vedat Tek olduğu tahmin edilmektedir. Yapım tarihi 1914 ‘tür. Çinileri Kütahyalı Mehmed Emin Efendi tarafından yapılmıştır. 1999-2001 yıllarında restorasyon uygulanmıştır.

KÖŞKLER
19.yy sonu ile 20.yy. başlarında yaptırılan ahşap köşkler geleneksel Türk mimarisi ile Batı’dan gelen mimari uslüpların karışımı olarak ortaya çıkmışlardır. Özellikle bizzat geliştiği Belçika, Almanya, Fransa gibi ülkelerde bile az sayıda örneği bulunan Art Nouveau uslubunda çok sayıda ve önemli derecede örnekleri Büyükada’da bulunmaktadır. Bu köşkleri haritada gösterilen Küçük Tur yolunu izleyerek görebilirsiniz.

YETİMHANE
İsa Tepesinde Hristos Manastırı’nın biraz ilerisinde Büyükada’nın en güzel yerlerinden birinde kuruludur. 1898 yılında bir Fransız şirketi tarafından otel olarak inşa edilmiştir. Yapının mimarı Alexandre Vallaury’dir.İstanbul’da doğmuş ve yaşamış olan Fransız asıllı bir mimardır. Yetimhane binası 26.000 m2′lik bir alan içinde bulunmaktadır. Yapı araziye kuzey-güney istikametinde yerleşmiş bir konumdadır. Boyu 101 m.dir. Yüksekliği araziye göre 22-24 m. arasında değişmektedir. Yapının özelliği geleneksel Türk konut şemasının ve teknolojisinin farklı boyutta ve işlevde bir yapıya uygulanmasıdır. Çıkmalar, çıkma destekleri, pencereler, çatı Türk mimarisinin bütün özelliklerini taşımaktadır. Bu bina ahşap karkas sistemde bu büyüklükte yapılmış Türkiye’deki, belki de dünyadaki tek yapıdır. Bina otel olarak yapılmasına rağmen devletten izin alınamaması yüzünden çalıştırılamamıştır. Daha sonra bir zengin Rum aile tarafından satın alınarak Patrikhaneye bağışlanmıştır. Parikhane tarafından da yetim Rum çocukları için okul olarak kullanılmıştır. 1970’lerin başlarında bina boşaltıldı. Yaklaşık 30 yıldır boş olarak tutulmaktadır.

HAMİDİYE CAMİİ
Ada Camii sokağında, yolun üzerinde kalan bir bahçe içindedir. Mimari açıdan eklektik bir yapıdır. II. Abdülhamid’in emri ile 1895 yılında inşa edilmiştir. Kesme küfeki taştan yapılmış olup iki katlıdır. Alt katı o yıllarda henüz okulu olmayan Türk çoçukları için okul olarak yapılmış, sonra okul başka binaya taşınınca, alt kat mescit olarak değerlendirilmiştir. Cami mekânı kareye yakın dikdörtgen planlıdır. Mihrap ve duvarlar çini taklidi nakışlarla süslüdür. Minaresi kesme küfeki taştan yapılmış olup, tek şerefelidir.

NİZAM CAMİİ
Nizam Cd. No.81 Büyükada adresindedir. 1967 yılında yapılmıştır.

HACI HAVVA ÖZEN CAMİİ
Çarşı içinde Ş.Recep Koç caddesi 26 numaradadır.1986 yılında yapılmıştır.

KUMSAL CAMİİ
Kumsal semtinde Deniz Kulübü Sokağında 22 numaradadır.1985 yılında yapılmıştır.

Aya Yorgi ManastırıPatrikhane kayıtlarına göre inşa tarihi 1751’dir. Bu tarihte yapılmış olan küçük kilise, şapel ve dua yeri eski kilise diye bilinir ve iki katlı, kiremit örtülü küçük bir yapıdır. Tepede çan kulesinin hemen arkasındaki kesme taştan yapılmış olan kilise ise yeni Aya Yorgi Kilisesidir ve 1905 de inşa edilmiş, 1909 yılında açılışı yapılmıştır.

Aya Nikola Manastırı
Manastır Karacabey Koyu’nun kuzeye bakan yamacında kuruludur. Bizans döneminde asıl manastır ve kilise deniz kenarında kurulu idi. Zamanla bu manastır yıkılıp denize göçünce XVI. yüzyılda şimdiki yerinde küçük bir kilise olarak yapıldı. 1894’deki büyük depremde yıkılan Heybeliada Ruhban Mektebini’ni yeniden inşa ettiren banker Stefanovik, artan malzeme ile de Aya Nikola manastırını yaptırmıştır.

HRİSTOS MANASTIRI
Ada’nın ikinci yüksek tepesi olan İsa Tepesi’nde kurulu olan ve aslı belki Bizanslılar dönemine dayanan bu manastır, 1597 yılında Patrik Meletios Pigas tarafından yeniden kurulmuştur. 6 Ağustos yortu günüdür. Bir anlamda bağ bozumunu sembolize etmektedir. O gün gelen ziyaretçilere papaz tarafından (bir zamanlar) üzüm ikram edilirmiş.

AYA DİMİTRİ CEMAAT KİLİSESİ
Ada’nın Kumsal semtinde, Zağnos Paşa caddesi ile Alaçam sokağının kesiştiği yerde büyük bir bahçe içindedir. Büyük dini bayramlarda ayin burada yapılmaktadır.Ortodoks adalıların müşterek gayret ve katkıları ile inşa edilmiştir. Dış cephede girişin üzerindeki kitabede 1856-1857 tarihi okunmaktadır. Dik dörtgen planlı, üç neflidir.

PANAİİYA KİLİSESİ
Bir kapısı çarşı caddesine, diğer kapısı arabacılar meydanına açılır. Panagiya Kiliseleri Meryem Ana adına yapılır ve üç yortuya atfedilir. Meryem Ana’nın doğumu (26 Ekim), Meryem Ananın mabede girmesi (21 Kasım), Meryem Ananın ölümü (15 Agustos). Adadaki büyük kilise de Meryem Ana’nın ölümüne adanmıştır ve bulunduğu yer Ada’nın eski mezarlık alanıdır.

AYA TODORİ ŞAPELİ
Maden semtinde Yılmaz Türk caddesinde evler arasında, yolun hemen altında, küçük bir şapeldir. Yoldan 17 basamakla inilir. Bunun da eski bir mezarlık kilisesi olduğu tahmin edilmektedir.

PROFİTİS İLİAS MEZARLIK KİLİSESİ
Aya Nikola’da Rum Ortodoks mezarlığı içindedir. 1878 yapılmıştır. 4 x 7mt. ölçüsünde dikdörtgen planlı, ahşap basit bir yapıdır.

ERMENİ KATOLİK KİLİSESİ
Anadolu kulübü’nden Çankaya Meydan’nına çıkan Mehmetçik sokakta soldadır. 1868 yılında Avrupalı tüccar Andon Apelyan tarafından Meryem Ana adına yaptırlmıştır. Tek açıklıklı dikdörtgen bir hacimden ibaret olup beşik tonoz örtülü, beşik çatılı kiremit örtülüdür.

SAN PACİFİCO LATİN KATOLİK KİLİSESİ
Bahçesi bir taraftan Lâla Hatun sokağına bir taraftan Yeni sokağa bakar. 1885 yılında yapılmıştır. Dikdörtgen planlı tek açıklıklı beşik tonoz örtülü, ahşap beşik çatılıdır. Ortodoks kiliselerinin aksine İkonastasis yoktur. Basit bir narteksi vardır.

MUSEVİ SİNAGOGU (Heset Le Abraham Sinagogu)
Kumsal semtinde olup dikdörtgen planlıdır. Sivri bir kubbesi vardır. 1921 yılında yapılmıştır.

Neler Yapabilirsiniz …
Saat meydanı civarındaki sokaklarda bulunan bisikletçilerden bisiklet kiralayabilirsiniz.
Yürüyerek, bisikletle yada faytonla Küçük Tur yaparak Ada’nın tabiat güzelliklerini, köşkleri görebilirsiniz.
Büyük Tur’a çıktığınızda bunlara ilaveten Ada’nın yerleşim olmayan kısımlarını da görürsünüz.
Birlik meydanına giderek Lunapark gazinosunda çamlar arasında dinlenebilirsiniz.
Birlik meydanından Yüce Tepeye çıkarak Ada’yı yukarıdan görme imkanına kavuşabilirsiniz.Yemek yiyebilirsiniz. Aya Yorgi Kilisesini ziyaret edebilirsiniz.
Birlik meydanından ormanın içine girerek Yetimhaneye ve Hristos Kilisesine gidebilirsiniz.
İskeleden Yürüyerek kısa sürede Hamidiye Camii ne varabilirsiniz.
Yürüyerek San Pacifico, Ermeni Katolik, Paragia ve Aya Dimitri Kiliselerine ulaşabilirsiniz.
Faytonla veya yürüyerek Aya Todori Şapeli, Aya Nikola Manastırı, Profitis İlias Kiliselerine giderek ziyaret edebilirsiniz.
Kumsal semtindeki Musevi Sinagogunu görebilirsiniz.
Dil burnuna giderek piknik yapabilirsiniz yada daha ilerideki Aşıklar Gazinosunda çamların altında semaverden çay içebilirsiniz.
Plajlara gidip yüzebilirsiniz.
Çankaya caddesindeki Türing Kültür Evi’ne gidebilirsiniz.
İskele civarındaki lokantalarda yemek yiyebilirsiniz.
Akşam (yaz aylarında) sinemaya gidebilirsiniz.
Otellerden birine yerleşip gecenin keyfini çıkarabilirsiniz

BÜYÜKADA’YA ULAŞIM
(Vapur, deniz otobüsü, motor tarifeleri)

VAPUR İLE YOLCULUK SÜRELERİ
Sirkeci – Büyükada : 90 dakika
Bostancı – Büyükada direkt : 30 dakika
Bostancı  – Heybeliada – Büyükada : 45 dakika
Bostancı – Tekmil Adalar – Büyükada : 60 dakika

DENİZ OTOBÜSÜ İLE YOLCULUK SÜRELERİ
Kabataş – Büyükada : 30 dakika
Bostancı – Büyükada : 10 dakika

Büyükada İskele Başmemurluğu
Tel. : (0216) 382 60 06

Büyükada Deniz Otobüsü İskele Memurluğu
Tel. : (0216) 382 44 36

Ada içi ulaşımda ise faytonlar kullanılmaktadır. İtfaiye, Emniyet, Belediye ve sağlık kurumlarının araçları dışında motorlu araç kullanımı yasaktır. Bu sebeple gürültü ve hava kirliliği yoktur

TARİHÇE
Büyükada’da Bizans öncesi yerleşimlere ait çok az bilgi vardır. Muhtemelen Antik dönemde meskun olan Ada’daki en önemli bulgu, 1930 yılında Karacabey mevkiindeki Rum Ortodoks mezarlığı yakınında bulunan ve Büyük İskender’in babası Makedonya kralı II. Filip’e ait altın sikkeleri ihtiva eden Büyükada Definesidir. Hepsi 207 altın sikkeden ibaret olup şu anda İstanbul Arkeoloji Müzesindedir. Büyükada, diğer İstanbul Adaları gibi yaklaşık 7 yüzyıllık Bizans döneminde hapishane ve manastırlarıyla ün kazanmıştır. Bu dönemde Bizans’ta ortaya çıkan taht kavgaları, siyasi ve dini içerikli anlaşmazlıklar neticesinde Büyükada’ya prensesler, prensler, din adamları sürgün olarak gönderilmiş ve bunlara korkunç işkenceler yapılmıştır.

İstanbul’un Türkler tarafından fethinden yaklaşık birbuçuk ay önce Fatih Sultan Mehmed’in kenti kuşatması sırasında Baltaoğlu Süleyman Bey bir donanma ile Kınalıada, Burgazada ve Heybeliada’yı teslim almış, yalnızca Büyükada bir kaleye sahip olduğu için kısa bir süre direnebilmiştir.

Türklerin Adaları alması ile huzur ve sükun gelmiştir. Yerli halk balıkçılık ve tarımla geçinmiştir. Manastır ve kiliselerdeki keşişler el yazması dini eserleri çoğaltarak hayatlarını sürdürmüşlerdir.

Ada’ya Türklerin yerleşmesi 1846′da küçük gemilerin hizmete başlaması ile oluşmuştur. 1875′de daha büyük gemilerin gelmesi ile düzenli seferlere geçilmiştir. Bundan sonra Ada’da nüfus hızla artmıştır. Zengin Türklerin yanısıra yabancılar da Ada’ya rağbet etmiş ve köşkler, konaklar, oteller dönemin mimari usluplarını yansıtan binalar, kiliseler ve cami yapılmıştır. 1861’de Padişah Abdülaziz döneminde İstanbul’da kurulan ilk üç belediye dairesinden biri olarak Yedinci Daire diye anılan Adalar Belediyesi Teşkilatı kuruldu ve merkezi Büyükada oldu.

1894’de meydana gelen depremde ve 1900′lü yılların başlarında çıkan çarşı yangınında önemli hasarlar meydana geldi. 1945 yılından sonra Ada’ya yazlığa gelen Türklerde çoğalma olmuş, iskele çevresinde başlayan yapılaşmalar kıyı boyunca devam ederek tepelere doğru tırmanmıştır. 1984 yılında SİT alanı olarak kabul edilen Büyükada İstanbul’un en seçkin yerlerinden biri olma özelliğini korumaktadır

BÜYÜKADA REHBERİ

GENEL BİLGİLER

Büyükada 9 adet adadan oluşan İstanbul Adaları’nın ilçe merkezidir. 5400 Km2 yüzölçümüne, 2000 yılı itibarı ile 7320 kişilik nufusa sahiptir. Bu nufus yaz aylarında 10 -15 katına kadar çıkmaktadır. Evlerin büyük çoğunluğu yazlık olarak kullanılmaktadır. İki tepeden oluşan Ada’nın kuzeyindeki İsa Tepesi (Hristos) 164 metre, güneyindeki Yüce Tepe (Aya Yorgi) ise 202 metredir.

BİTKİ ÖRTÜSÜ
Büyükada’da yerleşim dışındaki bitki örtüsü, incelendiğinde, iğne yapraklı orman (Pinus brutia Ten.), Maki garik formasyonundan oluştuğu görülmektedir. Ada’da orman kuran tek ağaç türü Kızılçam’dır. Ada’da Kızılçam’ın Türkiye’deki doğal yayılış sahası içerisinde kuzey sınırında yer alması, oldukça sığ topraklar üzerinde yetişmiş olması ve yüzyıllar boyu insan tesirinde kalması, eğri, büğrü, fazla boylanmayan gövdeli ferdlerin oluşmasına sebep olmuştur.
Ada’da Kızılçam ormanı dışında görülen ikinci bitki tipi makidir. Maki Türkiye’nin Akdeniz bölgesindeki bitki toplumları içerisinde en karakteristik doğal vejetasyon tipidir. Ada’da oldukça boylu, sekonder tipte oluşmuş maki elemanları görülür. Yerleşim yerlerinde ise pek çok ekzotik bitki türü Ada’ya uyum sağlamış olarak görülür.

BANKALAR
Büyükada’da 4 adet banka bulunmaktadır. Hepsinde ATM vardır.
1- Akbank : Ş. Recep Koç Cd. No.11/A  (0216) 382 63 19
2- T.İş Bankası : Düz sk. No.4  (0216) 382 64 67
3- Yapı veKredi Bankası : Gülistan Cd. No 10  (0216) 382 22 16
4- T.C. Ziraat Bankası : Ş. Recep Koç Cd. no 13-B  (0216) 382 10 00

EMNİYET
Adalar Emniyet Müdürlüğü Büyükada Karakol Meydanı‘ında bulunmaktadır. Herhangi bir sorununuz olduğunda emniyet müdürlüğüne başvurabileceğiniz gibi iskele binası içindeki polis departmanına da kolaylıkla ulaşabilirsiniz.
Adalar Emniyet Müdürlüğü Telefon: (0216) 382 60 36

SAĞLIK
Büyükada’da Adalar Devlet Hastanesi bulunmaktadır. Bu hastanede küçük çaplı ameliyatlar yapılabilmektedir. Daha büyük müdahaleler için hastalar Kartal Devlet Hastahanesi’ne veya başka bir sağlık kuruluşuna sevk edilmektedirler.
Belediyeye ait ambulans tekne hastaları kısa sürede Kartal’a ulaştırmaktadır.

İlaç ihtiyacı için Ada’da 4 adet eczahane bulunmaktadır.
Büyükada Eczahanesi : Çınar Cd. No: 2 (0216) 382 67 56
Halk Eczahanesi : Çınar Cd. No:17 (0216) 382 60 37
Merkez Eczahanesi : 23 Nisan Cd. No: 12 (0216) 382 63 92
Yeni Eczahanesi : Çınar Cd. No: 11 (0216) 382 38 00
Adalar Devlet Hastanesi : Lâla Hatun cd. No.47 (0216) 382 62 28
Ambulans    (0216) 382 68 03

Bir sağlık probleminiz olduğunda Turist Danışmaya (Information), Belediye Zabıtasına, Adalar Devlet Hastahanesi’ne müracaat edebilirsiniz.

OKULLAR
1- Büyükada Şehid Murat Yüksel İlköğretim Okulu (0216) 382 60 44
2- Büyükada İlköğretim Okulu (0216) 382 64 66
3- Büyükada Rum İlkokulu (0216) 382 64 82

SİNEMALAR
Büyükada’da 2 adet yazlık sinema bulunmaktadır. Bu sinemalar yaz sezonu boyunca açık olup, akşamları saat 22.00 de gösterime başlarlar. Genellikle her gün ayrı bir film gösterilir.
Büyükada Sineması : Lâla Hatun Sk. No 14
Lâle Sineması : Çınar Cd. No.52 (0216) 382 70 69

PASTAHANELER
Bahar Pastanesi : Saat Meydanı  (0216) 382 68 70
Büyükada Pastanesi : Ş. Recep Koç Cad. No: 42  (0216) 382 43 03
Güven Pastanesi : Ş. Recep Koç Cad. No: 14  (0216) 382 64 18

PLAJLAR
1- Nakibey Plajı : Maden semtinde olup, yürüyerek veya fayton ile gidebilirsiniz.
2- Kumsal Plajı : Kumsal semtindedir ve yürüyerek ya da fayton ile gidebilirsiniz
3- Yörükali Plajı : İskele yanından motorlu tekne seferleri vardır.
4- Prenses Plajı : İskele yanından motorlu tekne seferleri vardır, yürüyerek veya fayton ile de gidebilirsiniz.

KÜÇÜK TUR
İskeleden başlar. Çankaya caddesi, Nizam yoluyla Birlik Meydanına ulaşılır. Birlik Meydanından Rum Mezarlığı, Karacabey Koyu, Maden Yılmaz Türk Caddesi Yoluyla Çınar Meydanı ve iskeleye dönüş.

BÜYÜK TUR
Küçük Tur’daki gibi Birlik Meydanına varılır. Buradan Büyük Tur tabelasının gösterdiği yola girilir. Ada’nın arkası dolaşıldıktan sonra Rum mezarlığından sonra Küçük Tur’daki yol takip edilerek iskeleye dönülür.
Her iki tura da yürüyerek, bisikletle ya da fayton ile çıkabilirsiniz. Faytonla çıktığınız taktirde elinizdeki haritaya dikkat ediniz.

DİL BURNU
Büyükada’nın batısında yer alan Dil Burnu 500 metre uzunluğunda 100 metre genişliğindedir. Kuzeyinde kalan kısımda Nizam (Değirmen) Koyu, güneyinde ise plaj ve tesislerin bulunduğu Yörük Ali Koyu bulunmaktadır. Yaz aylarında Ada’ya günübirlik gelenlerin en çok tercih ettikleri yerlerden biridir. Çam ağaçlarının altında piknik masaları vardır.

ÖNEMLİ TELEFONLAR
Kaymakamlık  : (0216) 382 60 17
Belediye Başkanlığı  : (0216) 382 78 09
Belediye Santral  : (0216) 382 78 50
Büyükada Devlet Hastanesi  : (0216) 382 62 28
Merkez Sağlık Müdürlüğü  : (0216) 382 62 10
Ambulans  : (0216) 382 63 03
Belediye Zabıta  : (0216) 382 68 03
Halk Eğitim Merkezi : (0216) 382 56 66
Müftülük : (0216) 382 56 03
Milli Eğitim Müdürlüğü : (0216) 382 65 01
Büyükada İskele : (0216) 382 60 06
Deniz Otobüsü İskelesi : (0216) 382 44 36
Polis : (0216) 382 60 36
İtfaiye : (0216) 382 68 21
Iski : (0216) 382 62 15
PTT : (0216) 382 59 71
Muhtarlık (Nizam Mahallesi) : (0216) 382 59 32
Muhtarlık (Maden Mahallesi) : (0216) 382 45 86

KULÜPLER – DERNEKLER

ANADOLU KULÜBÜ
1906′da Leon Pearce adlı bir İngiliz avukatın önderliği ile Büyükada’da kurulan Prinkipo Yacht Club Company Ltd. 1923′de adını değiştirerek Büyükada Yat Klubü Osmanlı Anonim Şirketi adını, Cumhuriyet’in ilanından sonra ise Büyükada Yat Klubü Türk Anonim Şirketi adını aldı. 1937 de klubün iflası üzerine Atatürk’ün emri ile Yat Klüp, Anadolu Kulübü’nün Büyükada şubesine dönüştü.
Adres: 23 Nisan Cd. No.: 58 Büyükada
Telefon : (0216) 382 68 30 – 382 11 24

SEFEROĞLU KULÜBÜ
1972 yılında Seferoğlu Tenis ve Su Sporları Kulübü adıyla kurulmuştur. Amacı kulüp üyelerinin ve çocuklarının tenis, basketbol, yüzme, voleybol gibi sportif faaliyetlerde bulunabilmesini sağlamaktır. Kulübün yönetim binası olarak kullanılan Art Nouveau ve Ampir elemanlarla zenginleştirilmiş süslemesiyle seçmeci (eklektik) tarzdaki yapı 1999 yılının Ağustos ayında yanmıştır.
Adres: Çankaya cd. No: 68 Büyükada
Telefon : (0216) 382 54 64

BÜYÜKADA SU SPORLARI DERNEĞİ
Büyükada Deniz Kulübü olarak da bilinen dernek 1985 yılında 11 Büyükada’lı tarafından kuruldu. Amacı Adalı çocuklara ve gençlere su sporlarını sevdirmek ve öğretmektir. 1995 yılında başlattığı ve sadece yaz aylarında yapılan yüzme çalışmaları 1999 da kapalı havuzun da devreye girmesi ile 12 aya yayılmıştır. Büyükada da oturan ve okuyan her çocuk, kulübün tesislerinden ücretsiz olarak faydalanabilir. Büyükada Deniz Kulübü’nün yüzücüleri birçok müsabakalara katılmakta ve çok iyi neticeler elde etmektedirler.
Adres: Deniz Kulübü Sk. No: 18 Büyükada
Telefon : (0216) 382 75 76 – 382 76 01 Fax: (0216) 382 32 76

BÜYÜKADA KÜLTÜR DERNEĞİ
1994 de kurulan ve 1995 de faaliyete geçen Büyükada Kültür ve Yardımlaşma Derneği Büyükada ile ilgili yayınlar, kültür ve sanat faaliyetleri, çevre çalışmaları ve yardımlar yapmaktadır.
Adres: Çınar Meydanı No:18 Büyükada
Telefaks: (0216) 382 73 78

ADALAR ROTARY KULÜBÜ DERNEĞİ
Adres: Camii Sk. No: 9 Büyükada
Telefon: (0216) 382 28 55

Bu bilgiler için Panorama Butik Oteline teşekkür ederiz, otelin web sitesine gitmek için tıklayınız >>>

İnsuyu Mağarası – Burdur

Salı, Mart 2nd, 2010

İnsuyu Mağarası – Burdur

Coğrafi Konum ve Ulaşım

Burdur’un 13 km güneydoğusunda ve Burdur’a bağlı Çatalağıl köyü sınırları içerisinde bulunan İnsuyu mağarasına Burdur-Antalya karayolunun 13. km’sinden ayrılan 900 metrelik asfalt yol ile gidilmektedir.

insuyu_magara_1
Özellikler

Batı Toroslar’ın kuzeydoğusunda yer alan İnsuyu mağarası yatay olarak uzanan kaynak konumlu, yarı aktif çok dönemli gelişim özelliği gösteren bir mağaradır. Görünümleri son derece güzel yoğun damlataş oluşumları (sarkıt, dikit, sütun, duvar ve perde damlataşları, kalsit kristalleri) ve göllerle kaplı olan İnsuyu mağarası 1965 yılında halk ziyaretlerine açılarak ülkemizde turizme açılan ilk mağara ünvanını kazanmıştır. Birbirine bağlı iki bölümden oluşan mağaranın toplam uzunluğu 525 metre olan ve ana faya paralel uzanan birinci bölüm girintili çıkıntılı kafesli bir yapıya sahiptir. Yer altı suyunun alçalması sonucu keşfedilen ikinci bölüm, birinci bölümden daha uzun olmasına rağmen damlataş oluşumları açısından birinci bölüme göre daha fakirdir. Gezilmesi son derece zor olan bu bölüm, mağaraları sportif ve macera amacıyla gezen ve özel mağaracılık donanımı olan gruplar tarafından gezilebilir.

insuyu_magara_2

İnsuyu Mağarası – Burdur

Coğrafi Konum ve Ulaşım

Burdur’un 13 km güneydoğusunda ve Burdur’a bağlı Çatalağıl köyü sınırları içerisinde bulunan İnsuyu mağarasına Burdur-Antalya karayolunun 13. km’sinden ayrılan 900 metrelik asfalt yol ile gidilmektedir.

insuyu_magara_1
Özellikler

Batı Toroslar’ın kuzeydoğusunda yer alan İnsuyu mağarası yatay olarak uzanan kaynak konumlu, yarı aktif çok dönemli gelişim özelliği gösteren bir mağaradır. Görünümleri son derece güzel yoğun damlataş oluşumları (sarkıt, dikit, sütun, duvar ve perde damlataşları, kalsit kristalleri) ve göllerle kaplı olan İnsuyu mağarası 1965 yılında halk ziyaretlerine açılarak ülkemizde turizme açılan ilk mağara ünvanını kazanmıştır. Birbirine bağlı iki bölümden oluşan mağaranın toplam uzunluğu 525 metre olan ve ana faya paralel uzanan birinci bölüm girintili çıkıntılı kafesli bir yapıya sahiptir. Yer altı suyunun alçalması sonucu keşfedilen ikinci bölüm, birinci bölümden daha uzun olmasına rağmen damlataş oluşumları açısından birinci bölüme göre daha fakirdir. Gezilmesi son derece zor olan bu bölüm, mağaraları sportif ve macera amacıyla gezen ve özel mağaracılık donanımı olan gruplar tarafından gezilebilir.

insuyu_magara_2

İnaltı Mağarası – Sinop

Pazar, Ağustos 30th, 2009

İnaltı Mağarası

inalti_01

İnaltı Köyü köyün hemen arka yamacında bulunan mağara ile ünlenmiştir. Deniz seviyesinden 1070 m. yüksekte olan mağaranın oldukça büyük olan ağzı köyden görülebilmektedir. Köyde biraz soluklandıktan sonra yaklaşık 500 metrelik bir tırmanıştan sonra mağaraya ulaşılmaktayken, 2002-03 yıllarında yapılan yol ile mağaranın 50 m. altına kadar araçla gidilebilmektedir. Buradan 50 metrelik merdivenle mağaranın ağzına ulaşılabilir. Mağara ağzında geniş bir sahanlık bulunmaktadır.
İnaltı mağarası gerek mağara içi damlataşları ve arkeolojik özelliği, gerekse de doğal çevrenin güzelliği nedeniyle, turizm amaçlı kullanıma son derece uygun şartlara sahiptir.

inaltı_magara_01

Ortalama uzunluğu 7500 metre olan mağaranın son noktası girişten 24 metre aşağıdadır. Doğu-batı yönünde büyük bir (S) çizerek uzanan mağaranın giriş ağzı ve gerisindeki salonun tavan yüksekliği 20 metreden fazla, genişliği ise 18 metredir. Giriş salonu boyu 125 m, tavan yüksekliği 6-22 m, genişliği 7-13 metreler arasında değişen düzgün bir galeriye açılır. Bu galeri mağaranın en geniş ve en kuru bölümüdür. Buradan sonra daralarak ilerleyen mağarada sarkıt, dikit, sütun, örtü ve duvar damlataşları, damlataş havuzları görülmeye başlar. Yatay gelişmiş kaynak konumlu fosil bir mağara inaltı mağarasında damlataşların çoğu genişlemiş olan orta bölümde yer almaktadır. Buna karşılık mağara tabanına yakın alt kesimlerde ve su düzeyinin hemen üzerinde Karnabahar ve Patlamış Mısır şekilli damlataşlar da bulunmaktadır. Mağaranın içinde yer yer su birikintilerine rastlanmakta olup bazıları ilerlemeyi zorlaştıracak şekilde derindir. Mağara girişinde görülen duvar kalıntıları, tarihi dönemlerde iskan alanı olarak kullanıldığı sanılan mağaraya arkeolojik değer de katmaktadır.
İnaltı mağarasının elektrifikasyonu, trafo, kapı, merdiveni, çeşme ve tuvaleti yapılmış; mağara içindeki gezi güzergahı ve kır kahvesi yapım çalışmaları devam etmektedir.

Mağara Civarında Kanyon, Akgöl ve Karlık Yaylası ve Düdeni gibi doğal güzelliklerin de bulunması mağaranın önemini daha da arttırmaktadır.

inalti_magarasi_02

Diğer yeni mağara haritaları için >>>

inalti_magarasi_03

İnaltı Mağarası

inalti_01

İnaltı Köyü köyün hemen arka yamacında bulunan mağara ile ünlenmiştir. Deniz seviyesinden 1070 m. yüksekte olan mağaranın oldukça büyük olan ağzı köyden görülebilmektedir. Köyde biraz soluklandıktan sonra yaklaşık 500 metrelik bir tırmanıştan sonra mağaraya ulaşılmaktayken, 2002-03 yıllarında yapılan yol ile mağaranın 50 m. altına kadar araçla gidilebilmektedir. Buradan 50 metrelik merdivenle mağaranın ağzına ulaşılabilir. Mağara ağzında geniş bir sahanlık bulunmaktadır.
İnaltı mağarası gerek mağara içi damlataşları ve arkeolojik özelliği, gerekse de doğal çevrenin güzelliği nedeniyle, turizm amaçlı kullanıma son derece uygun şartlara sahiptir.

inaltı_magara_01

Ortalama uzunluğu 7500 metre olan mağaranın son noktası girişten 24 metre aşağıdadır. Doğu-batı yönünde büyük bir (S) çizerek uzanan mağaranın giriş ağzı ve gerisindeki salonun tavan yüksekliği 20 metreden fazla, genişliği ise 18 metredir. Giriş salonu boyu 125 m, tavan yüksekliği 6-22 m, genişliği 7-13 metreler arasında değişen düzgün bir galeriye açılır. Bu galeri mağaranın en geniş ve en kuru bölümüdür. Buradan sonra daralarak ilerleyen mağarada sarkıt, dikit, sütun, örtü ve duvar damlataşları, damlataş havuzları görülmeye başlar. Yatay gelişmiş kaynak konumlu fosil bir mağara inaltı mağarasında damlataşların çoğu genişlemiş olan orta bölümde yer almaktadır. Buna karşılık mağara tabanına yakın alt kesimlerde ve su düzeyinin hemen üzerinde Karnabahar ve Patlamış Mısır şekilli damlataşlar da bulunmaktadır. Mağaranın içinde yer yer su birikintilerine rastlanmakta olup bazıları ilerlemeyi zorlaştıracak şekilde derindir. Mağara girişinde görülen duvar kalıntıları, tarihi dönemlerde iskan alanı olarak kullanıldığı sanılan mağaraya arkeolojik değer de katmaktadır.
İnaltı mağarasının elektrifikasyonu, trafo, kapı, merdiveni, çeşme ve tuvaleti yapılmış; mağara içindeki gezi güzergahı ve kır kahvesi yapım çalışmaları devam etmektedir.

Mağara Civarında Kanyon, Akgöl ve Karlık Yaylası ve Düdeni gibi doğal güzelliklerin de bulunması mağaranın önemini daha da arttırmaktadır.

inalti_magarasi_02

Diğer yeni mağara haritaları için >>>

inalti_magarasi_03

Bolu – Yedigöller Milli Parkı

Pazar, Ağustos 30th, 2009

Bolu – Yedigöller Milli Parkı

Yeri: Bolu İli

Ulaşım: Batı Karadeniz bölgesinde Bolu ilinin kuzeyinde Zonguldak ilinin güneyinde yer alan Milli Parka Ankara-İstanbul karayolunun 152.km.sinden Yeniçağa ve 190 km.sindeki Bolu ilinden kuzeye ayrılan yollarla ulaşılır. Kışın Bolu-Yedigöller güzergahı(karla) kapalı olduğundan ulaşım sadece Yeniçağa-Mengen-Yazıcık üzerinden yapılır.

Özelliği: Batı Karadeniz Bölgesinin oldukça engebeli bir yöresinde bulunan Milli Parkta heyelanın oluşturduğu göller “Orman Denizi” ni andıran zengin bitki örtüsü göllerde yaşayan alabalıklar ve bu değerlerin yarattığı rekreasyon kullanım potansiyeli ana kaynakları oluştururlar.Genellikle yer yapısı serpantinlerden ve volkanik kayaçlardan oluşan sahada zaman zaman göçük yer hareketleri sürüklenmeye hazır arazi yapısı, göllerin meydana gelmesini hazırlayan başlıca faktörlerdir. Göller, kayan kitlelerin, vadilerin önlerini kapaması sonucu arkada suların biriktiği set gölleridir. Bunlardan bazıları dip kaçakları ile birbirine bağlantılıdır.

Milli Parkta hakim bitki örtüsü kayın ağaçlarıdır. Ayrıca meşe, gürgen, kızılağaç, karaçam, sarıçam, göknar, karaağaç, ıhlamur ve porsuk gibi değişik tür ağaçlar da görülmektedir.

Etkili koruma ile Parkın içerisinde ve yakın çevresindeki sahalarda sayıları artan geyik, karaca, ayı, domuz, kurt, tilki ve sincap türleri bulunmaktadır.

Ülkemizde ilk kültür alabalığı üretme istasyonu 1969 yılında bu Milli Parkta kurulmuştur. Dolayısıyla rekreasyonel açıdan olta balıkçılığına kaynak olmuştur. Ayrıca kampçılık, günübirlik piknik, tabiat içerisinde yürüyüş, fotografçılık ziyaretçilerin uğraşlarıdır.

Görülebilecek Yerler: Yedigöler Milli Parkı içerisindeki Kapankaya manzara seyir yerine çıkıldığında gölleri ve eşsiz peyzaj güzellikleri görmek mümkün olduğu gibi, bu güzergah üzerinde anıt ağaç levhasını da görmek mümkündür. Yol kenarındaki levhanın bulunduğu yerden patika takip edildiğinde anıt ağaç görülebilir. Geyik üretim alanı ziyaret edilebilir.

Mevcut Hizmetler ve Konaklama: Milli Park içinde kampçılık ,günübirlik piknik, yürüyüş, fotoğraf çekimi gibi rekreaktif faaliyetler yapılırken konaklama ve yiyecek ihtiyaçları da tesis edilen dinlenme evleri, kır gazinosu ve büfeden karşılanılabilir.

Milli Parkta çadırla ve karavanla konaklanabildiği gibi, misafirhane ve bungalovlardan da faydalanılabilir.

Bolu – Yedigöller Milli Parkı

Yeri: Bolu İli

Ulaşım: Batı Karadeniz bölgesinde Bolu ilinin kuzeyinde Zonguldak ilinin güneyinde yer alan Milli Parka Ankara-İstanbul karayolunun 152.km.sinden Yeniçağa ve 190 km.sindeki Bolu ilinden kuzeye ayrılan yollarla ulaşılır. Kışın Bolu-Yedigöller güzergahı(karla) kapalı olduğundan ulaşım sadece Yeniçağa-Mengen-Yazıcık üzerinden yapılır.

Özelliği: Batı Karadeniz Bölgesinin oldukça engebeli bir yöresinde bulunan Milli Parkta heyelanın oluşturduğu göller “Orman Denizi” ni andıran zengin bitki örtüsü göllerde yaşayan alabalıklar ve bu değerlerin yarattığı rekreasyon kullanım potansiyeli ana kaynakları oluştururlar.Genellikle yer yapısı serpantinlerden ve volkanik kayaçlardan oluşan sahada zaman zaman göçük yer hareketleri sürüklenmeye hazır arazi yapısı, göllerin meydana gelmesini hazırlayan başlıca faktörlerdir. Göller, kayan kitlelerin, vadilerin önlerini kapaması sonucu arkada suların biriktiği set gölleridir. Bunlardan bazıları dip kaçakları ile birbirine bağlantılıdır.

Milli Parkta hakim bitki örtüsü kayın ağaçlarıdır. Ayrıca meşe, gürgen, kızılağaç, karaçam, sarıçam, göknar, karaağaç, ıhlamur ve porsuk gibi değişik tür ağaçlar da görülmektedir.

Etkili koruma ile Parkın içerisinde ve yakın çevresindeki sahalarda sayıları artan geyik, karaca, ayı, domuz, kurt, tilki ve sincap türleri bulunmaktadır.

Ülkemizde ilk kültür alabalığı üretme istasyonu 1969 yılında bu Milli Parkta kurulmuştur. Dolayısıyla rekreasyonel açıdan olta balıkçılığına kaynak olmuştur. Ayrıca kampçılık, günübirlik piknik, tabiat içerisinde yürüyüş, fotografçılık ziyaretçilerin uğraşlarıdır.

Görülebilecek Yerler: Yedigöler Milli Parkı içerisindeki Kapankaya manzara seyir yerine çıkıldığında gölleri ve eşsiz peyzaj güzellikleri görmek mümkün olduğu gibi, bu güzergah üzerinde anıt ağaç levhasını da görmek mümkündür. Yol kenarındaki levhanın bulunduğu yerden patika takip edildiğinde anıt ağaç görülebilir. Geyik üretim alanı ziyaret edilebilir.

Mevcut Hizmetler ve Konaklama: Milli Park içinde kampçılık ,günübirlik piknik, yürüyüş, fotoğraf çekimi gibi rekreaktif faaliyetler yapılırken konaklama ve yiyecek ihtiyaçları da tesis edilen dinlenme evleri, kır gazinosu ve büfeden karşılanılabilir.

Milli Parkta çadırla ve karavanla konaklanabildiği gibi, misafirhane ve bungalovlardan da faydalanılabilir.

Adıyaman – Nemrut Dağı Milli Parkı Adıyaman – Nemrut Mountain National Park

Pazar, Ağustos 30th, 2009

Adıyaman – Nemrut Dağı Milli Parkı


Yeri:Adıyaman ili; Kahta ilçesi sınırları içerisinde yer almaktadır.

Ulaşım: Adıyaman il merkezinde Kahta’ya bağlantı sağlayan karayolu ile ulaşım sağlanmakta olup, Milli Park alanı Kahta’ya 9 km, Adıyaman’a 43 km uzaklıktadır.

Özelliği: Nemrut Dağı ve Kommagene Kralı Antiochos’a ait Tümülüs ve kutsal alanlar, Milli Park’ın ana özelliğini teşkil etmektedir.

Antiochos’un tümülüsü ve dev heykelleri, Arsameia(Eskikale),Yenikale, Karakuş Tepe ve Cendere Köprüsü Milli Park içerisinde kalan kültürel değerlerdir. Eski çağlarda “Kommagene”olarak anılan bu bölgede, I.Mithradates tarafından bağımsız bir krallık kurulmuş, krallık onun oğlu I.Antiochos (MÖ 62-32)un egemen olduğu yıllarda önem kazanmıştır. MS.72 yılında da Roma’ya karşı yapılan ve kaybedilen savaş ile krallığın bağımsızlığı sona ermiştir.

Nemrut Dağı doruğundaki kalıntıları yerleşme yeri olmayıp Antiochos’un Tümülüsü ve kutsal alanlardır. Tümülüs, 2150 metre yüksekliğinde, Fırat Nehri geçitlerine ve ovalarına hakim tepe üzerinde bulunmaktadır. Kralın kemiklerinin yada küllerinin anakayaya oyulmuş odaya konulduğu ve 50 metre yüksekliğinde ve 150 metre çapındaki tümülüs ile örtüldüğü düşünülmektedir. Girişi kuzeyden olup doğuda ve batıda dini törenlerin yapıldığı teras şeklindeki avlular yer almaktadır.

Her iki terasta da aslan ve kartal heykelleri arasında yüksekliği 7 metreye ulaşan oturur vaziyette dev heykeller sıralanır, bunlar yazıtları ve kabartmaları olan ortostad (dik olarak konulan büyük taş bloklar)’la çevrilmiştir. Eski Kahta Köyü yakınında Kommagene’nın başşehri Arsameia yer alır. Burada, Mithridates’in kutsal alanı bulunmaktadır.

Yine Eski Kahta yakınında Kocahisar Köyü civarında sarp kayalar üzerine kurulmuş Yenikale yer alır. Kale ortaçağ etkileri taşırsa da geç devre aittir. İçinde su depoları, hamam, cami ve Kahta Çayı’na inen gizli su yolu bulunmaktadır.

Kahta Çayı’nın bir kolu olan Cendere Çayı’nın daraldığı yerde iki ana kaya üzerinde tek kemerli olarak yapılan Cendere Köprüsü yer almaktadır. Köprü sütunları üzerindeki kitabeye göre Kommagene şehirleri tarafından Roma İmparatoru Septimus Severus(MS 193-211)ile karısı ve oğulları onuruna yaptırılmıştır. Arsameia’nın 10 km güneybatısında 21 metre yüksekliğinde krallık kadınlarının gömüldüğü Karakuş Tepe Tümülüsü bulunmaktadır.

Orman formasyonu içerisinde meşe türleri ve ağaç alanları bulunur.Yaban hayatı bakımından ayı, kurt, çakal, tilki, porsuk türlerine rastlanır.

Görülebilecek Yerler: Nemrut Dağı ve Kommagene Kralı Antiochos’un Tümülüsü ile kutsal alanları, dev heykeller, Arsameia(Eski Kale),Yeni Kale, Karakuş Tepe ve Cendere Köprüsü en başta ziyaretçilerin görmesi gerekli yerlerdir.

Mevcut Hizmetler ve Konaklama: Park içerisinde konaklama, yeme-içme olanakları bulunmaktadır. Nemrut Dağı Milli Parkı’nda otel, Karadut ve Kahta’da pansiyonlar mevcuttur.

Adıyaman – Nemrut Mountain National Park

Location: Nemrut Dagi National Park lies between Kahta (9km) and Adiyaman (43km).

Transport: The park can be reached by the road connecting the centre of Adiyaman to Kahta.

Highlights: Most famous site of all, and one of the best-known images of Turkey, are the huge sculptures of gods on the mountain. In addition, it is also the site of tumulus of Antioch, Arsameia (Eskikale), Yenikale (New Castle), Karakus Tepe (Peak), and Cendere Bridge. In the ancient city of Commagene, King Mithridates I established an independent kingdom, which gained importance during the reign of King Antioch (62 – 32 BC), the son of Mithridates. In 72 AD, the Commageneians lost the war against the Roman Empire, after which they also lost their independence.

The ruins on the top of Nemrut Dagi indicate that it was not a residence, but specifically built for the tumulus of Antioch and his sacred space. The tumulus is at an altitude of 2150m and overlooks the River Firat and the neighbouring plains. It is thought that the king’s bones or ashes were put inside the room carved into the main rock, then covered by the tumulus which is 50m high and 150m in diameter. The courtyards are shaped like terraces, and religious ceremonies were held on the western side.

On both terraces, the huge sculptures of the gods, measuring up to 7m high, are positioned between the lion and eagle sculptures. These are surrounded by great stone blocks, arranged perpendicularly with inscriptions and embossed designs. The capital city of Commagene, Arsameia, is in the neighbourhood of the old Kahta village. The holy field of Mithridates is also in that area.

Yenikale is also of great historic interest, and in the area of old Kahta. This castle was built on very steep rocks, and has water depots, baths, mosque, and a hidden water road that leads to river Kahta.

Cendere Bridge, built with one arch on two rocks, crosses the narrowest point of the river Cendere. According to the epitaph written on the columns of the bridge, the Commagene cities had built it in honour of Roman Emperor Septimus Severus (193-211 AD) and his wife and sons. Karakus Peak Tumulus, in which the women of the royal family were buried, is a 21m tall tumulus 10km south-west of Arsameia.

Bears, wolves, jackals, foxes and badgers inhabit the nearby forest.

Facilities: Food and accommodation is available in the national park, with hotels in Nemrut Dagi and pensions in Karadut and Kahta.

Körükini Mağarası – Konya

Pazar, Ağustos 30th, 2009

korukini_magara_01Körükini Mağarası – Konya

Coğrafi Konum ve Ulaşım

Beyşehir’e bağlı Çamlık Beldesi’nin 500 m. güneybatısında bulunan mağaraya stabilize yolla ulaşılmaktadır.

Özellikleri

Toplam uzunluğu 1250 m. olan Körükini Mağarası’nın içinden Uzunsu Deresi geçmektedir. Mağaradan çıkan su değirmen vadisine daha sonra da Değirmenini Mağarası’na girmektedir. Tamamıyla aktif olan mağarada bot kullanımı hatta büyük kaya blokları arasından şelaleler yapan suyu geçmek ayrıca bir deneyim gerektirmektedir. Mağaraya giriş için yaz ve sonbahar ayları en uygun zamanlarıdır. Bahar ayları aşırı su, sifonlar, şelaleler nedeniyle tehlikeli olabilir.

* Ekipmanlı Normal Ziyaretçilerin Rehber Eşliğinde Ziyaret Edebilecekleri Mağara

korukini_magara_01Körükini Mağarası – Konya

Coğrafi Konum ve Ulaşım

Beyşehir’e bağlı Çamlık Beldesi’nin 500 m. güneybatısında bulunan mağaraya stabilize yolla ulaşılmaktadır.

Özellikleri

Toplam uzunluğu 1250 m. olan Körükini Mağarası’nın içinden Uzunsu Deresi geçmektedir. Mağaradan çıkan su değirmen vadisine daha sonra da Değirmenini Mağarası’na girmektedir. Tamamıyla aktif olan mağarada bot kullanımı hatta büyük kaya blokları arasından şelaleler yapan suyu geçmek ayrıca bir deneyim gerektirmektedir. Mağaraya giriş için yaz ve sonbahar ayları en uygun zamanlarıdır. Bahar ayları aşırı su, sifonlar, şelaleler nedeniyle tehlikeli olabilir.

* Ekipmanlı Normal Ziyaretçilerin Rehber Eşliğinde Ziyaret Edebilecekleri Mağara